BACH YAZILARI V: Si minör Missa Üzerine
Reklam
  • Reklam
TUNA DAĞDELEN

TUNA DAĞDELEN

Modern Zamanlar, Klasik Fikirler

BACH YAZILARI V: Si minör Missa Üzerine

02 Mayıs 2021 - 13:40 - Güncelleme: 02 Mayıs 2021 - 13:53

John Rice, Music in the Eighteenth Century kitabının girişinde kültür tarihçisi Jacques Barzun’a atıfla on sekizinci yüzyılın bir ansiklopedi çağı olduğundan bahsetmektedir. Barzun’a göre ansiklopedi, öğretilerin bir bütünü olarak on sekizinci yüzyılın simgesidir ve eninde sonunda her şeyin öğrenilip kavramsallaştırılabileceğini göstermektedir. (Rice 1) On sekizinci yüzyılın müziği bu bakış açısından değerlendirildiğinde, kuşkusuz Johann Sebastian Bach müzikteki ansiklopedik figürlerin başında gelecektir. Gerek kendinden önceki gerekse çağdaşı farklı milletlerden birçok besteciyi çok detaylı inceleyen ve farklı stillerde eser veren Bach; kompozisyon anlayışını ulaşabildiği her stili öğrenerek geliştirmiş ve neredeyse sistematik bir sentez oluşturmuştur. Müziğinin bu karakteriyle Bach, Wendy Heller’a göre barok dönem için bir postlüd, modernite içinse bir prelüd niteliği taşımaktadır. (Heller 270)

Modernite düşüncesi içerisinde, pre-modern olarak tanımlanan dönemin farklı stillerine dair sunduğu üniter bakış sebebiyle kıymetli olan Bach’ın müziği, kendi yaşadığı dönemde genellikle fazla karmaşık olmasından kaynaklı birçok tartışmanın odağında yer almıştır. Christoph Wolff, Johann Sebastian Bach: The Learned Musician adlı eserinde, özellikle 1737-39 yılları arasında dönemin ünlü bir diğer bestecisi Johann Adolf Scheibe ve Bach’ın hayranlarından Leipzig Üniversitesi’nde hitabet profesörü Johann Abraham Birnbaum arasında karşılıklı yazışmalarla gerçekleşen söz düellosunun Bach’ı oldukça etkilediğinden bahseder. Scheibe’nin Bach’ın müziğini yapay, stil olarak eklektik ve polifonik olarak fazla karışık olduğuna dair eleştirisine, Birnbaum bestecinin polifonik anlayışının eserlerindeki kontrastları birleştiren unsur olarak vazgeçilemez olduğu yanıtını vermiştir. Wolff’a göre Bach, ömrünün son yıllarında kendi müziğinin özünü oluşturan bu polifonik anlayışı en mükemmel ve en saf haline ulaştırmayı hedeflemiş ve son zamanlarında yazdığı biri enstrümantal diğeri vokal yazı tekniğini kullandığı iki eserle bu amacını gerçekleştirmek istemiştir.: Die Kunst der Fuge (Füg Sanatı) ve h-moll Messe (Si minör Missa)

Si minör Missa, birçok müzikolog tarafından klasik müziğin en büyük yapıtlarından biri olarak değerlendirilmektedir. İtalyan müzikolog Alberto Basso, eserin Bach’ın müziğe yaptığı bütün stilistik ve teknik katkılarını Protestan ve Katolik müzik anlayışlarını da birleştiren bir üslupla bu eserde anıtlaştırdığını belirtmiştir. Basso’ya göre bu eser, bestecinin bütün hayatının bir özetidir. İsviçreli müzik eleştirmeni ve editör Hans Georg Nägeli ise missanın, tüm zamanların en büyük müzik eseri olduğunu iddia etmiştir.

Si minör Missa, gerçekten de sıra dışı bir eserdir. Eserin en çarpıcı özelliği aslında bestecisinin daha önce yazdığı müziklerden oluşturduğu bir koleksiyon olmasıdır. Bach, eseri bütün olarak 1748-49 yıllarında ele almışsa da, eserin iskeletinin önemli parçalarından Sanctus aslında 1724, Kyrie ve Gloria kısımları da 1733 yılında yazılmışlardır. Bach, daha önceden elinde bulunan bu müziklere, ömrünün son üç yılında, yine daha önceki eserlerinden iyi olduğunu düşündüğü belirli parçaları yeniden düzenleyerek bir araya getirdiği Credo, Osanna, Benedictus, Agnus Dei ve Dona Nobis Pacem kısımlarını eklemiş ve eserin son halini oluşturmuştur. Bu yönüyle, missa, bestecinin ömrünün farklı dönemlerinde işlediği farklı stillerin en iyi örneklerini derlediği retrospektif ve ansiklopedik bir çalışma niteliği taşımaktadır. Bu noktada şöyle ilginç bir soru akıllara geliyor: Protestan bir besteci olan Bach, neden ömrünün sonunda kendi vokal kompozisyon stilinin özünü yansıtmayı hedeflediği bir eserde Katolik kilise müziğinin en kadim formu olan missa formunu seçmiştir?

