"Ahlat Ağacı" Anlatmıyor, Yaşatıyor
Reklam
  • Reklam
HALDUN ARMAĞAN

HALDUN ARMAĞAN

Sinema ve Hayat

"Ahlat Ağacı" Anlatmıyor, Yaşatıyor

03 Haziran 2018 - 17:30

Nuri Bilge Ceylan'dan kusursuz bir başyapıt

Çok katmanlı senaryosu, mükemmel oyuncu yönetimi ve olağanüstü güzel kadrajları ile "Ahlat Ağacı" kusursuz bir başyapıt. Filmdeki karakterlerin dünyasını kuşatan sosyal, siyasal ve kültürel arka planın seyirciyle doğrudan paylaşımını sağlayan "Ahlat Ağacı"ndaki uzun diyaloglar, ticari kaygı taşımayan sinema karakterlerinin --kimi zaman anlamsızca ve sonsuza dek-- sessiz bakışması geleneğine ciddi bir nokta da koymuş oluyor.

Ceylan'ın "Uzak" filmi bu bağlamda en yetkin örnektir. Kasabadan kente gelip hayatını yeniden kurgulamaya çalışan gençle, onun bir süreliğine yanına geldiği akrabasının içinden geçtiği bireysel ve toplumsal açmazlar diyaloğun en az düzeyde tutulduğu uzun sekanslarla anlatılır. Amaç her iki karakterin iç dünyasının repliklere yansımasından ziyade, izleyene hissettirilmesidir.

"Uzak" ve "Mayıs Sıkıntısı" filmlerindeki hikaye ve kurgu böyle bir anlatıma sınırsız kapı açtığı için iğreti durmuyor ve sıkmıyordu. Ancak daha sonra taklit edilen bir form haline dönüşünce, çok sayıda yeni yönetmen bu tarzı bir önşart haline getirip, hikayesinin gerekliliğini tamamen gözardı etti. Böylece tüm karakterlerin suskunluğu oynadığı ("bunalım" diye yaftalanıp izlenmeyen) bir dizi "sanat filmi" ortaya çıktı.

Üniversiteyi bitirip öğretmen adayı olarak Çanakkale'deki köyüne dönen Sinan (şaşırtıcı ölçüde mükemmel Doğu Demirkol) annesinin deyimiyle "farklı" ve "deli" diye damgalanmasını avantaja çevirmiş bir halde kendisini ifade etme konusunda atak davranıyor. Cehaletin yüceltilmesinden öğretmenlerin atanması sorununa; sosyal-kültürel anlamda bir yere ait olmama kaygısından, baba-oğul ikilemi ile din ve vicdan meselesine kadar pek çok alt metin barındıran "Ahlat Ağacı" bol konuşmalı bir film, iyi ki öyle. Uzun diyaloglar bize filmin ana karakterleriyle beraber içsel bir yolculuk yaşatıyor ve bunun yanı sıra birbirini tamamlayan temalar sayesinde 2000'li yıllar Türkiye'sinin genel çerçevesi bütün boyutlarıyla ilmek ilmek örülüyor.

"Uzak" (2002) Nuri Bilge Ceylan'ın yönetmenlik kariyeri için çok önemli bir kilometre taşıydı. "Ahlat Ağacı" (2018) çağdaş Türk sineması için bir dönüm noktası.

Haldun Armağan

3 Haziran 2018

Bu yazı 3244 defa okunmuştur .

Son Yazılar