Elvin Hoca'nın Şostakoviç'le Bursa* sefâsı...
Reklam
  • Reklam
ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

Yansımalar

Elvin Hoca'nın Şostakoviç'le Bursa* sefâsı...

22 Ocak 2016 - 23:03 - Güncelleme: 22 Ocak 2016 - 23:15

Uzunca bir süredir Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası'nı ziyaret edip bir konser dinlememiştim. Bursa Filarmoni Derneği'nin israrlı daveti üzerine programı iyice inceleyip, 6 yaşından bu yana gelişimini izlediğim Elvin Hoca Ganiyev'in 21 Ocak 2016'da Bursa'da Dimitri Şostakoviç'in La minör 1. Keman Konçertosunu seslendireceğini gördüğümde seçimimi yaptım.

Annesi Nermin Hoca Ganiyeva piyanist, babası Hayrettin Hoca çellistir. Bilkent Senfoni Orkestrası'nın kuruluşu sırasında geldikleri Ankara'da tanışıp evlendiler, Elvin de 1997'de Bilkent'te doğdu. Keman çalışmaya dedesi Server Ganiyev'le başladı. Rahmetli Ganiyev, Çaykovski Konservatuvarı'nda Rus müziğinde önemli bir kuşağın dönemdaşıydı. Elvin'deki yeteneği, dinleyen arkadaşları da gördüler. Elvin, keman dağarının virtüozite isteyen seçkin parçalarını çok küçük yaşta çalmaya başladı, hep yaşının önünde seyretti.

Konserden önce ondan hangi konçertoları dinlediğimi düşündüm. Lalo İspanyol Senfonisi, Çaykovski ve Brahms'da çok başarılı olmuştu. Bakalım daha değişik tarzda, daha çağdaş ve farklı teknik güçlükler içeren Şostakoviç Konçerto'da ne yapacaktı?

Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi'nin 850 kişilik Orhangazi Salonu'nda sabah genel provayı dinlerken, kendi kendime “Bu iş bitmiş arkadaş!” dedim. Nitekim Elvin, akşam da Bulgaristan Şumnu Filarmoni'nin yönetmeni şef Stanislav Ushev'in yönetimindeki Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası eşliğinde Şostakoviç Konçertoyu seslendirmek üzere sahneye çıktığında dinleyicinin sempatisini hemen kazanıverdi ve güçlü akşıkla morallenmiş olarak başladı seslendirmeye.

Klasik konçertolardan dört bölümlü olması, bestecinin klasik formları modern biçimde yorumlaması, orkestrasyonda vurmalı çalgılara özel görevler vermesiyle ayrılan bu eseri Elvin çok iyi özümsediğini gösterdi. Eseri genelinde müthiş enerjik biçimde, yer yer orkestrayı arkasına takarak seslendirirken, elindeki dedesinin kalıtı Fransız kemanını da sonuna kadar zorladı. Entonasyonu iyi, özellikle ağır tempolu çaldığı kadans bölümlerinde tınısı çok güzeldi. Hafif çalınması gereken yerlerde yayının tellerle ilişkisi son derece duyarlıydı.

Yoğun alkış karşısında bir “bis” parçası seslendirdi Elvin. Böyle zor, yorucu bir konçertodan sonra herhalde kısa, ezgisel bir parçayla ödüllendirir dinleyiciyi diye düşünürken, o da ne? Gene son derece zor, en ufak hatayı gösterecek cinsten bir parça seçmez mi? Ysaye'nin 3. Sonatının “Ballade” bölümünü de esere lâyık güzellikte seslendirerek dinleyiciye veda etti.

Orkestra, konserin ikinci yarısında Beethoven'in 5. Senfonisini seslendirirken, Elvin annesiyle çoktan Eskişehir yoluna koyulmuştu bile. Cuma ve Cumartesi konserlerinde aynı konçertoyu bu kez Ender Sakpınar yönetiminde Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası eşliğinde seslendirecekti.

Halen İsviçre'de Zürih Konservatuvarı'nda ünlü pedagog Zakhar Bron'la çalışmalarını sürdüren, hocasının Madrit'teki bazı derslerine de katılan Elvin için 2016 zorlu bir yıl olacak. Üç önemli yarışmaya hazırlanıyor. Mayıs'ta Novosibirsk, Ağustos'ta Çin'de Isaac Stern, Kasım'da Poznan'da Wienavski yarışmaları bunlar.

Yolun açık olsun Elvin...

* Önümüzdeki günlerde Bursa'ya dâir başka yazacaklarım da olacak...

 

 

Bu yazı 2516 defa okunmuştur .

Son Yazılar