MDTist ve Dans Ana-Log
Reklam
  • Reklam
İSMAİL HAKKI AKSU

İSMAİL HAKKI AKSU

İstanbul'da Sanat

MDTist ve Dans Ana-Log

14 Kasım 2019 - 22:51 - Güncelleme: 14 Kasım 2019 - 23:04

İstanbul Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu İstanbul Projesi 13 Kasım 2019 tarihinde, bu arada kuruluşunun 10. Yılını da kutlamakta olduğumuz bu günlerde, “Dans Ana-Log” prömiyeri ile Beşiktaş Belediyesi Süleyman Seba Kültür ve Sanat Merkezi’nde (Fulya Sanat) seyircileri ile buluştu.

Geçen sezon “Elektronika” projesi ile seyirci karşısına çıkan MDTist, bu kez Dans Ana-Log gösterisi ile sahneye çıktı. Geçmişin analog müzik tanımının yaratıcılıkla buluştuğu bir proje olan Dans Ana-Log, Deniz Özaydın, Evrim Akyay, Ejder-Deniz Keskin, Ebru Cansız ve Işıl Bıçakçı’ya ait beş koreografiden oluşan bir modern dans gösterisi. Yeni nesil modern dans tekniklerine, besteciler Tuluğ Tırpan, Utku Şilliler, Tolga Zafer Özdemir ile Felix Mendelssohn’un analog müziklerinin eşlik ettiği programda, MDTist’in 25 dansçısı sahnede olağa üstü estetik ve akrobatik tekniklerle seyircilerin büyük beğenisini kazandılar.

Toplam olarak 80 dakika süren ve 3 koreograf ve 5 danstan oluşan gösteri başlamadan önce kısa bir barkovizyon gösterisi yapılarak proje hakkında bilgiler verildi. Dans Ana-Log kavramı hem analog müzik tanımına işaret ediyor hem de İngilizcede ‘günlük, seyir defteri’ anlamına gelen log kelimesini ‘ana’ kavramı ile birleştirerek, bu repertuarın MDTist hayatındaki önemini vurguluyor. Sahnelenen danslar ve kadroları şöyle idi:

Rüya-Sal: Koreografi Ejder Keskin ve Rüya Keskin, müzik Utku Şilliler

Altı Ondokuz: Koreografi Ebru Cansız, müzik Tolga Zafer Özdemir

Hal: Koreografi Işıl Derya Bıçakçı, müzik F. Mendelssohn

Rutin: Koreografi Evrim Akyay, müzik Tuluğ Tırpan

Heyamola: Koreograf Deniz Özaydın, müzik Utku Şilliler

Bu eserler, daha önceki Hal, Shoshana’nın Balkonu, Altıondokuz, Rüya-sal eserleri 10 senelik repertuarın içinden çekilip tekrardan sahnelenen eserler; Heyamola ve Rutin ise MDTistanbul tarafından ilk defa sergilenen eserlerdi.

Program beş eserden oluşuyor ve beş eser de farklı dinamiklere ve renklere sahip.

Hem yeni nesil koreografi yaklaşımlarının yansımalarını hem de modern dans tekniklerinin en güzel örneklerini sergileyecek olan Dans Ana-Log programı, aynı zamanda MDT’nin 10.sezonunu kutlamasının devimsel bir aracı olarak seyircilerden çok büyük alkış aldı.

Temsilden sonra kuliste 3 koreograf ile tek tek konuşarak görüşlerini aldım, sanatçılar koreografileri hakkında şunları söylediler.

Evrim Akyay:

‘’Aslında bu yaptığımız öncekinin hemen hemen aynısı gibi, sadece bazı değişiklikler yaptık, o kadar. Beş parçadan oluşan dansların her birinin ayrı öyküleri ve güzellikleri var. Bunlardan biri de benimki. Benim yaptığım parça, daha önce yaptığımdan biraz farklı olarak Tuluğ Tırpan’ın 2 tane piyano eseri müziğini kullanarak yaptım ve ben de dans ettim. Yeni müzikle yaptığım bu parça güzel oturdu. Eskisine çok az bir farkla mümkün olduğunca sadık kalmaya çalıştım.’’

Ebru Cansız:

‘’Altı Ondokuz diye bir koreografim var Ana-Log gecesinde. 2017’de Minifest programında MDTist ile birlikte yapmıştık. Daha sonrasında burada Ergime repertuvarında oynadı. Ayrıca Budapeşte’ye gitti orada Dans Festivaline katıldı, daha sonra İstanbul’da birkaç yerde oynadı. Şimdi de burada Ana-Log gecesine katıldı. Biraz revize ederek uzattık. Aslında bir ilişkinin son 6 dakika, 19 saniyesini anlatan, bunun biraz öncesi ve sonrasını kapsayan, şu anda 12-13 dakikalık bir dans. Müge Bayramoğlu ve Berkay Kuşkonmaz ilk defa oynuyorlar. Diğer arkadaşlarımın koreografileri ile birlikte aynı sahneyi paylaşmaktan dolayı çok mutluyum.’’

 Deniz Özaydın:

‘’Heyamola, eskiden denizcilerin, birlikte hareket edebilmeleri için kullandıkları bir terim ve o eyleme verilen ad. Buradaki amaç ise tek başlayan hayatın paylaşarak, daha anlamlı ve güzel olduğunu anlatan ufak bir parça aslında bu dans.’’

Dans Ana-Log güzel kurgulanmış, içinde dinamikleri oldukça zengin bir program. 13 Kasım 2019’da yapılan prömiyerinden sonra, 20 Kasım’da aynı salonda tekrarı yapılacak. Kaçırmış olanlar için salon Beşiktaş Süleyman Seba Kültür Merkezi, eski Fulya Sanat.

İsmail Hakkı Aksu

14 Kasım 2019, İstanbul


 

Bu yazı 684 defa okunmuştur .

Son Yazılar