Bir Cumhurbaşkanı Desidero'yu nasıl dinledi?
Reklam
ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

Yansımalar

Bir Cumhurbaşkanı Desidero'yu nasıl dinledi?

26 Mayıs 2017 - 12:31 - Güncelleme: 27 Mayıs 2017 - 16:17

Dünyada en çok talep gören, en sık çalınan klasik müzik eserleri hangileridir? diye sorduğunuzda Joaquin Rodrigo'nun Gitar Konçertosu ilk beşe girer. Özgün hali yanında değişik enstrüman ve topluluklar için yapılmış pek çok düzenlemesi vardır. Her gitarist bu zor eseri gereğince icra edemez. Kuzey Kıbrıs'taki müzikseverler bu popüler-klasik eseri, 1. Yakındoğu Uluslararası Gitar Festivali'nde, şu anda dünyada sayılı icracılarından biri olan İtalyan gitarist Aniello Desidero'dan (d.1971) KKTC-Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası eşliğinde dinleme fırsatını buldular.

Önce konserle ilgili bazı notları paylaşayım. KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, dinleyiciler arasındaydı. Sanatçı kapısından sessizce salona girdi, ön sıradakilerle el sıkışıp yerine oturdu. İlk iki sıradaki dinleyicilerin bir bölümü ayağa kalkıp karşıladı, o kadar. Salonun büyük bölümü bu girişin farkında bile olmadı. Ortada ne koruma ordusu, ne telaş, ne de yapılmış bir anons vardı. Eşim şaşırıp "Cumhurbaşkanına kimse ayağa kalkmadı" deyince ne yapayım, "Burası demokratik bir ülke" yanıtını verdim!

O kadar demokratik ki, farklı siyasi görüşlerden iktidara gelenler, öncekinin yaptığı olumlu işler varsa, sırf o yaptı diye bunu bozup tersine tersine gitmiyor! Bunun en güzel örneği de, bu konserde Desidero'ya eşlik eden KKTC-CSO'ydu. Kuruluş yasasını KKTC Meclisi'nden geçiren önceki Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'ydu. Bu makama Mustafa Akıncı seçilince, yasayı uygulamaya başlayıp KKTC-CSO'nun kuruluşunu sağlamış, gelişmesi için de elinden geldiğince, bütçe imkanları doğrultusunda desteğini sürdürmüştü. Konsere gelmesi, sonrasında sanatçıları kutlaması ve gene sessizce yanında sadece bir adet korumasıyla Yakın Doğu Üniversitesi Salonu'ndan ayrılması da bunun göstergesiydi.

KKTC -CSO, gelişimini hızla sürdüren ancak bu ivmenin devam etmesi için yeni kadrolara gereksinimi bulunan bir orkestra. Şimdilik şef dahil yaylı ağırlıklı 19 kişiler. Üç önemli postta Kıbrıs Türklerinden Ankara Devlet Konservatuvarı mezunu sanatçılarımız bulunuyor. Koordinatör CSO'dan gelme kornocu Mustafa Kofalı, şef İzmirDOB'dan emekliye ayrılan besteci Ali Hoca, başkemancı da gene CSO'dan gelme Nihat Ağdaç. Elemanlarını ciddi sınavlarla aldılar, Ağustos'ta yeni bir sınav açıp öncelikli gereksinimleri olan üflemelilere yeni müzisyenler almayı planlıyorlar.

Gecelerini gündüze katarak çalışan Kofalı, Hoca ve Ağdaç'ı, onların ve orkestranın sağlamca arkasında duran Cumhurbaşkanı Akıncı'yı kutlamayı borç biliyorum.

