Batı kökenli çalgılar içinde favorim viyolonsel, doğu kökenlilerde ise kanundur. Türk bestecilerin kanunu merkeze alan özgün bestelerini merakla beklerim. Ferid Alnar’ın Kanun Konçertosu’yla başlayan, bu çalgının evrensel müzikte nasıl bir yeri olabileceğini gösteren ilk örnek olan besteden sonra, Turgay Erdener, Eray İnal gibi bestecilerimizin bu çalgı için konçerto bestelemeleri kanunun batı çalgılarıyla birlikteliğine yeni örnekler olarak arşive katılmıştı.
Kanunu bir oda müziği enstrümanı olarak öne çıkaran Tahir Aydoğdu, Esra Berkman gibi icracılarımızın oluşturdukları ikililer ve benzeri topluluklar iyi sonuçlar verdi. Son olarak kanun için konçerto yazan bestecilere Önder Özkoç’un (d.1978) da katıldığı gördüm. Kırsal kökenlerinden hiç kopmayan ama yazdığı müziklerde çağdaş yöntemleri de kullanarak sürekli bir yeni anlatım arayışı içinde olan Önder Özkoç’un Kanun Konçertosu’nun yer aldığı albümü “Sezişler”i dinledim.

Özkoç Sanatçı Kolektifi’nde yer alan kadroya baktığımda, hemen Alnar çağrışımı geldi aklıma. Çünkü Alnar, günümüzde oda orkestrası eşliğinde seslendirilen konçertosunu ilk olarak yaylı beşli eşliği ile yazmıştı. Özkoç da 2017’de yazdığı konçertosunda solo kanuna eşlik olarak yaylı beşliyi seçmişti. Solo kanunda Esra Berkman, yaylı beşlide Ceren Türkmenoğlu ile Tanay Totuk (keman), Tuğçe Baydar (viyola), Hakan Hürkan Şahin (viyolonsel) ve Gizem Sözeri (kontrbas) yer alıyor.

Nüanslar ve tempolarda birliktelik hayli önemli olduğu için, kayıt sırasında topluluğu Önder Özkoç yönetmiş.

Üç bölümlü yapıtın ilk iki bölümü, özellikle eşlikte minimalist bir yaklaşımın sergilendiği, solo kanunda yer yer arp tınısına yakın seslerin dikkati çektiği, makamsal müzikten çok az esinti bulunan çağdaş bir yapıya sahip. İlk bölümde solo kanuna bir taksim vererek zıtlık oluşturması dadikkat çekici. Üçüncü bölümde ise besteci birden dinleyiciyi şaşırtıyor, çünkü Türk kulağının hiç de yabancı olmadığı bir ezgi ortaya çıkıveriyor. Bu ezgiyi, parçalamış, parçaları çarpmış, bölmüş adeta, tam bir “tema üzerine varyasyonlar”a dönüştürmüş. Gayet iyi bildiğim bu ezgi neydi acaba? Düşün, taşın, araştır, sonunda buldum, anonim bir Ankara koşması olarak arşivlenmiş, zamanında Müzeyyen Senar’dan Zeki Müren’e pek çok şarkıcının seslendirdiği neşeli “Yürü Dilber Yürü”…

Konçertonun icrası başta kanunda Esra Berkman olmak üzere, mükemmel. Zaten topluluğu oluşturan tümünü de tanıdığım isimlere bakıldığında aksini düşünmek mümkün değil.

Sezişler’de konçertonun ardından 2024 tarihli “Günlükten Yapraklar” başlığı altında üç piyano parçası geliyor. Cihan Yücel’in seslendirdiği üç parça Tek Kişilik Halay, Şafak Vakti Geleceğini Düşlerken, Tarlamdaki Tilki ve Kaplumbağa başlıklarını taşıyor. Bu başlıklar, parçaların “programlı müzik” olduğu izlenimi verse de dinleyince serbest parçalar olduğu anlaşılıyor.
Albümün son parçası ise 2019 tarihli Bir Beyaz Güvercinin Öyküsü. Bilkent’in yetkin bakır üflemecileri seslendirmişler: Julian Lupu ve Onurcan Çağatay (trompet), Mustafa Kaplan (korno), Cem Güngör (trombon) , Noriyoshi Murakami ( tuba). Gene aynı çizgide bir beste ve mükemmel seslendirme.
Topluluk kayıtları ASC stüdyoda Ahmet Özgül tarafından, piyano kaydı Bilkent Salonunda Suat Armağan Koçak tarafından yapılmış. Albümü yayına Ahmet Özgül hazırlamış. Fiziksel olarak çıkmadığı sadece dijital kanallarda yer aldığı için, telefonla değil de, bilgisayarda dinlemenizi öneririm.
ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN
11 Şubat 2026, Ankara
Yorumlar
Kalan Karakter: