Ağaoğlu'nu Uğurlar, Erbil'i Anarken ...
GÜNAY GÜNER

GÜNAY GÜNER

İnceyazın

Ağaoğlu'nu Uğurlar, Erbil'i Anarken ...

20 Temmuz 2020 - 17:13 - Güncelleme: 20 Temmuz 2020 - 17:28

 

Usta Yazar Adalet Ağaoğlu da bu salgın günlerinde, 14 Temmuz 2020’de yaşamını yitirdi. 91 yaşındaydı; yakın zamandaki bir söyleşisinde uzun yaşamaktan yakınmıştı.

Birkaç yıl önce, ilk romanının adı, “Ölmeye Yatmak” dillerdeydi. “Ölmeye yattı”, “ölmeye yatacaktı…” Yayımlandığı dönemde okumuştum; o günlerdeki bilinç düzeyime karşın, kitap beni huzursuz etmişti. Belki de amaçladığı buydu…

Türk yazınında bir öbek yazar üç yüz yıldır cumhuriyette yaşadığımızı, görece özgürlük durumunda bulunulalı hayli uzun zaman geçtiğini düşünerek, böylesi bir algıyla, varsayımlara dayalı örtük bir yaklaşımla yazdılar, yazmaktalar. Kemal Tahir, Attilâ İlhan, Adalet Ağaoğlu, Oğuz Atay, Yusuf Atılgan gibi yazarlar buna örnek olarak sunulabilir. Adalet Ağaoğlu’nun romanındaki sözgelimi kadın kişilik, haklarını kazandığı cumhuriyetle barışık değildir; sahiplenme, örgensel bağ ilişkisi göstermez. Tersine huzursuzdur. Oysa roman kişisi entelektüel bir kadındır… Neyin yanında, neyin karşısında olması gerektiğini bileceğini varsayarız. Ne ki batılılaşma, modernizm bunalım nedeni bir tepeden inmeciliktir çizilen kişiliklere göre. Cumhuriyet balodur, içtenliksiz, hamaset dolu nutuklardır, taşra dalkavukluğudur…

Adalet Ağaoğlu’nun en bütünlüklü, dengeli, alıp götüren romanı “Fikrimin İnce Gülü”dür. Ağaoğlu 12 Eylül 1980 faşizmi günlerinde, “Fikrimin İnce Gülü” nedeniyle soruşturmaya uğrar. Romanda yan motif olarak yol boyunca darbe atmosferine yer vermiştir. (Ağaoğlu ikinci 12 Eylülde, 12 Eylül 2010 anayasa değişikliği halkoylamasında ise değişikliği, AKP’nin tarihsel geri gidiş atağını desteklemiştir. “12 Eylül” bölümü bile Ağaoğlu’nda çağrışım yaratmamış demek ki…. Yakın zaman önce ise pişmanlığını acı biçimde dillendirmiştir.) “Fikrimin İnce Gülü” bir otomobil fetişi izleğini de işler. Bu yönü üzerinde pek durulmamıştır. Mercedes’in yıldızının yolda düştüğünün ayrımına varan roman kahramanı kederinden kahrolur.

Yazar Erendiz Atasü, 17 Temmuz 2020 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan “Adalet Ağaoğlu İçin…” başlıklı yazısında çok yerinde ve yakıcı olguları vurguladı.

Adalet Ağaoğlu Türk Devriminin, cumhuriyetin yarattığı olanaklarla yetişmiş yetkin bir değerimizdir.

Yapıtlarıyla aramızda olacak, yaşayacaktır. Işıklarda uyusun.

LEYLA ERBİL'İ ANARKEN

9 Temmuz 2013’te yitirdiğimiz Usta Yazar Leyla Erbil Türk yazınında özgünlüğün, yeniliğin, aynı zamanda toplumsal duyarlığın uç noktalarındadır.

K. Marks ile S. Freud’dan düşünsel kaynak olarak beslendiği belirtilse de hiçbir noktaya, yere, akıma biçimsel bağlarla bağlanmadı.

En çok 1971’de yayımlanan “Tuhaf Bir Kadın” adlı romanıyla tanındı; “Tuhaf Bir Erkek” ise 2013’te yayımlandı. Hallaç, Gecede, Eski Sevgili, Cüce, Kalan… her biri Türkçenin doruklarındadır.

Kıyımların, insan onurunun çiğnenişinin, Sivas Kıyımının acısı romanına ince bir sızı gibi işler.

Nobel Yazın Ödülüne aday gösterilen ilk Türk kadın yazardır.

Hep bir nakışçı özeniyle işini yaptı; sessizce, kendini öne çıkarmadan.

Aydınlanmacı kimliğini son soluğuna kadar bayrak gibi taşıdı.

Leyla Erbil’i büyük saygıyla, özlemle anıyorum.

Günay Güner

20 Temmuz 2020, Ankara


 

Bu yazı 3477 defa okunmuştur .

Son Yazılar