Tarihî mekânlarda yılın ilk konserleri
Reklam
  • Reklam
AYŞE ÖKTEM

AYŞE ÖKTEM

Ses Evreni

Tarihî mekânlarda yılın ilk konserleri

05 Şubat 2018 - 10:56


Bu Portaldeki son yazımda geçtiğimiz yılın bitmesine az kala izleme fırsatını yakaladığım oda müziği konserlerine yer vermişim. Yılın ilk yazısı yine oda müziğine ve ilklere adanmış olacak.

İlklerden biri Ankaralı müzikseverlerin Salı Konserleriyle artık iyice tanıdığı, güzel tarihi mekân, Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesindeydi.

Klasik Keyifler’i sanırım artık herkes tanıyor. Tanımayanlar da https://www.kk-music.org/ adresindeki güzel düzenlenmiş sitelerinden Klasik Keyifler’i tanıyabilirler ve tanıyınca da keyfine varabilirler. Evet keyfine varırlar çünkü içleri müzikle ve heyecanla dolu bir avuç genç müzisyenin girişimleri, içinde yaşadığımız ortamda, gerçekten de, karın içinden dışarı uzanan kardelenlere benziyor.

Klasik Keyifler etkinliklerini düzenleyen Klasik Keyifler Müzik Derneği (KKMD), yeni olarak 'Müze Konserleri' serisine başladı. İlk seçilen mekân olan Erimtan Müze'sinde gerçekleşecek konser dizisinin açılışı Müze’nin sergi alanında, triclinium olarak adlandırılan, Romalıların kabul salonu olarak kullandıkları veya yemek yedikleri, iki divanla donatılmış oda tarzında düzenlenmiş köşesinde yapıldı.

Les Essences müzik topluluğunun Vivaldi’nin solo keman ve yaylı çalgılar için Mevsimler başlıklı konçertolarını çaldığı konserin başında KKMD’nin kurucusu, Amerikalı kemancı Ellen Jewett tarafından kısa bir açılış konuşması yapıldıktan sonra, Les Essences’ın kurucusu ve başkemancısı Önder Baloğlu hem topluluk üyelerini tanıttı, hem de Mevsimler hakkında tanıtımlar yaptı. Topluluğun adının nereden kaynaklandığını sorduğumuz KKMD Başkanı, viyolonselci Gökhan Bağcı’dan şöyle bir açıklama aldık: öğrencilik döneminde Almanya’da Türk ve Alman müzisyenlerin bir araya gelmesiyle projeler geliştirmiş olan Önder Baloğlu, müzik topluluğunun ortaya çıkmasına vesile olmuş. İki ülkede de faaliyette bulunan grubun amacı, şef olmadan, eserlerin en ince ayrıntılarını, “özünü” ( essence Fransızcada başka anlamların yanı sıra, felsefi olarak “öz” anlamına da gelen bir sözcük) arayarak müzik yapan müzisyenlerden oluşan ve oda müziği ruhuyla çalışan bir oda orkestrası yaratmak. Çekirdek kadrosu korunarak, Türkiye ve Almanya’da etkinlikler düzenleyecek Les Essences’in açılış konserinde beş keman, iki viyola, bir viyolonsel, bir kontrbasçı ve klavsenciden oluşan üyelerinden söz etmemiz gerekir.

Önder Baloğlu (keman), Les Essences kurucusu, Klasik Keyifler program koordinatörü, Düsseldorf-Duisburg Alman Ren Operası ve Duisburg Filarmoni Orkestrası’nda başkemancı.

Özgür Baskın (keman), Orkestra Akademik Başkent keman grubu, BİFO keman grubu, Begoa Ensemble ve Trio Ba üyesi;

Yusuf Yalçın (keman) Adana Çukurova Devlet Senfoni orkestrası başkemancısı; aynı zamanda besteci, düzenlemeci;

Elif Ece Cansever (keman), Bilkent, Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi’nde bu yıl mezun olacak; Londra Kraliyet Müzik Kolejinde eğitimini sürdürecek;

Hüseyin Aliyev ( keman), Bilkent, MSSF yüksek lisans mezunu;

Dinç Nayan (viyola), Ankara Devlet Opera ve Balesi viyola grup üyesi;

Artemis Sis Balkız (viyola), Cumhurbaşkanlığı Senfoni orkestrası üyesi, viyola grup şefi;

Gökhan Bağcı (viyolonsel), Hezarfen Ensemble, Begoa Ensemble, Trio Ba, BİFO viyolonsel grubu üyesi, KKMD Başkanı;

Hacer Özlü (kontrbas), CSO kontrbas grubu üyesi;

Rustam Rahmedov (klavsen), Bilkent MSSF piyano eşlik öğretim kadrosunda; piyanist, klavsenci.

