Fidel’li Şiirler…
Reklam
  • Reklam
GÜNAY GÜNER

GÜNAY GÜNER

İnceyazın

Fidel’li Şiirler…

03 Aralık 2016 - 14:41

Fidel Castro Ruz… Dünya toplumcularına ne çok güç verdiğini yitirince daha iyi anladık. Bu etki nereden geliyor? Salt bir ülkenin devlet başkanı, giderek devrim “lideri” olması bunu sağlayamaz. Sağlasa da bir yere kadardır… Dilini bilmeyenlere, yüz yüze gelmeyenlere/gelemeyenlere Fidel’i sevdiren, ona dostça, arkadaşça adıyla seslenilmesine neden olan içtenlik ilişkisi, Fidel Castro’nun daha ilk anda duyumsanan derinliğinden, kişilik sağlamlığından, insan sevgisinden, yürekliliğindendir… Kuşkusuz Küba’nın bağımsızlığını, kölelikten kurtuluşunu, özgürlüğünü, onurunu kazandıran büyük devrimin önderi de böyle nitelikli bir kişi olabilirdi.

Yitirdiğimizde, insanlığın yüreğine, gönlüne yürüyen Fidel Castro gibi, Mustafa Kemal Atatürk gibi, Che Guevara gibi devrimciler aynı zamanda sanata, şiire, yazına tutkuyla bağlı insanlardır.

José Marti Küba bağımsızlık savaşının ilk önderidir; savaşçı ve ozandır. Küba devrimi önderleri ve tüm Küba’lılar Marti’yi haklı olarak baş tacı ederler.

Mustafa Kemal Atatürk ekin devrimi olduğunu birçok kez belirttiği Türk Devrimini yaparken Tevfik Fikret’ten çok etkilendiğini de vurgular. İstanbul’a gittiğinde Fikret’in gömütüne uğrar…

Büyük devrimciler sürekli okurlar.

Usta Ozan Nâzım Hikmet Havana’ya gittiğinde Fidel Castro’yla buluşur. Bu sıcak görüşmede Castro Nâzım’a “Ben çocukluğumdan beri senin şiirlerini bilirim. Sen çakı gibi adamsın. Gençmişsin bayağı” der. Sayın Hıfzı Topuz’un, usta ozanın Küba dönüşünde yaptığı söyleşi ses kaydında Fidel’in bu dostça seslenişini anlatır Nâzım Hikmet…

Che Guevara da çok şiir okur; giderek ozandır da… Sevgilisine Nâzım’dan şiirler okur.

Che’nin şiirlerinden biri de Fidel üzerinedir; “Fidel’e Şarkı” başlığını taşır. Fidel’i en iyi tanıyan odur. Ve gerçekten öyle güzel imgelerle yazar ki insan bu güzellik karşısında şaşırır kalır:

 

Fidel’e Şarkı

Haydi gidelim,

ateşli peygamberi şafağın,

gizli patikalardan ulaşalım

o yeşil timsahı kurtarmaya, aşkla seydiğin.

 

Haydi gidelim,

isyankâr ve marslı yıldızlarla dolu

cepheyle aşağılanmayı bozguna uğratarak

zafere erişmeye ya da ölümle buluşmaya yemin edelim.

 

Duyulduğunda ilk atış sesi ve uyandığında

çalılıklar bakirelere yaraşan bir şaşkınlıkla,

orada, yanı başında, olgun savaşçılar olarak,

bulacaksın bizi.

 

Saçıldığında sesin dört rüzgâra doğru

adalet, ekmek, özgürlük, tarım reformu,

orada yanı başında, aynı vurgularla,

bulacaksın bizi.

 

Ve yerini bulduğunda bunca emeğin sonunda

zalime karşı doğruluğun uğraşı,

orada, yanı başında, bekçilik ederken mücadelenin sonuçlarına,

bulacaksın bizi.

 

Yaralı böğrünü yaladığı gün canavar

milliyetçi bir mızraktır onu orada vuran,

orada, yanı başında, gururlu yüreklerimizle,

bulacaksın bizi.

 

Sanma ki bozabilirler bütünlüğümüzü

rüşvetle kuşanmış yaldızlı bitler,

tek isteğimiz bir tüfek, mermiler ve bir siper.

Başka hiçbir şey.

 

Ve şayet engellerse yolumuzu demir,

Amerika tarihine geçen

gerillaların kemiklerini örtmek için

bir mendil isteriz Kübalıların gözyaşlarından.

Başka hiçbir şey.

