BACH YAZILARI III: Bach Kantatları Üzerine
Reklam
TUNA DAĞDELEN

TUNA DAĞDELEN

Modern Zamanlar, Klasik Fikirler

BACH YAZILARI III: Bach Kantatları Üzerine

28 Ocak 2021 - 22:55 - Güncelleme: 28 Ocak 2021 - 23:08

Son elli yılda Bach müziğinin icrası üzerine birçok yenilikçi yaklaşımın ortaya çıktığı görülmektedir. Ana akım icra geleneğinin Bach’ı modernite düşüncesi içerisinde kurumsal ve durağan bir karakterde ele aldığını varsayarsak, bu yenilikçi yaklaşımları yükselen tarihsel performans pratiği (historically informed performance practice, İng.) akımının bir sonucu olarak da değerlendirebiliriz. Performans, müzikoloji ve müzik teorisi dallarına bütünlükçü bir bakış açısı geliştiren tarihsel performans pratiğinin belki de en önemli katkısı, ana akım icra geleneğinde seslendirilmeyen eserleri ve bestecileri yeniden keşfetmesidir. Bach halen birçok eseriyle ana akım icranın önemli figürlerinden biriyse de, kendinden sonra gelen bestecilerin pek ilgilenmediği formlarda yazdığı eserler, ana akım icra tarafından pek tutulan eserler olmamıştır. Bu durum, tarihsel performans pratiği akımının Bach’ın pek seslendirilmeyen eserlerini büyük bir merakla ele almasına zemin hazırlamıştır.

Bach özelindeki bu yeniden keşif girişiminin yöneldiği en önemli form, kuşkusuz bestecinin sayısı 200ü aşan kantatları olmuştur. Bach’ın yaşadığı dönemde orkestra ve koro müziğinin önde gelen formlarından olan kantat formu besteci tarafından sıklıkla gerek dini gerek din dışı amaçlarla ele alınmıştır. İtalyancada cantare (şarkı söylemek) fiilinden türeyen cantata (kantat) formu aslında, o dönem ve sonrasında Barok stili karmaşık bulan ve daha sade bir ifade arayışına yönelen Galant stil bestecilerinin daha fazla benimsediği sonat (suonare, İt.: enstrümanda çalmak) formuyla tezat içindedir. Müzikte bireyselleşmenin ve bireyin kendini ifadesinin en belirgin örneği olan sonat formunun aksine kantat formunun; birinci ve son bölümlerinin genellikle korolu bölümler olması, ara bölümlerde solo aryaların baskın karakterde olmaması, farklı çalgılara bazen solist özellikleri verilmesi gibi nedenlerle bireyin toplumun önünde olmadığı pre-modern dönemin karakterini yansıttığı söylenebilir. Şefin ve solistin merkezde yer aldığı ana akım icra geleneğine bir alternatif geliştirme amacında olan tarihsel performans pratiğinin bu bağlamda Bach kantatlarına ilgi duyması son derece doğaldır. Öte yandan, günümüzde birçok tarihsel performans pratiği topluluğunun kurucu şefiyle birlikte anıldığı düşünüldüğünde, Richard Taruskin’in tarihsel performans pratiği akımının modernite düşüncesine aslında modernist bir karşı çıkış olduğuna yönelik eleştirisinde haklılık payı olduğu bir gerçektir.

Her ne kadar Bach’ın çoğu kantatı koro, vokal solistler ve küçük bir çalgı topluluğu için yazılmışsa da, bestecinin koro kullanmadığı kantatları da vardır. Bunlardan en meşhuru bugün Kahve Kantatı olarak da bilinen, Bach’ın BWV 211 eser sayılı Schweigt stille, plaudert nicht eseridir. Operatik bir karakterde olan eseri Bach, Leipzig’de yaşadığı dönemde şehrin meşhur kahvehanesi Zimmermann’da düzenli olarak toplanan şehrin amatör müzisyenlerinin oluşturduğu collegium musicum için bestelemiştir. Kahvehanede toplanan bir topluluk için kahve temalı bir eser yazma fikri bugün için oldukça sıra dışı olabilir, fakat, Jürgen Habermas’ın Kamusallığın Yapısal Dönüşümü’nde bahsettiği üzere, 17. ve 18. yüzyıllarda devletten bağımsız bir kültürel ve kamusal alanın oluştuğu yerlerin kahvehaneler ve salonlar olduğu düşünüldüğünde Bach’ın bu yaklaşımı o dönem için doğal karşılanabilir. Konser salonu kavramının bugünkü gibi yerleşmiş olmadığı bir dönemde, kahvehaneler dini olmayan müzik icrasında bir sahne işlevi de üstleniyordu ve Bach sadece Kahve Kantatı’nı değil, Leipzig’de olduğu süre boyunca bestelediği diğer din dışı kantatları da Zimmermann Kahvehanesi ve orada toplanan collegium musicum için yazmıştı.

bkz: Operatik karakteri ön plana çıkaran bir Kahve Kantatı icrası (Netherlands Bach Society & Shunske Sato)

https://www.youtube.com/watch?v=B6Loyexw3uk&t=4s&ab_channel=vesteelvesteel

Bach din dışı konularda eserler ürettiyse de, Leipzig’de bulunduğu dönemdeki asıl görevi kilise için müzik bestelemekti ve yazdığı kantatların çoğu da dini temalar içeren eserlerdi. Leipzig’deki Aziz Thomas Kilisesi’nin kantoru (müzik direktörü) olan bestecinin işi her hafta kilisedeki Pazar ayinlerinde bir kantat seslendirilişini düzenlemeyi gerektiriyordu. Bach, Leipzig’de göreve başladığı 1723 yılından 1727’ye kadar neredeyse her hafta yeni bir kantat bestelemişti. Eserlerin kompozisyonu ve yazıldıkları kısa süre göz önünde bulundurulduğunda bunun ne kadar zor bir iş olduğu anlaşılabilir. Besteci zor durumda kaldığı dönemlerde, bazı kantatların belli yerlerinde daha önceden yazılmış olan müzikleri kullanarak eserlerini yetiştirmeye çalışmıştır.

Bu eserlere bir örnek olarak bkz: Wir müssen durch viel Trübsal ; BWV 146 (Il Gardellino & Marcel Ponseele)

https://www.youtube.com/watch?v=MORa0Y98Z1o&ab_channel=CantateDomino

Bu eserin birinci ve ikinci bölümleri bestecinin BWV 1052 eser sayılı re minör Klavye Konçertosu’yla neredeyse aynı müzikal materyal içermektedir. İlginç olansa, hem BWV 146 kantatında hem de BWV 1052 konçertosunda kullanılan bu müziğin, bestecisi bilinmeyen bir keman konçertosundaki materyalin üzerine kurulu olduğunun düşünülmesidir. Bach’ın birçok farklı bestecinin müziğini çalıştığı ve yeniden düzenlediği göz önüne alındığında, bestecinin muhtemelen sıkışık zamanlarında kendi müziğinin dışında başka bestecilerin beğendiği pasajlarına referans verdiğini söylemek mümkündür.

Başka biri tarafından bestelenen bir müziğe referans verme fikri, Bach’ın koral kantatlarının da çıkış noktasını oluşturmaktadır. Besteci, 1724’ten sonra bestelediği bazı kantatlarda, Lutheryen ayinin önemli bir parçası olan toplu halde şarkı söyleme geleneğine ait, herkes tarafından bilinen melodileri kullanmıştır. Bu eserler kamuya mal olmuş melodiler içerse de son derece özgün ve kompleks kompozisyonlardır ve sözü geçen melodileri işitmek için eserleri dikkatlice dinlemek gerekir. Bach’ın bu tarzda yazdığı kantatlarda birinci bölümde genellikle melodi bir koral varyasyonun içerisinde ele alınırken; eserin son bölümünde melodi besteci tarafından homofonik bir üslupta armonize edilmiş halde son bir kez daha duyurulur. Buradaki amaç, halkın da bildiği melodiyi söyleyerek son bölümde icraya katılmasıdır.

