“Sevgi”nin Heykelini Sevgiyle Yapan, Çamura, Bronza Sevgi Katan Sanatçı...
Hani Nazım Hikmet'in Abidin Dino'ya meşhur sorusu vardır.
“Mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?” diye sormuş büyük ozan...
Çok duygusal, göreceli işler bunlar... Çünkü bir sadist için mutluluk, birisine acı çektirmek olabilir! Bir başkası mutluluğu birbaşınalıkta bulabilir... Listeyi uzatmak mümkün...
Ben şahsen mutluluğun resmini değil ama “sevginin heykeli”ni gördüm, üstelik değişik ülkelerden, ırklardan, dinlerden insanların bu sevgi heykelini dikkatle incelediklerine de tanık oldum.
Hem de nerede biliyor musunuz? Budist bir ülke olan Tayland'ın Chiang Mai kentinde 150 yıllık geçmişe sahip uluslararası Expo kapsamında düzenlenen, ana teması “insanlık için ortak sevgiye dayalı duygu ve düşüncenin açıklanması” olan Uluslararası Bahçecilik Sergi ve Fuarı’nda...
Burada, halen Tayland'ın sorumluluğu altında olan, peyzaj mimari Prof. Yüksel Öztan'ın tasarımını gerçekleştirdiği “Türk Bahçesi”nde Burhan Alkar'ın “Sevgi Heykeli” ziyaretçilerine, dingince durduğu yerden, temsil ettiği kavramın yüceliğini gösteriyor.

Fotoğraf: Şefik Kahramankaptan
İnsan yoksa, sevgi de yoktur! Burhan Alkar’ın, bir banka oturmuş birbirlerine bakan kadın-erkek figüründen oluşan bronz döküm heykeli, kaidesi ve arkasına inşa edilen zemin sayesinde, günün her saatinde değişik bir görüntüyle âdeta izleyenlere “Sevgi yücedir , değişkendir, sıcaktır ama sadece insanla vardır” mesajını veriyor.
Heykelin arkasında sağlı sollu uzanan iki alçak duvar cephesinde, Talat S. Halman’ın seçtiği, Mevlana ve Yunus Emre’den “sevgi” temasını işleyen özdeyişler Türkçe-İngilizce olarak yer alıyor.
Bakın Burhan Alkar, heykelinin Türk Bahçesi'yle sağladığı uyumdan memnun, elde edilen örtüşme üzerine neler söylüyordu:
“Sevgiye dayalı ve sevgi ağırlıklı Buda dinini benimseyen bir ülkenin sergisinde ‘Sevgi Heykelinin’ yer alması kuşkusuz çok anlamlı ve isabetli bir seçim. Heykel arkasındaki dairesel kitle doğan güneş ve Tanrıyı simgeliyor. Arka fondaki Tanrı simgesi ile onun önünde yer alan kadın-erkek figüründen oluşan sevgi kompozisyonu, serginin ana temasını Türk Bahçesi içerisinde örnekliyor. Ayrıca, Mevlana ve Yunus Emre’nin özdeyişleri, kompozisyonun anlatımını ve mesajını daha da güçlendiriyor.”
Söz “sevgi”den açılmışken, insanın yaptığı işi sevmesi de çok önemli. Bu sevgi sonuca olumlu biçimde yansıyor.
İşini severek yapan bir sanatçı olan Burhan Alkar 1928 (l930 tashih) Filibe doğumlu. l951 yılında bitirdiği Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümünün 1958'de açtığı modelaj asistanlığı sınavını kazandı. l960'da Fransız bursu ile gittiği Paris’te, Jülien Akademisinde Heykeltıraş Monsieur Mougene’in atölyesinde bir yıl heykel ve röliyef çalışmaları yaptı..
Daha sonra kazandığı devlet bursuyla 1961-1965 yılları arasında Paris Güzel Sanatlar Yüksek Okulunda (Beaux-Arts) Monsieur Leyque ‘in atelyesinde dört yıl süreyle heykel ihtisası yaptı. Dönüşünde sınavı kazanarak Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü’nde başladığı modelaj öğretmenliği görevini l977 yılında emekli olana dek sürdürdü.

Alkar çeşitli dönemlerden Gazi'deki öğrencileriyle
Ama sadece dersine girmekle yetinmedi Burhan Alkar. Gazi'de heykel eğitiminin başlamasında, yaptığı çalışma ve uygulamaları yaygınlaştırmak için büyük çaba gösterdi. Sadece İstanbul'a, Akademi'ye ait bir uğraş olarak görülen heykelin Ankara'dan sonra, İzmir ve Samsun’a ulaşmasında katkılarıda bulundu.

İkisi yurtdışında olmak üzere ülke genelinde , çoğu yarışmalar sonucu gerçekleştirilmiş 25 kadar anıtta imzası bulunan sanatçı, küçük heykellerle de 15 kadar kişisel sergi açtı, karma sergilere katıldı.
Yarışma denilince, Burhan Alkar adı hemen akla gelir heykel alanında. Çünkü kentsel alanlara konacak anıt ve heykellerin , ahbap-çavuş ilişkileriyle değil, sanatçılara açık yarışmalarla belirlenmesinin bayraktarlığını yaptı. Kendisi fiilen oniki kadar anıt yarışmasının düzenleyiciliğini üstlendi..
Bugün 80 yaşında, sağlığı elverdiği sürece OSTİM'deki atölyesinde çalışıyor Burhan Alkar... Ne de olsa, işin içinde “sevgi” var!
Şefik Kahramankaptan
2008, Ankara
* Burhan Alkar’ın Onur Ödülü aldığı 2008 yılında ÇAĞSAV-ANKART Katalogunda yayımlanmıştır.
( Yaşamını 2026'da 96 yaşında yitiren Burhan Alkar'ın anısı önünde saygı ve sevgiyle eğiliyorum. Ş.K.)