Yapay zekânın değişik alanlarda kullanımı konusunda yoğun bir tartışma var. Tamamen karşı olanlar ile uygun biçimde bir araç olarak kullanımının insanlığa yararlı olacağını düşünenler kapışıyor. Rastlantıya bakın ki, benim de karşıma son zamanlarda yapay zekâ kullanarak yapılan besteler ya da araştırmalarda kullanılabilecek özel programlar çıkıyor.
Wunder eşi Paulina’yla
Yapay zekâ kullanılarak hazırlanmış bir program aracılığıyla, geleneksel miras geleceğe taşınabilir mi? Sorunun yanıtını eşi Paulina ile birlikte üç yıllık bir çaba sonucu “MusicalDNA” başlıklı bir program hazırlayan kaliteli piyanist Ingolf Wunder (d. 1985) “Evet” olarak veriyor.
İşin ilginç yanı, bir dönemin parlak İstanbullu piyanisti Dr. Herman Miskçiyan’ın(1932-1991)bir sözü ona esin kaynağı olmuş. 1970’li yıllarda yeni nesil piyanistlerin vura vura piyano çaldığı ve büyük beğeni aldığı dönemde bir dostuyla sohbet ederken konu açıldığında Miskçiyan, “Alfred Cortot ve diğer eski piyanistlerin nüanslar ve inceliklerle dolu 19. asır piyano çalış geleneği ne olacak bu ortamda?” sorusuna “dantel gibi yok olacak” yanıtını vermiş! “Neden?” sorusunu ise “piyanoda yapılacak şeyler belli. Mesele bunları yapabilmekte. Gelenekleri unutturarak kolaya kaçıyorlar, bu nedenle yok olacak” öngörüsünde bulunmuş. İşte bu anekdotu öğrenen Ingolf Wunder, kaliteli klasik yorumculuğu korumak için arayışlara girmiş ve böylece müzikal DNA çalışması ortaya çıkmış.
2
004’te Brüksel’de İdil Biret’le bir ders öncesi
Peki, kim Ingolf Wunder? 1999'dan itibaren Budapeşte Şehri Liszt Ödülü'nü ve beş diğer Avrupa piyano yarışmasında birincilik ödüllerini kazandıktan sonra, yarışma kariyerini 2010 Varşova Chopin Yarışması'nda "En İyi Polonez Fantazisi Performansı", "En İyi Konçerto" ve "Seyirci Ödülü" ödüllerini kazanarak taçlandırdı. Yarışmalara hazırlanırken hocası anıtsal piyanist İdil Biret’di.
Wunder kendini tanıtırken, “Ben Avusturyalı-İsviçreli bir piyanistim. Hayatımdaki büyük şanslarımın önemli bir kısmı, İdil Biret ile çalışma ayrıcalığına sahip olmamdır. Onun onlarca yıllık performanslarından edindiği yorumculuk bilgeliğinden öğrendim, tıpkı onun da gençken ustalarından öğrendiği gibi” diyor. Sonrasını ise şöyle özetliyor:
“Bu çıkışımın ardından Deutsche Grammophon için kayıtlar yaptım, uluslararası turneler düzenledim ve Viyana Musikverein, Carnegie Hall ve Tokyo Suntory Hall dahil olmak üzere kırk ülkede büyük salonlarda konserler verdim. Bu süre zarfında Appassio ve Appassimo eğitim platformlarını kurdum ve TEDx, Birleşmiş Milletler İnternet Yönetişimi Forumu ve WEF dahil olmak üzere çeşitli mekânlarda yapay zekâ çağında müzik eğitimi ve yaratıcılık üzerine konuşmalar yaptım.”
DG etiketinden gördüğü lüzum üzerine kendi isteğiyle ayrılan, küpünü doldurmaya devam etmek yerine, kaliteli konser tekliflerini kabul ederken eğitimcilik yanını güçlendiren, bilge bir piyanist Wunder… Müzikte icracı kuşakların birbirinden kopuk değil, gelişim çizgisiyle bağlı olması gerektiğini düşünüyor.
“Derin teknoloji projesi” olarak nitelendirdiği “MusicalDNA”yı hazırlarken Zürih Üniversitesi (ETH) akademisyenleriyle de fikir alışverişinde bulunmuş, işbirliği yapmış. Amacı şöyle özetleyip örnekliyor:
“Projemiz piyano yorumlama stillerini tanımak ve analiz etmek üzerine. Amacımız, müziğin kaliteyi belirleyen ‘performans katmanı’nı vurgulamak, böylece İdil Biret gibi sanatçıların somutlaştırdığı yorumculuk bilgisinin gelecek müzisyenler, eğitimciler ve eleştirmenler için öğretilebilir, tartışılabilir ve canlı kalabilmesini sağlamak. İdil Biret'in hikâyesi, müzikal mirasın mentorluk yoluyla nasıl aktarıldığını somutlaştırır. Onlarca yıl boyunca olağanüstü bir kayıt mirası oluşturdu ve üç büyük yorumculuk geleneğinin yaşayan bağlantısı haline geldi: Nadia Boulanger, Alfred Cortot ve Wilhelm Kempff.”
YORUMCULUĞUN ÖNEMİ
Yorumculuğun önemini de şöyle vurguluyor Wunder:
“Klasik müzik, sayfa üzerindeki notalardan fazlasıdır; yorumculuk yoluyla yaşar ve nefes alır. Her büyük piyanist, Chopin, Beethoven, Liszt veya başka bir bestecinin eserlerine kendine özgü bir ses getirir ve paha biçilmez bir insanî ifade katmanı ekler. Bu performans katmanı, bestelenmiş notaları dinleyicilerin bağlantı kurduğu duygusal deneyimlere dönüştürür. Kötü yorumlanırsa bir başyapıt etkisini kaybedebilir, oysa hârika bir yorum basit bir parçayı bile yüceltebilir.
Bu nüanslar önemsiz değildir, kayıtlarda ve canlı performanslarda değer verdiğimiz şeyin özüdürler. Bir Chopin noktürnündeki rubato, bir Beethoven melodisinin frazlaması, bir Rachmaninoff konçertosundaki dinamik dalgalanmalar: bu yorumculuk tercihleri müziğin bize nasıl konuştuğunu tanımlar. İdil Biret gibi efsanevî sanatçılar, yaşamlarını bu sanatı ustalaştırmaya adamış, dinleyicilerin derinden otantik olarak tanıdığı bir stil yaratmışlardır. Bu, duygusal ve kültürel refahımızı besleyen "kaliteli müzik" deneyimi türüdür…”
W
under, İdil’in 80. yaş kutlama programlarına da İstanbul’a gelerek katılmıştı.
Geliştirilen programın işleyişini de şöyle anlatıyor:
“Özünde, MusicalDNA bir piyanistin performansı için ‘müzikal stil genetiği’ raporu olarak adlandırılabilecek bir şey sunar. DNA'mız atalarımızdan izler taşıdığı gibi, MusicalDNA da müzikal ‘genlerinizi’ değerlendirir, geçmişin büyük usta piyanistlerinden gelen stilistik etkileri tanımlar. Bunu yaparken, Arthur Rubinstein, Vladimir Horowitz, Ignaz Friedman, Alfred Cortot, İdil Biret, Adam Harasiewicz ve daha birçok büyük ustanın stillerini ve yorumculuk imzalarını canlı tutarak müzikal miras koruma konusundaki kritik meseleyi ele alır.”
NASIL KULLANILIYOR?
Programı kullanmak için piyanist veya piyano öğrencisi, tam bir parça veya bölümün ses ya da video kaydını yüklüyor. Ardından “Yapay Zekâ Odaklı Analiz” geliyor. Sistemin yapay zekâsı, performansı ayrıntılı olarak inceliyor, dakikada milyonlarca veri noktasıyla yorumculuk nüanslarını ölçüyor.. Bu analiz, müzikoloji araştırmasına ve dünyanın en iyi piyanistlerinin uzmanlığına dayanarak yapılıyor.
Sonrasında “Büyük Usta Eşleştirme” adımı geliyor. MusicalDNA, kullanıcının yorumculuk özelliklerini, 19. yüzyılın sonlarından ve 20. yüzyıldan tarihsel büyük ustaların yorumculuk imzalarının kapsamlı veri tabanıyla karşılaştırıyor. Bir Chopin parçasındaki çalışın yüzde 30 Rubinstein'ın stiline benzediğini veya Beethoven yorumunun Martha Argerich veya Sviatoslav Richter'in yaklaşımına benzediği bu adımda keşfedilebiliyor. İdil Biret büyük ustalar havuzundaki piyanistlerden biri olduğundan, bir kullanıcının stili Biret'in karakteristik yorumuyla karşılaştırılabiliyor.
Görsel Performans Dökümü’yle de piyanistin referans stillerle nerede ve nasıl örtüştüğünü veya ayrıştığını görmek mümkün. Temponun gelgitini Claudio Arrau'nun aynı parçayı nasıl hızlandırdığıyla veya dinamik dalgalanmaların Josef Hofmann'ın performansındakilerle nasıl karşılaştırıldığını görebiliyor piyanist
En sonunda da “Özgünlük Puanı” geliyor. Uygulama piyanistin başkalarına ne kadar benzediğini söylemekle kalmıyor, yorumunun ne kadar özgün olduğunu da ölçüyor. Sonuçta elde edilen puanı Wunder şöyle yorumluyor:
“Yüksek bir özgünlük puanı çok bireysel bir sesi, ya da belki bazı tuhaflıkları gösterebilir. Düşük bir puan ise geleneksel yorumları yakından takip ettiğiniz anlamına gelir. Hiçbiri iyi veya kötü olarak etiketlenmez, sadece kişinin sanatsal profilini anlamakla ilgilidir.”
İşte size adres: https://musicaldna.me
Var mı denemek isteyen piyanistimiz ya da piyano öğrencimiz?
ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN
Bu yazı Konser Arkası dijital dergisinin Mart 2026 sayısında yayımlanmıştır.
Yorumlar
Kalan Karakter: