Geçtiğimiz yıl CSO ADA olarak kısaca tanımlanan Ankara’daki kültür kompleksinde yeni kurulan bir orkestranın, Beta Enerji Filarmoni Orkestrası’nın (BEFO) ilk konserine katılmış, Norveçli orkestra şefi Terje Mikkelsen’in yönetimindeki Orkestradan piyanist Can Çakmur’un solistliğinde Grieg Piyano Konçertosu ve sonra Rahmaninov’un 2 numaralı Senfonisini dinlemiştik. Adını Beta Enerji ve Teknoloji adlı şirketten alan; şirket bünyesinde oluşturulan Sabit Dağsuyu Bilim, Sanat ve Eğitim Vakfı’nın desteğiyle ve onun çatısı altında kurulan Beta Enerji Filarmoni Orkestrası Ankara’daki ikinci konserinde bu kez Şef Murat Cem Orhan yönetimindeydi.

Mikhail Glinka’nın ünlü, enerjik, ritmik, aynı zamanda lirik yanı da olan Ruslan ve Ludmila Uvertürü ilk eserdi. Canlı bir Uvertürden sonra sahneye sırayla tenor Mert Süngü ve soprano Ayşe Şenoğul gelerek, solo ve ikili, Rossini, Donizetti ve Emmerich Kálmán’dan aryalar söylediler.

Hazırladıkları program güzel, neşeli, ustalık isteyen parçalardı. Tenor Mert Süngü Rossini’nin Kül Kedisi (La Cenerentola) operasından “Si ritrovarla io giuro”; yine Rossini’den La Danza ; soprano Ayşe Şenoğul da Rossini’nin Sevil Berberi operasından “Una voce poco fa” aryasıyla, Kálmán’ın Çardaş Prensesi operetinden Sylva’nın ünlü aryasını söylediler. Şenoğul ve Süngü ayrıca Donizetti’nin Aşk İksiri operasından ve Kálmán’ın Çardaş Prensesi operetinden iki düeti güzel bir uyum içinde söylediler.

İzmir Devlet Opera ve Balesi solist sanatçılarından soprano Şenoğul’un dikkat çeken bir sahne rahatlığı, hâkimiyeti, güzel bir ses rengi, ses parlaklığı, yorum ağırlığı var. Mert Süngü yurtdışında da kendini kanıtlamış bir tenor; ülkemizde olduğu gibi, dünyanın birçok şehrinde sahneye çıkmış, ünlü şeflerle, seslerle çalışmış, söylemiş. Hafif, ajilitesi olan, duru, rahat bir ses. Sesine, teknik becerisine uygun aryalar seçmiş olması takdir edilesi. Sahne rahatlığı, doğallığı da ayrıca dile getirmeye değer. Şef Murat Cem Orhan’ın da desteğiyle iki ses sanatçısının dinleyiciler tarafından çok beğenildiğini söylemek gerekir. Lakin ne yazık ki ses sanatçılarının ikinci bölümde de söylemeye devam edecekleri düşünülmüş olmalı ki, hak ettikleri alkışı alamadılar. Alkışta ısrarlı olunsaydı, bir bis parçasını söylerlerdi belki.
Konserin etkin bir başka karakteri daha vardı: anlatıcı olarak sahneyi paylaşan oyuncu Özge Özder. Etkinliğin başında konserin amacıyla, Orkestrayla ilgili bilgiler veren Özge Özder, programın devam eden akışında her bir eser hakkında ayrıntılı güzel açıklamalarda da bulundu.
Programın ikinci yarısında Rus besteci Modest Mussorgski’nin Bir Sergiden Tablolar adlı muhteşem eseri vardı. Solo piyano için bestelenen eseri Fransız besteci Maurice Ravel orkestraya uyarlamıştır ve her iki sürüm de konserlerde sıklıkla çalınır. Orkestral sürüm çalındığında da Mussorgski-Ravel şeklinde bir adlandırma getirilir. İşte Beta Enerji Filarmoni Orkestrası, Şef Murat Cem Orhan yönetiminde eseri Ravel orkestrasyonuyla sundu ve gerçekten çok güzel, başarılı bir icraydı. Eser başlamadan Şef ile Anlatıcı yapıtın bölümleri hakkında açıklamalarda bulundular; Murat Cem Orhan her bir bölümden kısa pasajları Orkestra üyelerine çaldırarak, dinleyicinin eserle kısmen “tanışmasını” sağladı. Kanımca güzel bir uygulamaydı. Yapıtın 10 bölümünde de ön plana çıkan enstrümanlar vardır; her bir müzisyenin mutena diyebileceğimiz icrasıyla, bir bütün olarak Bir Sergiden Tablolar çok güzel tarzda kulaklarımıza yansıdı, tablolar gözlerimizin önünde canlandı. Murat Cem Orhan yurtiçi ve yurtdışında sıklıkla konserler yöneten, tanınmış solistlerle konserler vermiş başarılı bir orkestra şefi.
Bu utkulu konserin bir, belki de esas amacı, “usta müzisyenlerle genç sanatçıları bir araya getirmek” ve gençlere hem konser olanağı yaratmak hem de eğitim almalarını sağlamak. Bu paralelde konser gelirinin Sabit Dağsuyu Bilim, Sanat ve Eğitim Vakfı bursiyeri gençlerin eğitimine katkıda bulunmak üzere tahsis edileceğini belirtmeliyiz.
Ayşe Öktem
24 Ocak 2026, Ankara
Yorumlar
Kalan Karakter: