Beethoven, Chopin ve Duvardaki Saygun
Reklam
  • Reklam
İSMAİL HAKKI AKSU

İSMAİL HAKKI AKSU

İstanbul'da Sanat

Beethoven, Chopin ve Duvardaki Saygun

27 Mayıs 2020 - 13:53 - Güncelleme: 27 Mayıs 2020 - 13:58

Pandemi Dünyanın tüm ülkelerinde olduğu gibi, ülkemizde de, sanat kurumu ve sanat icracılarını farklı arayışlar içine soktu. Bunlardan en başta gelen tabi ki internet üzerinden yapılan canlı, daha sonra da aynı linkten bant yayını şeklindeki etkinliler, sanatseverlerle icracıların buluşmalarına olanak verdi. Sahnedeki canlı sunum gibi olmasa bile, sanatçıların kendilerine bir konser ortamı yaratmaları, ekranlardan izleyenlerin bu ortamı hissederek, kendilerini sanki konser salonunda izliyormuş gibi hissetmeleri ile oluşan bu ambians birlikteliği, herkesi bu duygularda birleşmeye olanak sağladı.

Devlet Sanatçısı Gülsin Onay, evindeki piyano odasından yaptığı canlı Pazar Konseri yayını sırasında, piyanon yanındaki duvarda, hocası Ahmet Adnan Saygun’un bir fotoğrafının asılı olması, hocasına duyduğu saygının göstergesi olarak önemli bir ayrıntı olarak kabul edilebilir. Sanatçımız bu konserini, doğumunun 250. Yılı olması nedeniyle Ludwig van Beethoven ile Polonyalı besteci Frederik Chopin’e ayırmıştı. Programın ilk eseri olan Ludwig Van Beethoven’in Op. 111 No 32 Do minör piyano sonatı, bestecinin piyano sonatlarının sonuncusudur. Beethoven'in bir vals ve üzerindeki 33 varyasyonu ile birlikte Anton Diabelli, Op. 120 (1823) ve onun iki bagatel koleksiyonu olan Op. 119 (1822) ve Op. 126 (1823) olan bu eser Beethoven'ın piyano için son bestelerinden biriydi. Eser 1821-1822 yılları arasında yazılmıştır. Diğer "geç dönem" sonatları gibi, fugal elementleri içeren bu eser arkadaşı, öğrencisi ve patronu Arşidük Rudolf'a ithaf edildi. Sonat çok zıt iki bölüm içerir, ikincisi varyasyonları olan bir Arietta, Thomas Mann'ın sözleriyle 'Sonata'a veda' olarak kutsanmıştır. Ritmik olarak vizyoner ve teknik olarak da talepkar olan Beethoven'in eserlerinden en çok tartışılan eserlerden biridir.

Bu sonatın yorumlamasını yapan sanatçımızın bestecinin tam da ruhunu yansıtan duyarlı tuşeleri yüreklerimize adeta ferahlık getirdi. Tuşlara okşar gibi, zaman zaman da eserin karakterine göre forte dokunuşları mükemmeldi. Harika Beethoven yorumu o akşam bizler için yeterliydi, ancak piyanistimiz istekler üzerine bir eser daha hazırlamıştı.

Pazar ev konserinin ikinci eseri de Polonyalı besteci Frederik Chopin’in Op. 22 Mi Bemol Majör Andante Spiniato ve Grand Polonaise idi. Bu eser piyano ve orkestra için hazırlanmış ve ilk olarak 1830-31'de seslendirildi. 1834'te Chopin, piyano solo için Sol tonunda bir Andante spianato yazarak parçanın başlangıcına ekledi ve iki parçaya fanfar benzeri bir diziyle katıldı. Birleşik olan bu çalışma 1836'da yayınlandı ve Madame d'Este'ye ithaf edildi.

Beethoven’den sonra Chopin nasıl olur diye düşünüyordum ki, Gülsin Onay’ın sihirli parmakları tuşlara dokununca, konseri dinlemekte olduğum salonun birden havası ve tınısı değişti, her yer Chopin oluverdi. Bir konsere iki farklı karakterdeki bestecinin eserlerini güzel bir yorumla bizlere sunan değerli Devlet Sanatçımız Gülsin Onay’a ne kadar teşekkür etsem azdır. Tamamen kendi olanakları ile sunmuş olduğu bu ev konseri alkışlanacak bir sanat görevidir. Kutluyorum.

İsmail Hakkı Aksu

26 Mayıs 2020, İstanbul

Not: Gülsin Onay’ın 24 Mayıs 2020 Pazar konser linki :

https://youtu.be/PT8npJY-xCg


 

Bu yazı 2070 defa okunmuştur .

Son Yazılar