Zehra Yıldız'ı 21. ölüm yılında nasıl andık?
Reklam
  • Reklam
İSMAİL HAKKI AKSU

İSMAİL HAKKI AKSU

İstanbul'da Sanat

Zehra Yıldız'ı 21. ölüm yılında nasıl andık?

17 Aralık 2018 - 17:42 - Güncelleme: 17 Aralık 2018 - 17:53

Venedik’te Bir Gece, Hoffmann’ın Öyküleri, Tosca, Sour Angelica, Otello, Yarasa, Madama Butterfly, II. Mehmet, Uçan Hollandalı, Aida, Salome, Fidelio ve daha niceleri. Bu operaları kısacık hayatında seslendiren, Türk Operasının en önemli solist sanatçılarından soprano Zehra Yıldız artık anılarımızda yaşıyor.

Yirmi bir yıl önce, soprano Zehra Yıldız 12 Aralık gecesi Heidelberg’de bir beyin kanamasıyla kayıp gitmişti aramızdan, Beethoven’in Fidelio operasında başrol oynadığı gece idi. Eşi tenor Süha Yıldız, Zehra’nın anısını kurduğu vakıf ile yirmi bir yıldır canlı tutuyor.

Bu yıl da son yıllarda olduğu gibi anıldı sanatçımız. İ12 Aralık 2018 akşamı Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’de ve daha sonra 14 Aralık 2018 akşamı da Kartal Belediyesi Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nde, aynı programla Zehra’yı andık. Programa konuk olarak soprano Burcu Uyar, bariton Caner Akgün, tenor Muzaffer Soydan, mezzosoprano Barbora Fritscher Hitay ve piyanistt Christian Koch yer aldılar. Her iki anma programı da aynı olduğu için, ben ikinci etkinlik olan Kartal Belediyesi Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’ne gittim. İstanbul’un kısmen uzak olan bu merkezinde bile Zehra Yıldız’ı severler tüm salonu doldurmuşlardı. Konser başlamadan önce sahneye çıkan sanatçının eşi tenor Süha Yıldız, kısaca şunları söyledi:

‘’Sevgili Zehra Yıldız 1997 yılında Almanya’nın iki ayrı opera evinde 'Salome' ve 'Fidelio' temsillerinde baş kadın rolünde sahne aldıktan sonra, 12 Aralık 1997 Heidelberg şehrinde geçirdiği bir beyin kanaması sonucu ne yazık ki aramızdan ayrılmıştı. Bu hüzünlü ayrılış, yurdumuzda olduğu kadar, yurt dışında da derin üzüntüyle karşılandı. Zehra fizik olarak aramızdan ayrılmıştı ama onun çalışma disiplini ve sanata olan aşkı, tutkusu genç kuşaklara anlatılmalıydı. Başta, bilim ve siyaset adamı, merhum Erdal İnönü olmak üzere, iş dünyasından 17 kişi ile Zehra Yıldız Kültür ve Sanat Vakfı’nı kurduk. Onun ölümü üzerine, ünlü Diva’mız Leyla Gencer, verdiği gazete ilanında şunlara değiniyordu:

O çocuğun (Zehra Yıldız) benim için çok ayrı bir yeri vardı. Sesi güzeldi, kendisi güzeldi ve çok yetenekliydi. Ama bu özellikler insanı her zaman iyi bir sanatçı yapmaya yetmez. Onu gerçek bir sanatçı yapan, her şeyin en iyisini yapmaya çalışması, mükemmelliği yakalamaya çalışma çabasıydı. Onunla çalışmak benim için de mutluluktu. Öğrenmesi, kavraması mükemmeldi. Kendini sürekli geliştiren, tanıdığım sanatçılar içinde en batılı olandı. O çocuğun yeri doldurulamaz.’’

Süha Yıldız, bu kısa konuşmadan sonra, son 9 yıldır bu etkinliklere ev sahipliği Kartal Belediyesi ile başkanı Op. Dr. Altınok Öz’e teşekkür ederek, onu sahneye davet etti ve Zehra Yıldız’ın Wagner’in Uçan Hollandalı operasından çerçeveli bir fotoğrafını armağan etti.Belediye Başkanı Öz de Süha Yıldız’a teşekkür ederek şunları söyledi:

‘’Nasıl Neyzen Tevfik’e, Nazım Hikmet’in Kuvva-yı Milliye’sine sahip çıktıysak, nasıl kültür ve sanata sahip çıktıysak, inşallah bundan sonra da bu yolda yürümeye çalışacağız. Bu fotoğraf, Kartal Belediyesinde Başkanlık katındaki yerini alacaktır. Bu salon bu gibi etkinliklere yetmemektedir. Kartal’ın bir opera salonuna ciddi olarak ihtiyacı vardır. ‘’

Kartal Belediye Başkanı, bu sözlerle ilgili olarak, İBB ile sorun halinde olan Kartal Opera binası için gönderme yapmış oldu.

Konuşmalardan sonra programda konser etkinliğine geçildi. Solistler, soprano Burcu Uyar, mezzosoprano Barbora Fritsher Hitay, tenor Muzaffer Soydan ve bariton Caner Akgün, piyanist Christian Koch eşliğinde sahneye çıktılar.

İlk eser olarak piyanist Christian Koch, R.Leoncavallo’nun Palyaço operasından ‘’Intermezzo’’nun piyano düzenlemesini seslendirdi.