Bach, daha önceden de, 1733’te Saksonya Elektör Prensi ve Polonya Kralı olan II.Augustus’un ölümü ve oğlu III.Augustus’un onun yerine geçmesi vesilesiyle merhum elektörün anısına, Katolik olan Dresden sarayının beğenisini kazanmak ve oranın saray bestecisi unvanını elde edebilmek amacıyla III.Augustus’a ithafen bir kısa missa (sadece Kyrie ve Gloria bölümleri olan) yazmıştır. Bu girişimi hemen başarıyla sonuçlanmasa da üç yıl sonra, kendisine istediği unvan verilmiştir. Bu olay açısından bakıldığında, aslen Protestan olan Bach’ın maddi kaygılarla Katolik bir formda eser yazdığı düşünülebilir. Fakat bestecinin son yıllarında, daha önceki eserlerinin aksine ne Protestan ne de bir Katolik ayininde kullanılmasını amaçlamadan, III.Augustus’a sunduğu eseri yeni bölümler ile genişletip bir missa tota yani bir bütün missa haline getirmesinin arkasında maddi bir beklenti yoktur. Besteci, özellikle 1730lardan sonra, Palestrina döneminden kendi dönemine kadar yazılmış birçok missayı inceleyip temize çekerek detaylı bir şekilde bu formu çalıştıktan sonra ancak ömrünün sonunda böyle büyük bir projeye girişmiştir. Bach’ın kariyerinin sonunda kendi vokal kompozisyonunun en rafine örneğini bir missa formunda tasarlamasının nedeninin, maddi kaygılardan bağımsız olarak, bestecinin kendi adının, köklü bir gelenek olan missa besteciliği içerisinde anılmasını istemesi olduğu öne sürülebilir.

Geleneksel bir missa tota gibi Si minör Missa da Kyrie, Gloria, Credo, Sanctus &Benedictus, ve Agnus Dei olmak üzere beş kısımdan oluşmaktadır. Bach bu kısımları da alt bölümlere ayırmıştır. Markus Rathey, Bach’s Major Vocal Works adlı çalışmasında, Si minör Missa’nın 27 alt bölümünün Barok stilinin simetri prensibine uygun tasarlandığından bahsetmiş ve eser ile Versailles Sarayı’nın mimarisini kıyaslamıştır. Rathey ayrıca eserdeki bu altbölümler arasındaki stilistik farkların sırasına dikkat çekmiştir. Örneğin birinci kısım Kyrie’yi oluşturan birinci ve üçüncü altbölümlerden (her ikisi de Kyrie eleison sözlerini işleyen koral füglerdir) ilki modern bir üsluptayken, ikincisi Palestrina döneminin antik stilini yansıtan bir anlayışla yazılmıştır. Bu iki fügün arasında yer alan ikinci altbölüm Christe eleison ise tamamen zıt karakterde ve neredeyse operatik ifadeli bir aşk düeti tarzındadır. (Rathey 2016, 177,178) Rathey ayrıca, Bach’ın o dönemde Dresden’de çok gözde olan İtalyan operası unsurlarını missa içerisinde kullanarak eserin 1733’te Dresden Sarayı için yazılan ilk haliyle sarayda göze girmeyi hedeflediğinin de altını çizmektedir. Bach’ın eserde diğer eserlerinde olduğu gibi SATB yerine SSATB (yani bir yerine iki farklı soprano grubu kullanması) korosu kullanması da yine, o dönemde Dresden’deki hakim müzik anlayışıyla uyumlu olma kaygısıyla açıklanmaktadır. (Rathey 2016, 171-172)

bkz.: Kyrie; Kyrie eleison I (Collegium Vocale Ghent & Philippe Herreweghe)

https://www.youtube.com/watch?v=zS2biN257sQ&ab_channel=pannonia77

bkz: Kyrie; Christe eleison (Collegium Vocale Ghent & Philippe Herreweghe)

https://www.youtube.com/watch?v=yPAer3mvn2M&ab_channel=pannonia77

bkz: Kyrie; Kyrie eleison II (Collegium Vocale Ghent & Philippe Herreweghe)

https://www.youtube.com/watch?v=s5XGDvfe_q4&ab_channel=pannonia77


(kaynak: https://en.wikipedia.org/wiki/File:BWV_232_Credo_Architektur.svg)


Rathey’in bahsettiği simetri fikri özellikle, Bach’ın 1748’den sonra tamamladığı Credo bölümünde açıkça görülmektedir. Besteci, Credo kısmını missanın merkezi olarak düşünmüş ve aynı Aziz Matta Pasyonu’nda olduğu gibi Hz. İsa’nın çarmıha gerilişini anlatan, en dramatik altbölüm Crucifixus’u bu kısmın en ortasına yerleştirmiştir. Credo, ayrıca Bach’ın antik, modern ve bu iki stili karışık kullanımlarına güzel bir örnek teşkil etmektedir.

