Mozarthaus ve ÇSM'de Sezona başlangıç
Reklam
  • Reklam
AYŞE ÖKTEM

AYŞE ÖKTEM

Ses Evreni

Mozarthaus ve ÇSM'de Sezona başlangıç

02 Kasım 2017 - 11:55 - Güncelleme: 06 Kasım 2017 - 22:59

2017/2018 sezonunu Mozarthaus ve ÇSM'de resitallerle açtık bu sene. Resital verilebilecek mekânların çoğalmış olması müzikseverlere de fırsat çeşitliliği sunuyor.

Ankaralı müzikseverlere artık kendini iyice kabul ettirmiş konser mekânlarından biri olan Mozarthaus bu sezon viyolonselci Ozan Evrim Tunca’nın konseriyle açıldı. Kendisine piyanoda İlter Vurucu eşlik etti. Bach’tan başlayarak David Popper, Dvorak, Paganini, Çaykovski ve Sarasate’ye varan, oldukça geniş bir besteci yelpazesi içinde, hayli romantik bir program oluşturmuştu Tunca. Sarasate’nin canlı, heyecanlı Endülüs danslarından Zapateado istisnaydı. Zapateado adlı eseri, konserlerde daha çok keman/piyano versiyonuyla dinlemişliğimiz vardır. Eser viyolonsel/ piyano sürümüyle bambaşka, daha etkileyici geldi bu kez. Paganini’nin, Rossini’nin “Musa Mısır’da” adlı operasından, Musa’nın duası teması üzerine çeşitlemeleri, hüzünlü başlayıp, sonradan teknik incelikleri sergilemeye olanak tanıyan bir eser. Dvorak’ın Sessiz Orman, Çaykovski’nin Hüzünlü Vals adlı yapıtları da melankolinin tavan yaptığı yapıtlar; Ozan Evrim Tunca viyolonseliyle bestecinin duygusallığını, romantizmini salondakilere güzel aktardı; kendisi de esasen hayli romantik bir fiziğe sahip esasen. Parça aralarında eserler hakkında öz açıklamalar da yapan Ozan Evrim Tunca, müzisyenliği dışında, eğitici faaliyetleri de olan bir icracı; 60 dakikada Klasik Müzik adlı içinde CD de içeren kitabı, sıkmadan gençlere klasik müziğin temel düşün ve bilgilerini, örnekleriyle aktarmayı hedefleyen bir güzel çalışma. Kendisine piyanoda eşlik eden İlter Vurucu ile uyumlu, dengeli bir ikiliydiler.

Özgür Ünaldı’nın piyano resitali Mozarthaus’ta gittiğimiz ikinci etkinlik oldu. Özgür Ünaldı resital programını çeşitli bestecilerin çeşitlemeleri üzerine tasarlamıştı. Çeşitleme, yüzyıllardır besteciler tarafından çok sevilen bir yazım şekli olduğundan, piyano veya başka enstrüman için, hayli zengin bir kaynaktır. Ünaldı da beş besteciden seçtiği çeşitlemeler sundu dinleyicilerine. Mendelssohn’un Ciddi Çeşitlemeler’i, Mozart’ın Bir Fransız halk şarkısı üzerine bestelediği ve bizde yaygın olarak Daha dün annemizin… şarkısıyla bilinen 12 Çeşitlemesi; Schubert’in Si bemol majör Impromptu’sü, Beethoven’in Orijinal Bir Tema üzerine do minör 32 Çeşitlemesi ve nihayet ustalık isteyen Rahmaninov’un Corelli’nin Bir Teması Üzerine Çeşitlemelerini çaldı. Ünaldı’nın çok zengin bir konser/resital geçmişi var. En ziyade hangi bestecilere, eserlere yoğunlaşmış, bilemiyoruz ama “Çeşitlemeler”, tuşesinin berraklığını, yumuşaklığını, tekniğinin sağlamlığını göstermesi için yeterliydi, zira program en romantiğinden, en duygulu ve hüzünlüsüne, teknik bakımdan en zorlusuna kadar zengin içerikli eserlerden oluşmuştu. Özgür Ünaldı ilkbaharda CSO ile Mozart’ın la majör konçertosunu çalacak, bizden duyurması.

Yaşamını Almanya’da sürdürmekte olan piyanist Burak Çebi’yi ilk kez dinledik. Bach, Beethoven ve Chopin’den oluşuyordu program. Dört Noktürn (la bemol majör, do minör, mi minör ve re bemol majör) ve la bemol majör Ballad ile Burak Çebi genç yaşına rağmen, belirli düzeyde olgunluğa ulaştığını göstermek ister gibiydi, bunda da başarılı oldu. Dört numaralı Ballad’ın hayli heyecanlı son bölümünde teknik hâkimiyetini gösterdi. Beethoven’in “Waldstein” sonatının ikinci bölümü olarak bestelediği, lakin sonradan Sonattan çıkardığı, zarif mi zarif “Andante Favori” ve onu izleyen fa minör 1 numaralı piyano Sonat’ta yumuşaklık, berraklık, abartısız bir dinamizm sergilemesiyle, başarılıydı.

Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi ise Ankaralıların iyi tanıdıkları, sevdikleri piyanistler, Selin Şekeranber ve Yudum Çetiner (Duo Blanc & Noir) ikilisinin resitaliyle sezonu açtı.

 İkili Moritz Moskovski’nin 23 eser numaralı Yabancı Diyarlar adlı süitinden Rusya, Almanya, Polonya ve Macaristan başlıklı, her bir ülkenin müziksel renklerini güzel yansıtan dört parçadan sonra, Schubert’in dört el için fa minör Fantezisini seslendirdiler. Bu melankolik, dramatik, oldukça da karanlık yapıtı duygusallıkla, dengeli, uyumlu seslendirdiler, her zamanki gibi. İstanbul’da Kış Sabahı çok deskriptif bir eser; bestecisi Fazıl Say Ferhan-Ferzan Önder ikilisi için uyarlamış bu dingin eseri. Önder kardeşleri aynı yapıtta dinlemiş bir kimse olarak Şekeranber ve Çetiner ikilisinin de çok başarılı olduklarını belirtmem gerek. Johannes Brahms’ın dört Macar Dansının dört ele uyarlanmış (Çetiner’in uyarlaması olduğunu öğrendik) versiyonunun enerjik icrasıyla resitallerini tamamladılar. Yıllarca birlikte çalmanın verdiği rahatlık ve güvenle sahneye çıkan bu iki genç hanımı dinlemek her zaman keyifli oluyor.

AYŞE ÖKTEM

2 Kasım 2017

 

Bu yazı 1260 defa okunmuştur .

Son Yazılar