bkz: Martin Luther tarafından yazılan orijinal melodi; Nun komm, der Heiden Heiland

https://www.youtube.com/watch?v=i4F3q8jD3Hk&ab_channel=Choirtths

Bu fikir üzerine kurulu olan bir kantat için bkz: Nun komm, der Heiden Heiland ; BWV 62 (Collegium Vocale Gent & Philippe Herreweghe)

https://www.youtube.com/watch?v=lGv4I7bd8JY&ab_channel=AlbertoSosa

Tarihsel performans pratiği akımının öncülerinden Nikolaus Harnoncourt ve Gustav Leonhardt’ın bestecinin bilinen bütün kantatlarını kaydetmek gibi geniş çaplı bir projeye girişmeleriyle Bach kantatlarının tarihsel performans pratiği için önemli bir fenomen haline geldiği söylenebilir. 2000 yılında, John Eliot Gardiner kurucusu olduğu Monteverdi Korosu ve İngiliz Barok Solistleri’yle geliştirdiği Bach Cantat Pilgrimage projesi kapsamında bestecinin tüm dini kantatlarını 52 haftalık bir süreçte seslendirmiştir. Ton Koopman ile Amsterdam Barok Orkestrası ve Korosu da, Bach’ın bütün kantatlarını kaydetme akımına katılmışlar ve bu hedeflerini 2005 itibariyle gerçekleştirmişlerdir. Koopman’ın öğrencisi olan Masaaki Suzuki de kurucusu olduğu Bach Collegium Japan ile bestecinin bütün kantatlarını kaydetme çalışmalarına devam etmektedir.

Bahsi geçen isim ve toplulukların Bach kantat icralarına örnekler için bkz:

Herz und Mund und Tat und Leben ; BWV 147 (Concentus Musicus Wien, Arnold Schoenberg Korosu & Nikolaus Harnoncourt)

https://www.youtube.com/watch?v=38TS7EOGo9A&ab_channel=FacesofClassicalMusic%E2%80%932

Christ lag in Todesbanden ; BWV 4 (Monteverdi Korosu, İngiliz Barok Solistleri & John Eliot Gardiner)

https://www.youtube.com/watch?v=pf2G0qvlHZc&t=53s&ab_channel=BibliotecadeInternet

Meine Seel erhebt den Herren ; BWV 10 (Amsterdam Barok Orkestrası ve Korosu & Ton Koopman)

https://www.youtube.com/watch?v=uc8t3s92UCw&ab_channel=EuroArtsChannel

Freue dich erlöste Schar ; BWV 30 (Bach Collegium Japan & Masaaki Suzuki)

https://www.youtube.com/watch?v=13X10YLJqZY&ab_channel=FelicesCantusBac

Son olarak, benim favori kantatım olan BWV 80 eser sayılı Ein feste Burg ist unser Gott kantatının birinci bölümünün, müzik teorisyeni Richard Atkinson tarafından yapılmış ve Bach’ın kontrapuntal stilinin detaylıca açıklandığı bir analizi için bkz:

https://www.youtube.com/watch?v=eTq3gszPsIQ&t=909s&ab_channel=RichardAtkinson

Bu bölümün en beğendiğim icrası için de bkz: (Collegium Vocale Gent & Philippe Herreweghe)

https://www.youtube.com/watch?v=TlLR-4Juk5c&ab_channel=PhilippeHerreweghe-Konu

Tuna Dağdelen

28 Ocak 2021, Ankara

 

KAYNAKLAR:

Reklam
Bu yazı 3958 defa okunmuştur .

Son Yazılar