“Çırpınışlar” ve Necati Tosuner
Reklam
  • Reklam
GÜNAY GÜNER

GÜNAY GÜNER

İnceyazın

“Çırpınışlar” ve Necati Tosuner

08 Haziran 2016 - 18:39

Necati Tosuner Türk yazınının usta yazarlarındandır. Bu tümcedeki “usta” sözcüğü, Tosuner’in başarısı, özgünlüğü, dil buluşları, işçiliği yanında sıradanlaşıyor. Necati Tosuner’in yapıtlarını açıklamada her girişim, yöntem, tümce eksik kalıyor.

Türk Dil Kurumu Ödülünü kazanan ilk romanı “Sancı… Sancı…” (1977) yayımlandığında, Tosuner’in yazarlığının ön dördüncü yılındaydı ve üç öykü yapıtı yayımlanmıştı: Özgürlük Masalı, Çıkmazda, Kambur. (Ardından birçok ödülün yazarı oldu). Tosuner, kitaplarının birbirini hazırladığını, evreler oluşturduğunu özellikle belirtir. Dergilerin bir sınanma yeri olarak değerini ve günümüzde bu boşluğun büyüdüğünü vurgular. (Demirci, 28 Nisan 2016).

Son dönem yapıtları yönünden Türkiye’deki eksen değişikliğini anlattığını söylediği roman üçlemesi “Kasırganın Gözü”, “Susmak Nasıl da Yoruyor İnsanı!”, “Korkağın Türküsü” diğer üstün yapıtlarının yanı sıra yetkin bir bütünlük oluşturuyor.

Tosuner’in yeni yapıtı “Çırpınışlar” ise apayrı bir nitelikte. Yazar, en yorgun döneminde yazıldığını belirtiyor. Ne ki dirilikle birlikte süren bir yorgunluk…

Çırpınışlar roman türünde kayıtlanmasına karşın, görkemli bir şiir. En hasından, özgününden, çağrışımlısından şiir yapıtıyla yüz yüzeyiz. Şöyle söylüyor Tosuner:

Benim yazarlığımda kendimden yola çıkarak anlatışım çok önem taşır. Bunda güç kaynağı olarak ilk bakışta yalınlık görünse de kendini anlatmadaki içtenlik, ondan daha da önde gelir. Bir şey güzel bulunursa şiir de oradan uzakta değildir” (Demirci, 28 Nisan 2016).

Birer tümcelik şiir perdelerle, açılışlarla giriliyor dört bölüme. Varılan bölümler ise çarpıcı çırpınışlar; insancı, çağın yakıcılığında acılı, dirençli çırpınışlar… Adeta bir esriklik durumu; şamanca bir esriklik.

Habib Bektaş, Tosuner’in yapıtlarının benzersizliğini, içtenliğini, çok katmanlılığını, özgürlükçülüğünü vurguladığı; özellikle Çırpınışlar öncesi yazın sürecini anlattığı yazısında:

Tosuner’in öykülerini, romanlarını okurken hep yeniden yazmışımdır, çoğaltmışımdır, onun resimlerine yeni resimler, şiirlerine şiirler eklemişimdir elimden geldiğince. Tosuner, okurunu yeni açılımlara, yorumlara özgür bırakır” (Bektaş, 28 Nisan 2016).

Necati Tosuner kuşkusuz görkemli Türkçesiyle yaratır. Türkçenin Necati Tosuner bilincinden, yaratısından süzülerek ulaştığı doruk, büyük bir mutluluk, sevinç kaynağıdır.

Genç yazar gönüllüleri işte Tosuner ve benzer ustaları örnek almalılar; Arapça, Farsça, (dil sayılırsa) Osmanlıca sözcüklerden yarar uman aymazları değil. (Tosunerlerin dilini, Türkçesini övmekten kaçınamayan kimi eleştirmenlerin, kendi “Türkçelerinde” Dil Devrimine anlaşılmaz soğuklukları ise ayrı bir gerçektir).

İşte sözkonusu görkemli dile, şiire örnek bir bölüm:

Gerçek-ten

Başkalarının anılarıyla çoktan kurumuş bir çiçek gibi suyu çoktan unutmuş ve tozlanmış, yıpranmış ve lime lime olmuş. Başkalarının anılarıyla kurumuş bir çiçek gibi! Kim, neyi, nasıl bilecek?.. Kim, nasıl ve niçin bilecek, -neyi?.. Kurumaya kalınışın o kurumuş, hepten kurumuş çekimini nasıl, kim soracak niye diye?.. Kurumuş çiçekte -bile- hep aranan tek varlık nedeni. Olmazsa olmazı, kaçınılmazı. En önde gelen koşulu. Yaprakları, organları, gövdesi, sapı, varsayılan kökü. Görülmeyen. Görülmeyen kökü ve kuramsal olarak bilinen uzun ya da kısa ömrünün geçmişliği, nasıl da geçmişliği. Boşa boşa -mı- geçmişliği. Uğradığı kesin değer yitimi: Solan renkleri. Eskiden olan çiçek kokusu ve şimdi ot gibi de olmayan değişmiş kokusu. Solgun kokusu. Anımsanan o ünü pek yaygın kadifesi. Apresi. Tuşesi. Üzünç veren yıpranmışlığı oysa. Ah, hiç beklenir miydi?.. Hele, boyun büker oluşu. Öyle ya, nereden nereye omuzlarının hani dimdik duruşu. Unutulmaz, erişilmez güzel duruşu. Çığlık attı atacak o hiç bitmez sanılan neşesi…” (Tosuner, 2016: 79).

Tosuner’in sözcüklerden nasıl güç aldığı da belirgince görülüyor.

Necati Tosuner’in büyük emek işi, birikim işi, evrensel düzedeki yapıtları insanlık ekinini selamlıyor.

 

Kaynaklar

Bektaş, Habib, “Çırpınışlar’a Doğru”, Cumhuriyet Kitap, 28 Nisan 2016.

Demirci, Poyraz, “Anlatmak İstiyorsan Anlatmalısın”, (Necati Tosuner’le Söyleşi), Cumhuriyet Kitap, 28 Nisan 2016.

Tosuner, Necati, “Çırpınışlar”, (Roman), T. İş Bankası Kültür Yay., 2016

 

 

 

 

Bu yazı 2234 defa okunmuştur .

Son Yazılar