Antalya'nın Kanayan Yarası Akdeniz Üniversitesi Antalya Devlet...
Reklam
  • Reklam
HASAN HÜSEYİN DULUN

HASAN HÜSEYİN DULUN

Antalya'da Sanat

Antalya'nın Kanayan Yarası Akdeniz Üniversitesi Antalya Devlet Konservatuvarı

22 Eylül 2021 - 13:39 - Güncelleme: 22 Eylül 2021 - 15:39

Antalya’da konservatuvar binası sorununa ilk dikkat çekenler, Güher-Süher Pekinel kardeşler olmuştu yıllar önce. 2010 yılında yaptıkları elemelerde, konservatuvarın fiziki durumu ve eğitimin kalitesi konusunda ciddi endişelerini dile getirmişler. Hatırlanacağı üzere Pekinel kardeşler bu seçmelerde piyanist Iraz Yıldız ve kemancı Can Özhan’ı destekleme kararı almışlardı.

Konservatuvarın başından beri finansal desteğe ihtiyacı olduğu bilinen bir gerçekti. Bu konuda bazı velilerin çabalarıyla kısmî rahatlıklar sağlansa da kalıcı çözüm üretilemiyordu. Enstruman eksikliği ve müzik kütüphanesinin olmayışını defalarca belirtmiş Pekinel kardeşler.

Ayrıca, öğrenciler de yeterince enstrümanlarla çalışamadıklarından yakınmışlar. Pekinel kardeşler, başka şeylere de dikkat çekmişler o tarihte; Çalgılar yetersiz, olanlar bakımsız. Öğretim kadrosu yetersiz, iyi ücretle iyi hoca getirilmeli, demişler.

Yıllarca sürüncemede kalan konservatuvar binası sorunu, yüz yüze eğitimin başlamasıyla tekrar gündeme geldi. Öğrenci velileri konservatuvarın durumunu dile getirip bir bağışçı ile iletişime geçiyorlar. Bağışçının isteği üzerine 5.000TL bedelle bir proje çizdiriliyor.

Rektörlük, bağışçının telefonunu bulup, çağırıyor. Geldiğinde, başka bölümler için bağış istiyorlar, alamıyorlar. Görüşmeler tıkanıyor, daha sonra da bağışçının katkıda bulunmaktan vazgeçtiği bilgisine ulaşılıyor.

Şu konuların altını bir kez daha çiziyor veliler öncelikle:

-Bina, eski personel lojmanı, fiziksel şartları çok kötü.

-Konservatuvarda, bale, tiyatro, Türk müziği ve Batı müziği eğitimi veriliyor. İlkokul, Lise ayrı ayrı girmesi gerekirken birlikte giriliyor okula.

-Bodrum katta bile derslik var, bir kısmı tuvaletten çevrilmiş derslik.

-Bina depreme dayanıksız

-Güçlendirme yapılmamış

-Bina şu ana kadar tahliye edilmemiş

-Kafeterya yok gibi, arada bir açılıyor. Etrafında oturma grupları yok.

-2 yıl önceden çürük raporu verilmiş, ders-eğitim için uygun değil, ancak konut olarak kullanılabileceği rapor edilmiş.

Potansiyeli çok yüksek iller arasındaki Antalya’ya mevcut yapının yakışmadığını belirten veliler, acilen turizmin başkentine yakışır bir konservatuvar binası yapılmalı, diye görüşlerini dile getiriyolar.

***

Yaşanan sürecin basına yansıması üzerine Akdeniz Üniversitesi Rektörü Özlenen Özkan, Antalya Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Atilla Şendil’i görevden alıyor. Daha sonra da üniversite adına şu basın açıklaması yapılıyor:

Rektör Prof.Dr. Özlenen Özkan

Öncelikle Akdeniz Üniversitesi Antalya Devlet Konservatuvarı binası için 2020 yılında depreme dayanıksızlık raporu alınmıştır. Bunun üzerine göreve geldiğimiz andan itibaren gerekli tedbirlerin alınması için çalışmalarımız başlamıştır. Önceliğimiz geleceğimizin teminatı gençlerimizin, çocuklarımızın güvenliğidir. Kalıcı tedbirler alınana kadar çok hızlı bir şekilde geçici önlemler planlanmıştır. Bu amaçla geçici güvenli alana taşınma konusu gündeme alınmıştır.

Gündeme gelmiş olan olası bağış konusu duyuru alındıktan sonra olası bağışçı ile temasa geçilmiştir. Olumlu görüşmeler olmasına rağmen daha önce de Üniversitemize katkıları olan değerli hayırseverimiz bağış konusunda henüz kararını veremediğini, kesin karar sonrası bizimle temasa geçeceğini belirtmiştir. Kısacası bu denli önemli bir bağışın kabul edilmemesi doğru olmadığı gibi akla ve mantığa da uygun değildir.