Girişin serbest olduğu ilk konserden önceden haberdar olan müzikseverlerle birlikte, Müzeyi gezmeğe gelip de konsere de kalanların olduğu çok sıcak bir ortamda Les Essences grubu Vivaldi’nin Mevsimler başlıklı konçertolarını dönem çalgılarıyla olmasa da, Barok dönem tarzını çok iyi yakalayarak icra etti. Bölümler arasında duraklamadan solo klavsen, solo kemanla geçişlerin yapılması yapıtı bilmeyenlerin alkışlamasına da meydan vermedi. Kısacası güzel bir Mevsimler icrasıydı.

Klasik Keyifler’in konserleri ayda bir kez olmak üzere Haziran ayına kadar sürecek. Etkinlik programı sitelerinde mevcut. Oda müziği severlerin kaçırmaması gereken resital ve konserler var programda.

İkinci etkinlikse bünyesinde kültür ve sanat etkinlikleri de düzenleyen, çok güzel tarihî bir Ankara konağında bulunan Satranç Müzesi’nde yılın ilk konseri olarak bariton Hasan Yener ve piyanist Yeşim Alkaya Yener’in verdikleri açıklamalı şan ve piyano resitaliydi. Prof. Yeşim Alkaya Yener Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı Piyano Ana Bilim dalında hoca. Son derece faal bir kişi olarak tanıdığımız Yeşim Alkaya Yener’in hocalığı dışında, uluslararası jüri üyelikleri, eğitim kitap ve makaleleri ve en önemlisi yurtiçi ve dışında konser ve resital faaliyetleri var. Eşi bariton Hasan Yener ise Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda hoca. Kendisiyle yaptığımız kısa sohbetten, onun da konser etkinliklerinin olduğunu öğrendik. Profesör olan Hasan Yener diğer birçok konu dışında, sanat şarkıları konusunda eğitim verdiğinden de olsa gerek, çiftin hazırladığı program az bilinen, ya da ülkemizde resital programlarına az alınan şarkılardan oluşmasının yanında, çoğu edebi içerikli, derin anlamlı, gerçek bir öyküsü olan metinler üzerine bestelenen şarkılardan oluşmuştu.

 Polonyalı şair ve besteci Mordechai Gebirtig’in (1877-1942) Küçük Shifra’nın Portresi (Shifreles Portret) adlı söz ve bestesi kendine ait hüzünlü şarkısı; İngiliz kemancı ve orkestra şefi, 200 şarkının bestecisi Haydn Wood’un (1882-1959) Picardie’nin Gülleri adlı şarkısı; Maurice Ravel’in Don Kişot’tan Dulcinea’ya başlıklı, üç melodiden oluşan şarkı grubundan Romanesk Şarkı; Atatürk’ün en sevdiği Rumeli türkülerinden, Mehmet ile Fıtnat’ın öyküsünü anlatan duygulu Türkü; Macar asıllı besteci, kemancı Franz von Vecsey’in (1893-1935) Denkst du nie daran? adlı hüzünlü valsi ve Nicholas Brodszky, Ralph Vaughan Williams, Jules Massenet, İlhan Baran’dan güzel şarkıları, öykülerini, sözlerini açıklayıp, söyleyen Hasan Yener ve piyanoda Yeşim Alkaya Yener şarkı repertuarının bu güzel melodilerini hem tanıtmış, hem de güzel anlar yaşatmış oldular.

AYŞE ÖKTEM

5 Şubat 2018


 

Bu yazı 902 defa okunmuştur .

Son Yazılar