Kontrbastan yükselen kadife tınılar
Reklam
ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

Yansımalar

Kontrbastan yükselen kadife tınılar

25 Ocak 2017 - 00:38

Kontrabas denildiğinde akla öncelikle caz müziği gelir. Yaylı çalgılar ailesinin bu en büyük boylu ve en pes sesli çalgısı, caz gruplarının vazgeçilmezidir. Loş bir caz kulübünde kontrbascının telleri parmağıyla çekerek elde ettiği tınılar olmadığı zaman, diğer enstrümanların tınıları sanki zenginliğini kaybedip kurulaşıverir!

Klasik müzikte de, senfonik orkestralarda kontrbas gruplarının önemli işlevi vardır. Kontrbasçıların daha çok yay çekerek genellikle viyolonsellerle birlikte sundukları koyu tınılara başta Beethoven olmak üzere bazı bestecilerin eserlerinde sıklıkla rastlanır. Bazı eserlerde orkestradaki kontrbas sayısı sekize hatta 12'ye kadar kadar yükselir. Oda müziğinde de, bazı kentetlerden itibaren çeşitli bireşimlerde kontrbasa yer vardır. Baz oda orkestrası kadrosunda da bir kontrbas bulunur.

Kontrbasın gerek senfonik müzikte, gerek oda müziğinde “solo” çalgı olarak kullanılmasına az rastlanır. Senfonik müzikte bazıları kendileri de kontrbasçı olan besteciler bu çalgı için konçertolar yazmışlardır. Von Dittesdorf, G.Bottesini, D.Dragonetti, S.Koussevitzky bunlar arasında ilk akla gelenlerdir.

Peki ya oda müziğinde, tek solo çalgı ya da piyano eşlikli olarak kontrbasın yeri nedir? Pek sınırlıdır.

Ancak “meraklı kontrbasçı” çıkarsa, bu alanda yapılan çalışmalara tanık oluruz. Tıpkı Onur Özkaya gibi. Daha Ankara Devlet Konservatıvarı'nda Tahir Sümer'in öğrencisi olduğu yıllardan bu yana izlediğim Onur en “meraklı” kontrbasçılardan biridir. Gerek konçertoları, gerekse başka enstrümanlar için yazılmış bazı eserleri kontrabasa uyarlayıp çalma konusunda çok isteklidir. Piyano eşlikli kontrbas eserlerinin çoğalması dileğidir.

İşte Erimtan Salı Konserleri'nde 24 Ocak akşamı, böyle bir konsere tanıklık ettik. Yıllar önce British Council ile SCAMV'nın ortaklaşa düzenlediği yılın genç piyanisti yarışmasında birinciliği elde ederken konservatuvar salonunda dinlediğim, günümüzün yetişkin ve yetkin oda müziği piyanisti İris Şentürker'le birlikte Onur Özkaya, bize kontrbas ile hangi tizlere kadar çıkılabileceğini, ne tatlı tonlar elde edilebileceğini gösterdi.

Avrupa'nın önemli orkestralarında çaldıktan sonra Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası'nın grup şefliğine getirilen ödüllü kontrabasçı Onur Özkaya işe barok dönemden başlayarak Haendel'in Re majör keman sonatının kontrabas uyarlamasını seslendirdi. İris Şentürker'in uyumlu eşliğiyle, kontrabasın nasıl güzel ses renkleri verebileceğini gösteren Özkaya, ardından Melisa Uzunaslan'ın “Ağıt” başlıklı parçasının Dünya'da ilk seslendirilişini yaptı. Yalın, anlaşılır bu kisa parçanın ardından, bu satırların yazarı tarafından bu ikili için ısmarlanmış Mert Karabey'in “ Vasilyevski'de Bir Yaz Gecesi” başlıklı parçasının Dünya prömiyeri yapıldı. Kontrbasın ne denli koyu sesler verebileceğine dinleyicilerin tanık olduğu bu parçada, karamsar girişten sonra yer yer makamsallık ve Türk renkleri hissedildi. Giovanni Bottesini'nin Lucia di Lammermoor ile L. V. Beethoven'in korno sonatının kontrabas uyarlamasında Onur Özkaya, bu koca çalgıyla hangi cambazlıkları yapabildiğini ve hangi kadife tınıları da elde edebildiğini gösterdi. Nejat Başeğmezler'in gene sipariş üzerine yazdığı “Anımsamalar 2” başlıklı kendi içinde üç bölümden oluşan eser, kontrbasçıya virtüoz özelliklerini yansıtma olanağı tanıyan nitelikteydi. İcrada gene kontrbas-piyanonun birliktelikteki uyumu dikkati çekti. Resital, doğum yılını saptayamadığımız ama yaşadığı bilinen Japon besteci Tetsuo Kawakami'nin Sonat'ıyla sonlandı. Türkiye'de ilk kez seslendirilen, özellikle girişi ve finali 19. yüzyıl bestecilerinden esintiler hissettiren eseri de ikili mükemmel icra etti. Yoğun alkış alacaklarını hesaplamış olmalıydılar, iki de bis parçası hazırlamışlardı. Patrick Michael'in “Andre için Tango”sunu Dvorak'ın “Melodiler”i izledi.

Karabey, Özkaya, Şentürker ve Başeğmezler'le

Mert Karabey ve Nejat Başeğmezler, yazışlarının üzerinden fazla süre geçmeden eserlerinin ilk seslendirilişine tanıklık ettiler ve dinleyicinin alkışını aldılar. Dinleyici de böyle ender rastlanır ikiliye tanıklık ettiği için memnun ayrıldı Erimtan'dan...

Şefik Kahramankaptan

24 Ocak 2017

 

Bu yazı 2365 defa okunmuştur .

Son Yazılar