  • Aslında bir Gregoryen ezgisi olan Credo’nun açılış bölümü (antik stil)

bkz: Credo; Credo in unum Deum (Collegium Vocale Ghent & Philippe Herreweghe)

https://www.youtube.com/watch?v=ugRzKCErep4&list=PL2k8ekJXk4nUkgVUf54Em8_V1v7Eaoj86&index=10&ab_channel=pannonia77

  • Pergolesi’yi çağrıştıran dokusuyla Et in unum Dominum düeti (modern stil)

bkz: Credo; Et in unum Dominum (Collegium Vocale Ghent & Philippe Herreweghe)

https://www.youtube.com/watch?v=TlkiyKp4rC0&list=PL2k8ekJXk4nUkgVUf54Em8_V1v7Eaoj86&index=13&ab_channel=pannonia77

  • Enstrümantal yazısı modern, koro yazısı antik stilde olan Et incarnatus est

bkz: Credo; Et incarnatus est (Collegium Vocale Ghent & Philippe Herreweghe)

https://www.youtube.com/watch?v=fEPY0CkAsyI&list=PL2k8ekJXk4nUkgVUf54Em8_V1v7Eaoj86&index=13&ab_channel=pannonia77

  • Bach’ın missanın dramatik merkezine koyduğu Crucifixus (antik stil)

Bkz: Credo; Crucifixus (Collegium Vocale Ghent & Philippe Herreweghe)

https://www.youtube.com/watch?v=hyUDe-_l6xQ&list=PL2k8ekJXk4nUkgVUf54Em8_V1v7Eaoj86&index=14&ab_channel=pannonia77


Credo’dan sonra gelen bölümlerden Benedictus ise yazılmış olduğu daha farklı bir stille dikkat çekmektedir. Bu bölümün Bach’ın yaşadığı dönemde özellikle Prusya Kralı Büyük Friedrich’in sarayında çok revaçta olan ve Bach’ın oğullarından Carl Philip Emanuel’in sık kullandığı Empfindsamer stil (içli, hassas stil) izleri taşıması, bestecinin, yeni gelişen stillerin de farkında olduğu ve istediğinde bu tarzda da yazabileceğini göstermek istediği şeklinde yorumlanabilir. (Rathey 2003, 15)

bkz. Benedictus (Collegium Vocale Ghent & Philippe Herreweghe)

https://www.youtube.com/watch?v=JzIk-Qix_xg&list=PL2k8ekJXk4nUkgVUf54Em8_V1v7Eaoj86&index=20&ab_channel=pannonia77


Si minör Missa, çoğunluğu daha önce yazılmış müziklerin yeniden düzenlenmesiyle oluşmuşsa da, Christoph Wolff missanın, bestecisinin iyi olduğunu düşündüğü eserlerin bir seçkisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğinden bahsetmiştir. (Wolff 441) Si minör Missa, bir bütün olarak da son derece orijinal bir eserdir ve Bach’ın bütün bilgi birikimini neredeyse bir vokal kompozisyon ansiklopedisi gibi ortaya koymaktadır. Bu yönüyle eserin zamanın ruhunu ve bestecisinin akademik kişiliğini çok iyi yansıttığını söylemek mümkündür.

TUNA DAĞDELEN

2 Mayıs 2021, Ankara

Notlar:

  • Si minör Missa’nın ana akım icra geleneği içerisindeki iyi bir kaydı için bkz: Münih Bach Korosu ve Orkestrası & Karl Richter

https://www.youtube.com/watch?v=vw9eEIfohj4&ab_channel=LUISACOSTA

  • Bir diğer güzel ana akım icra için bkz: Bach Collegium Stuttgart & Helmuth Rilling

https://www.youtube.com/watch?v=-gw318qPDhk&ab_channel=EuroArtsChannel

  • Eserin, tarihsel performans pratiği geleneğindeki bir icrası için de bkz: Pygmalion & Raphael Pichon

https://www.youtube.com/watch?v=D5ttwUX4zWg&t=2623s&ab_channel=FranceMusique

KAYNAKLAR:

Rice, J., “Western Music in Context: Music in the Eighteenth Century”, W.W.Norton Company, London, 2013.

Heller, W., “Western Music in Context: Music in the Baroque”, W.W.Norton Company, London, 2013.

Wolff, C., “Johann Sebastian Bach: The Learned Musician”, W.W.Norton Company, New York, 2001.

Rathey, M., “Bach’s Major Vocal Works: Music, Drama, Liturgy”, Yale University Press, Llandysul, 2016.

Rathey, M., “Johann Sebastian Bach’s Mass in B Minor: The Greatest Artwork of All Time and All People”, The Tangeman Lecture delivered by the author, 2003.

Jerold, B., “The Bach-Scheibe Controversy: New Documentation” in Bach, 2011, vol.42 no.1, Riemannschneider Bach Institute, 2011.

https://en.wikipedia.org/wiki/Mass_in_B_minor

https://en.wikipedia.org/wiki/Mass_in_B_minor_structure

https://en.wikipedia.org/wiki/Bach%27s_Missa_of_1733

Reklam
Bu yazı 531 defa okunmuştur .

Son Yazılar