Aksu Malikhanesi'nde minik piyano öğrencileri
ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

Yansımalar

Aksu Malikhanesi'nde minik piyano öğrencileri

11 Haziran 2018 - 14:58 - Güncelleme: 11 Haziran 2018 - 15:21

Ev konserleri hiç düzenlilik ve süreklilik kazanamaz Türkiye'de. Nedenlerini kolayca tahmin edebiliriz. Piyanolu ev sayısının azlığı, maliyeti karşılayamama, gelen dinleyicinin katkı konusunda gönülsüzlüğü başlıca nedenler. Ama gene de, arada sırada bu tür etkinliklere rastlanıyor. Örneğin, 10 Haziran 2018 Pazar öğleden sonra “Esra Aksu ve Öğrencileri” üst başlığı altında bir “Salon'da Piyano Konseri”ne tanıklık ettik. Salon, Esra-Yener Aksu çiftinin Ankara'da yaşadıkları villanın salonuydu. Konser, Esra Aksu öğrencilerinin öğrendiklerini kısaca anne-baba ve öteki yakınlarına sergileyecekleri küçük bir gösteriydi.

Esra Aksu, kendini eğitimciliğe adamış bir genç piyanist. Eskişehir Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’nde 12 yaşında Prof. Zöhrab Adıgüzelzade başladığı eğitimini Bilkent'te Emre Şen, Başkent'te Prof. Kamerhan Turan ile tamamlayıp lisans diplomasını aldıktan sonra Bilkent Üniversitesi Erken Müzik Eğitimi Programında eğitimci olarak çalışmaya başladı. 2017'de ise ayrılarak kendi piyano stüdyosunu kurdu. Önümüzdeki sonbahardan itibaren, halen Çayyolu'nda yapımı devam eden kendilerine ait Schubert Müzik Okulu'nda derslerine ve müzik etkinliklerine devam edecek.

Esra Aksu, bu konserle ilk kez topluluk önüne çıkarak yaptığı işi ve öğrencilerini anlattı:

Yaklaşık beş yıllık eğitmenlik yaşamımda şunu deneyimledim: Müzik girdiği her evde yeni bir pencere açıyor, yeni bir vizyon katıyor. Sadece sanat olmaktan çıkıp kendini ifade etme biçimine dönüşüyor. Daha okuma yazma öğrenmemiş 5 yaşında bir çocuğun dünyasına giren müzik; konuşmasına, resmine, sosyal algısına, hatta gelip derste ‘ben bugün yaşadıklarımı piyano ile anlatacağım’ demesine kadar varıyor. Eğer gidiyorsa, okuldaki başarısına da olumlu katkı yapıyor. Bu nedenle her dersten sonra attığım tohumların, ileride nasıl yeşereceğini, nasıl da bizden özgürleşip bir hayat anlayışına dönüşeceğini gördükçe bir umut kaplıyor içimi.”

Çocukları küçükten büyüğe sırayla piyano başına alıp, çalacakları notayı yerleştirdi Esra. Özellikle miniklerin geliş gidişleri, selam verişleri salonu dolduranların sempatisini kazanırken, küçücük parmakların tuşların üzerinde nota izleyerek çalışlarına tanıklık ettik.

 

Küçükten büyüğe sıralayalım çocuklarımızı: Ali Karan Başaran, Mira, Ali Emir Başaran, Duru Meral, Deniz Aksu, Nisan Ark, Ada Temürtürkan, Pırıl Güraksu, Ilgaz Türkmenoğlu, Tibet Güraksu, Zeynep Eren ile genç öğrenciler Nilgün Orhan ve Tuğçe Bağcıoğlu.

Bu girişimlerin önemi şurada: Türkiye'nin çok sayıda “solist”e ihtiyacı yok, öncelikle müzik kültürü edinmiş, bir enstrüman çalmasını bilen doktorlara, mühendislere, hukukçulara, siyasetçilere ihtiyacı var. Bu çocuklar birer müzisyen olmasa da, müzik alanında bilgi ve beceri edinmiş olarak esas mesleklerine sahip olacaklar.

Özellikle üniversite öğrencisi olan, kendisini müzik etkinliklerinde sıkça gördüğüm Tuğçe Bağcıoğlu'nun azmi ve başarısı alkışa değer. Doğuştan sağ elinden yoksun olan genç kızımız, sol eliyle piyano çalışmalarını ve derslerini israrla sürdürüyor. İlk parçayı Esra Aksu ile birlikte çalıp, Can Can dansının ritmiyle bizi kısaca Paris'e taşıdılar. Ardından Tuğçe, sol eliyle bir “Gigue” seslendirdi.

Bu salon konserinin sürprizi, genç kemancılarımızın en tanınmışlarından Berfin Aksu'ydu. Berfin, Yener Aksu'nun rahmetli ilk eşinden kızı ve Bilkent'in ardından Londra'da Yehudi Menuhin Okulu'nda liseyi tamamladı, şimdi İngiliz Kraliyet Müzik Akademisi'nde lisans üçüncü sınıfa geçmiş durumda.

Sınavlarını tamamlayıp geldiği baba evinde ayağının tozuyla mükemmel bir Bach “ Chaconne” seslendirmesi yaptı. Ardından da Esra Aksu'nun piyanosu eşliğinde Manuel Ponce'un romantik serenadı Estrellita'ya büyük kemancı Jascha Haifetz'in yaptığı keman düzenlemesini seslendirerek büyük alkış aldı.

Konserin bitmesiyle birlikte konuklar ve çocuklar bahçeye yayıldılar. Bu konserin onur konuğu Devlet Sanatçısı Suna Kan'dı. Uzun süredir gelişimini izlediği Berfin'i dinlemek için gelmişti, bu vesileyle görüşüp dertleşmiş olduk. Henüz yazlığa gitmemişti, pek çoğumuz gibi seçim sürecinin tamamlanmasını bekliyordu.

Duyarlı aileleri, olumlu girişimleri gördükçe umutlanıyoruz...

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

11 Haziran 2018

 

 

Reklam
Bu yazı 1833 defa okunmuştur .

Son Yazılar