Gelelim konsere... Sekiz uluslararası yarışma birinciliği bulunan Aniello Desidero'nun gitarının düz amfi biçimindeki ve akustik bakımdan biraz sağır olan Yakın Doğu'nun çok amaçlı salonunun her köşesinden duyulabilmesi için gerekli ses yükseltme düzenlemesi kurulmuştu. Korno dışındaki üflemeli sanatçıları bu konser için Türkiye'den seçilerek takviye olarak getirtilmiş bulunan KKTC-CSO'nun şefi, kıvırcık uzun saçlarıyla G. F. Haendel'e benzettiğim Ali Hoca ile iri yarı yapısı nedeniyle elindeki Müller gitarı oyuncak gibi duran Desidero alkışlarla yerini aldığında, salon dolmaya devam ediyordu. Bir kültür hizmeti olarak hep olduğu gibi halka ücretsiz açık olan konserde Yakın Doğu'nun çeşitli fakültelerinden hocalar, öğrenciler, festivale eğitici ve öğrenci olarak katılan gitaristler ve Lefkoşa ile Girne'de aralarında çoğu İngiliz yabancıların da bulunduğu Kuzey Kıbrıs halkı yer alıyordu.

Rodrigo’nun İspanyol iç savaşının bittiği 1939 yılında bestelediği üç bölümlük eseri Desidero yıllardır âdeta "gözü kapalı" sanki otomatiğe bağlanmış gibi çalıyor. Ama bu alışkanlık, icra güzelliğini etkilemiyor. Soloları, ikinci bölümdeki uzun kadansı gene hatasız ve pırıltılı biçimde işledi. Desidero, bu konçertoyu âdeta engebesine göre hızlanıp yavaşlayan bir nehir gibi akıtıyor. Üstün teknik ve müzikalite bir arada. Ama aslı kendini beğenmişlik yok, aksine tam bir tevazu örneği oluşturuyor.

Şef Ali Hoca, gösterişten uzak, kendini değil orkestra ve solisti öne çıkaran yalınlığını, yönetimine de yansıtıyor. Gereken hareket ve vuruşları, gerektiği yerlerde yapıyor, doğru vuruşlarıyla yerinde giriş ve bitişleri sağlıyor, solist-orkestra uyumunu en iyi biçimde gözetiyor. tribünlere oynamıyor, eserin en iyi biçimde seslendirilmesine yoğunlaşıyor.

Sağlanan tınısal bütünlükten Desidero da çok memnun kalmış olmalıydı ki, orkestrayı hararetle alkışladı, ayrıca bu konçertonun önemli özelliklerinden biri olan obua sololardaki icra güzelliği nedeniyle Çağın Dostel'i öncelikle işaret ederek kutladı.

Peki ya salon? Cumhurbaşkanının salona girişinin farkına bile varmayan dinleyici, eserin sonunda ayağa kalkarak Desidero'yu alkışlamaya başlayan Akıncı'yı izleyerek, İtalyan gitarist ve orkestrayı ayakta alkışladı... Sosyal medya jargonuyla "İşte bu!"...

Konser sonrası Desidero'yla kısa sohbetimizde "Rodrigo'da 100 konseri buldunuz mu?" diye sordum, "Bulduk herhalde" dedi, "Her yerden, tüm ülkelerden Rodrigo çalmamı istiyorlar, artık sayısını ben de hatırlamıyorum ama talep devam ediyor" diye ekledi.

Konserin ikinci yarısı için Ali Hoca, George Bizet'in Carmen ve Arlesienne Süitlerinden bir seçki hazırlamıştı. Bu parlak parçaların üflemeli sololarında ADK'ndan Ekrem Öztan ile HSO'nun klarnetçisi genç Doğa Sarıgül, fagotta CSO'dan Gökçen Girici ile ÇDSO'dan Eray İnal, flütte HSO'dan Aslıhan Sağıroğulları ve Eylül Can Akdağ, trompette Ankara Opera Orkestrası'ndan Mutlu Özel ve Beril Demirçelik, timpanide Mersin Opera Orkestrası'ndan Seda Balkarlı, tınısal güzellikleriyle müziğin bütünleşmesine önemli katkı sağladılar. Hele Ekrem Öztan'ın süitlerdeki soloları hârikaydı.

Kuzey Kıbrıs'ın müzik yaşamında Yakın Doğu Üniversitesi ile KKTC-CSO'nun sadece bu festivale özgü olmayan işbirliğini de yabana atmamak gerek.

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

26 Mayıs 2017

Bu yazı 3059 defa okunmuştur .

Son Yazılar