Daha sonra hoparlörden Zehra Yıldız’ın seslendirdiği A. Vivaldi’nin Bejazet (Il Tamerlano) operasından, Irene’nin aryası ‘’Sposa son disperazzata’’yı birlikte dinledik. Duygulanan seyirciler, sanal ortamda da olsa Zehra Yıldız’a alkışlarla teşekkür ettiler.

J.Massenet’in Hérodiate operasından Hérold’un aryası ‘’Vision fugative’’ Caner Akgün, C.Saint-Saëns’in Samson ve Dalila operasından, Dalila’nın ‘’Mon cœur s’ovre à ta voix’’ adlı çok güzel aryasını da aynı güzellikte mezzosoprano Barbora Fritsher Hitay’dan dinledik. İtalyan belcanto ustalarından G.Donizetti’nin Aşk İksiri operasından ‘’Una furtiva lagrima’’ adlı romansı, tenor Muzaffer Soydan’ın güzel yorumundan dinledik. Bohemyalı besteci A. Dvořák’ın ‘’Měsíčku na nebi hlubokém’’ adlı Ay şarkısını mezzosopranomuzun güzel yorumu tüm seyirciler tarafından beğenildi. İlk yarının son parçası da çok sevilen bir düetti. Fransız besteci J. Offenbach’ın Hoffmann’ın Masallarından "Belle nuit, ô nuit d'amour" Barcarol adı da verilen ikiliyi B.Fritcher Hitay-B.Uyar’ın gayet güzel yorumları ile dinledik. Bu parça ile ilk yarı sona erdi.

Arada, fuayede görüştüğüm Süha Yıldız, 21 yıldır sürdürdükleri bu etkinliğin son 9 yılında kendilerine ev sahipliği yapan Kartal Belediyesine teşekkür ederek, artık kurumsallaşmış olan bu vakfın, kendisinden sonra da devam etmesi dileğinde olduğunu söyledi.Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz de dokuz yıldır ev sahipliği yapmaktan büyük onur duyduklarını, burada sanatçılarla sanatseverleri bir araya getirmek için çabalarına ara vermeden devam edeceklerini belirtti.

Konserin ikinci yarısında Burcu Uyar, G.Puccini’nin La Boheme operasından ‘’Si, mi chiamano Mimi’’ hemen ardından aydı operadan ‘’O soave fanciulla’’ adlı düeti tenor Muzaffer Soydan ile opera mizansenine yakın bir yorumla söylediler. Sahneye gelen bariton Caner Akgün de Rossini’nin çok sevilen Sevil Berberi operasından ‘’Largo al factatum’’ adlı kavatini, ardından Muzaffer Soydan Puccini’nin Madama Butterfly operasından ‘’Addio, fiorito asil’’ adlı Pinkerton’un aryasını gayet güzel söylediler.

Bu kez sırada bir Almanca opera şarkısı vardı. R.Strauss’un Ariadne auf Naxos operasından ‘’Sein wir weider gut’’ adlı güzel şarkıyı seslendiren B.Fritcher Hitay hiç zorlanmadan, çok zarif bir yorumla seslendirdi bu neo klasik parçayı. Son parça da bir düetti. Verdi’nin çok sevilen Rigoletto operasından Rigoletto ile kızı Gilda’nın çok sevilen ve opera dışında konser programlarında sıklıkla icra edilen "Sì, vendetta, tremenanda vendatta!’’ adlı düeti bariton Caner Akgün ve soprano Burcu Uyar’ın güzel yorumları ile mutlu olduk. Program bu şekilde sona erdi, ancak seyircilerin devamlı alkışları ardından bis getirdi. Tekrar sahneye gelen soprano Burcu Uyar, Fransız besteci J.Massenet’in Manon operasından bir gavot olan aryası ‘’Obéissons quand leur voix appelle"nı son derece güzel icra ederek, seyirciler tarafından ayakta alkışlandı.

Zehra Yıldız kimdir:

Marmara Üniversitesi İşletme Fakültesi ve Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Opera ve Şan Bölümünden 1983 yılında mezun olan Zehra Yıldız, aynı yıl İDOB’a katılarak ilk kez ‘Venedik’te Bir Gece’ opereti ile sahneye çıktı. 1984’te İtalya’daki La Boheme yarışmasında ‘Mimi‘ rolü ile ilk beş soprano arasına girdi. Antonietta Stella, Lia Guarini, Carlo Bergonzi, Renato Gavarini gibi ünlü sanatçılarla çalışan sanatçı, “Hoffmann’ın Masalları”, “Madama Butterfly”, “Otello”, “Maskeli Balo”, “Aida”, “Tosca” operalarında baş rol üstlendi. 1994-95 sezonunda Kültür Bakanlığı tarafından “Yılın En Başarılı Kadın Opera Sanatçısı” ünvanını alan sanatçı, 1995-96 mevsiminde Almanya’da oynadığı “Uçan Hollandalı” operasındaki Senta rolü ile ‘’Opern Welt’’ dergisinde yılın en başarılı sanatçıları arasında yer aldı. Almanya’nın iki ayrı opera evinde “Salome” ve“Fidelio” temsillerinde baş kadın rolünde sahne almış olan Zehra Yıldız, 12 Aralık 1997’de Heidelberg Operası’nda temsil sonrası geçirdiği beyin kanamasıyla beklenmedik biçimde yaşama veda etti.

Zehra Yıldız Türk ve Dünya operalarına daha çok şeyler verecekken ne yazık ki yaşama çok erken veda etti. Kendisini saygı ve özlemle anıyoruz.

İsmail Hakkı Aksu

17 Aralık 2018

Bu yazı 1117 defa okunmuştur .

Son Yazılar