Aden Trio ve Hande Dalkılıç'la Nemeth Quartet
Reklam
AYŞE ÖKTEM

AYŞE ÖKTEM

Ses Evreni

Aden Trio ve Hande Dalkılıç'la Nemeth Quartet

14 Şubat 2020 - 13:09 - Güncelleme: 14 Şubat 2020 - 13:25

Bu yıl 5. si düzenlenen Bilkent Müzik Günleri oda müziğine olan ilginin bir göstergesi olması bakımından insanı şaşırtıyor. Yıllar önce, oda müziği hiç icra edilmiyor, ya da çok az, diye hayıflandığımda, hatırlarım, ilgi olmaz denmişti. İyi şeyler sunulduğunda, dinleyicinin buna ilgisiz kalmayacağını, kalamayacağını Bilkent Müzik Günleri etkinlikleri gösteriyor.

Bu etkinliklerin ikincisi 12 Şubat akşamı gerçekleşti. Aden Trio ile piyanist Hande Dalkılıç ve Nemeth Quartet’in hazırladıkları program salonu tamamıyla dolduran dinleyicilerin beğenisini de kazandı.

Konserin ilk yarısında çalan Aden Trio 2017 yılında bir araya gelmiş. Dağıtılan programdaki kısa açıklamalardan Yağızcan Keskin (klarnet); Ferec Necef (viyolonsel) ve Tayfun İlhan’dan (piyano) oluşan üçlünün aktif konser programı dışında, öğretim, orkestra üyeliği faaliyetinin de olduğu anlaşılıyor. Üçlü Mozart ve Beethoven’in triolarından oluşan bir program seçmişti.

Yakın arkadaşlarından bazılarının nefesli saz çalmasından da kaynaklanan bir nedenle olsa gerek, Mozart klarnet, obua vb. çalgıları opera, konçerto, senfoni, oda müziği, kısacası tüm bestelerinde çokça kullanmıştı. “Kegelstaat” alt başlıklı KV 498 eser sayılı Trio esasında klarnet, viyola ve piyano için bestelenmiş, daha sonra “keman veya viyola” şeklinde bir edisyon basılmıştı. İlginç bir birlikteliğin güzel örneklerinden olan 1786 tarihli eseri Aden Trio, Ferenc Necef’in viyolonsel uyarlamasıyla seslendirdi.

Bestecinin derin duygularını ifade şekli olarak belirlediği bir tonalitede, mi bemol majör tonalitesinde bestelenen üç bölümlü, melodik açıdan zengin, parlak, neşeli bir eser olan Trio’da üç enstrümanın ezgi zenginliği eşit ağırlıklı paylaştırılmış.

Aden Trio’nun çaldığı ikinci eser, L. van Beethoven’in Piyano, Klarnet ve Viyolonsel için Üçlüsüydü (Op. 11). Mozart’ın üçlüsünden on iki yıl sonra bestelenmiş olmasına karşın, iki eser arasındaki tarz benzerliği dikkat çekiyor. Alt başlığı sokak şarkıcısı anlamındaki Gessenhauer olan eser, sevimli. Neşeli bir şekilde başlayıp, viyolonselin duyguyla dolu anlatımıyla biraz hissi, çokça romantik devam eden ikinci bölümden sonra Trio, 9 çeşitlemeden oluşan üçüncü bölümle sona ermekte. Bu bölümde üç enstrümanın ana temayı bir bir alıp, paslaşmaları esere hem kıvrak, hem zarif bir hava katmış.

Aden Trio her iki yapıtta da çok uyumlu, dengeli icrasıyla iyi bir performans sergiledi. Mozart’ın klarnet partisi güç olan Trio’sunda olsun, Beethoven’de olsun Yağızcan Keskin de, piyanoda Tayfun İlhan da kıvraklık, parlaklık, anlatım güçleriyle başarılıydılar. Viyolonselci Ferec Necef, iki yapıtta da zaman zaman entonasyon sıkıntısı yaşasa da, genel olarak Aden Trio iyi yorumlar sundu.

İkinci yarıda sahnede piyanist Hande Dalkılıç ile Gülen Ege Serter (keman), Şeniz Aybulus (keman), Elena Ünaldı (viyola) ve Mutlu Varlık Kocaili’den (viyolonsel) oluşan Nemeth Quartet vardı. Hande Dalkılıç A.Ü. Ankara Hacettepe Konservatuarı hocalarından; çok enerjik, aktif bir piyanist; solo veya gruplarla değişik programlardan oluşan konser takvimi var. Nemeth Quartet ise 2013 yılından beri birlikte oda müziği icra eden, dallarında seçkin dört genç hanımdan oluşuyor.

Dinleyicilere sundukları yapıt, Çek besteci Dvořák’ın en olgun oda müziği eserlerinden, folklorik özelliklerin ince biçimde yansıtıldığı, 1887 tarihli La majör Piyanolu Beşlisiydi. Melankolik pasajlarının, romantizminin yanında, canlı, neşeli bölümleriyle, insanı içine çeken bir eser bu.

Piyanoda Hande Dalkılıç’ın enerjik, etkin çalışı ve tertemiz tuşesiyle desteklediği Nemeth Quartet, oldukça eskiye dayanan birlikteliğin ve virtüozitelerinin verdiği güvenle Dvořák’ın kusursuz bir denge ve teknik ustalığa sahip eserini lâyıkıyla seslendirdiler. Muhteşem 2. Bölüm, Dumka’da bestecinin esere yedirdiği Slav ruhunun inceliğini güzel yansıttılar. Kemanların “forte” pasajlarda biraz keskin tınlaması bize tek olumsuz nokta olarak yansıdı. Bununla beraber, Dörtlü’nün “kişilikli” olduğunu; iyi yorumlarıyla Ankara dinleyicisinin beğenisini kazandıklarını vurgulamak gerek.

AYŞE ÖKTEM

14 Şubat 2020, Ankara

Fotoğraflar: Şefik Kahramankaptan

Bu yazı 1250 defa okunmuştur .

Son Yazılar