Ana hedefimiz yapılacak olası bağışın aracısız ve tamamen hedefe yönelik gerçekleşmesi, yine olası müsrif hareketlerin önlenerek şeffaf şekilde amacına ulaştırılmasıdır. Yine unutulmamalıdır ki Türkiye Cumhuriyeti güçlü bir devlettir ve Akdeniz Üniversitesi de onun önemli bir kurumudur. Bağış olursa memnuniyet duyarız fakat olumsuz bir durumda da Akdeniz Üniversitesi kendisine emanet edilen gençlerin, çocuklarımızın güvenliğini koruyacak güce muktedirdir. Devletimiz nezdinde Konservatuvar binamızın durumu ile ilgili sürekli girişimler yapılmaktadır ve alınan yanıtlar olumludur.

Bunun dışında bilgi kirliliği ile kamuoyunun yanıltılmaması konusu rica olunur.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”

***

Süreci izleyenlerin gözüyle, demogojiden öte geçmeyen bir açıklama denilebilir.

Konuyu hem haberlerden hem taraflardan takip edenlerin varacağı nokta şu; Konservatuvar sorununda 1. engel Rektör Özlenen Özkan.

 Görüştüğüm öğrenci velileri mevcut durumla ilgili şunları söylüyorlar:

Güzel Sanatlar Fakültesi konservatuvar öğrencileri için 13 derslik tahsis etmiş.

Sonuç olarak konservatuvar öğrencileri başka fakültelerde dersliklere dağıtıldı. Derslikler yetersiz. Gittikleri dersliklerde ses yalıtımı yok, sorun olacak, piyano yok sorun olacak. Ders başladığında diğer bölümlerden “gürültü” şikayeti gelecek, hatta gereksiz tartışmalar yaşanacak.

Son gelen bilgi de, piyano öğrencilerinin mevcut konservatuvar binasında eğitimlerini sürdürecekleri yönünde. Gerekçe, piyanonun taşınamayacak olması.

Rektörlük, bağışçı bulunması halinde, harcamanın direkt olarak konservatuvara harcanmasına onay verecek mi?

Konservatuvar binasının yapılmasına karar verilmesi halinde, mevcut binanın bahçesinde bulunan büyük arsaya yapılmasının sorunu çözebileceğini…

Mevcut binanın onarılacağı söyleniyor. O bina her haliyle yetersiz. Bodrumuyla birlikte toplam beş kat var, derslikler çok yetersiz zaten. Havasız odalar, tuvaletlerden çevrilme yerler var. Konser salonu yok. Büro çalışanları bile, ders saati dışında çalışan öğrencileri uyarıp, rahatsız olduklarını, burada çalışmamaları gerektiğini söylüyorlar. O yapının sadece konut olarak kullanılabileceğine dair rapor var zaten.

Enstrumanlar çok yetersiz ve çoğu hasarlı. Arp bölümü var, arp yok. Siz kendiniz alın, biz açarız deniliyor. Öğretim elemanları yetersiz. Diğer konservatuvarlarda enstrümanlar öğrencilere zimmetlenerek veriliyor, ilk yıl almayın, deniyor üstelik.

Burada finansal işler veli ve hocaların çabalarıyla yürüyor. Arkalarında hiçbir destek yok. Sponsor bulunsa bile, rektörlüğe gidildiğinde, örneğin onkolojinin daha çok ihtiyacı var denilerek o yana yönlendirmeye çalışıyorlar. İşin bu kısmı nasıl çözülecek bilemiyoruz.

Sonuç itibarıyla, inatlaşma sürüyor, kaos sürüyor. Olan gençlerimize, çocuklarımıza oluyor.

H.HÜSEYİN DULUN

22 Eylül 2021, Antalya

Yararlanılan kaynaklar:

https://antalyakorfez.com/haber/48834-bagisci-krizi-muduru-yedi

https://www.milliyet.com.tr/cadde/pekinel-kardeslerin-antalya-saskinligi-1200431?fbclid=IwAR01CGNDm0nGC-9fshICqggA-g5BWpt_vSOl8wteByaFEVxycvspFF0VF2Y

https://antalyakorfez.com/haber/48763-konservatuvar-rektore-takildi-?fbclid=IwAR3YYRE7HCsfp4rVDwDwfgeXyMTO5lemsMpRroco5vh2ad3PVOPGS0N1JBs#.YTtQkYNLzVA.faceboo

https://www.gazeteduvar.com.tr/akdeniz-universitesi-konservatuarinda-bagis-krizi-cikti-haber-1534667


 


 

Reklam
Bu yazı 1489 defa okunmuştur .

Son Yazılar