Çeviren: Adnan Özer - Vilma Kuyumcuyan

 

 

Fidel ile Che’nin o destansı yoldaşlığı, birlikteliği bundan daha güzel şiirleştirilemezdi.

Amerikalı bir ozan var: Lawrence Ferlinghetti; Beat kuşağından… Fidel’le ilgili şiiri yeterince biliniyor mu bilmiyorum, “Fidel Castro Üstüne Korku Dolu Bin Sözcük.” Ferlinghetti, Türkiye’yi de andığı bu şiirinde alaycı bir dil içinde yol alıyor. Fidel’e karşı mı değil mi kuşkuya düşüren bölümü de olsa, şiirin bütününe bakıldığında Amerika’ya eleştiri yönelttiği söylenebilir:

 

Fidel Castro Üstüne Korku Dolu Bin Sözcük

Mike'ın meyhanesinde çöreklenmiş düşünüyorum

N'olacak acaba

Castro'suz

Salamlı sandviçler ve tükrük hokkaları arasında

Hiçbir çözüm yolu göremiyorum

Bu gidişin sonu bir facia

Reklâmcılar ve cıllığı çıkmış manken karılar arasında

Ve burunlarını her boka sokup bütün işleri

Castro'yu psikopatın biri olarak göstermek olan parlak gazeteciler

Paşazadeler... bilirsiniz hepsi ruh hekimidirler

Ve Castro'yu iyice gözden geçirmişlerdir şahsen

Ve ona Komünist gözüyle bakmak için

İzinleri vardır ellerinde.

Çünkü Sovyet komünizmiyle

sosyalizm arasındaki ayrımı

pek iyi bilirler paşazadeler

Ve gözüne bakınca anlarlar paranoyak ve isterik bir zorba mı

Çünkü ellerindeki bilgiler ilk eldendir

C.I.A'nın kişisel gözlemlerinden

Ve büyük tarafsız haber ajanslarından

Hearst cavlağı çekti ama ünlü Küba telgrafı hâlâ geçerli:

'Siz fotoğrafları çekin, ben savaşı ayarlarım.'

Hiçbir cevap bulamıyorum

Hiçbir çıkar yol göremiyorum

Bilardo oynayan paisano'lar arasında

'PERDENİN SONU' denecek sanki Fidel için

Hesabını görecekler

Olayların akışı içinde

 

Mike'ın meyhanesinin arka salonunda Amerikan bilardoları

Zıngır zıngır titreyen döşemenin üstünde

Kübalı Charlie başlarına geçip oynamaya başladığında

Özellikle 'Bağımsızlık Piyangosu' adlısında

Her top ordan oraya dolanıp durur tek başına kalmış bir insan gibi

Dar geçitleri geçip düşer deliğe

Nasıl dolanırsa dolansın, ne yaparsa yapsın

Düşeceği yer bu deliktir işte

Bilardo topunun düşeceği çuha bir deliktir

Bir köylünün yeşil bir görünüme düşmesi gibi

Küçük deliğinde kıvranıp duruyorsun

Fidel

Ve yakında batacaksın

Olayların akışı içinde

 

Bir kovboy şarkısı homurdanıyor otomatik pick-up'da

'Altıma bir Cadillac çektim! ' diye homurdanıyor kovboy

Küba'da çekmedi ama Cadillac'ı babalık

Dışarda, Amerika'nın North Beach gecesinde

Kuzey Amerika'nın yeni arabaları akıp gidiyor

Motorama'dan geliyorlar

Farları hiçbir zaman yeterince parlak değil

Bu geceyi delmek için

Olayların akışı içinde

Üç boktan herif giriyor içeri

Biri Çinli

Öbürü zenci

Üçüncüsü garip cinsten bir kızılderili

Görseydiniz derdiniz ki

Küba'da bir aşağı bir yukarı volta atmışlar ordan geliyorlar derdiniz

Ama hayır

Üçünün de kulaklarında duygaçlar

Amerika'nın biraz sağır kardeşliğidir bu

Bir deri bir kemik olanı

Yerleştirdi duygacı bir deri bir kemik kulağına

Ayrıca küçük pilli bir de radyosu vardı

Duygaç kutusunun boyunda

Radyo o her zamanki

Anma programlarından birini veriyordu

avazı çıkıtğı kadar bağırarak:

' - Olayların akışı içinde

gün gelir bir halkın

kendisini bir diğerine bağlayan

siyasal bağlarını kesmesi

kaçınılmaz olur.'

Hiçbir çıkar yol göremiyorum

Ne de bir kaçış

Senin dalga uzunluğuna ayarlanmıştı, Fidel

ama duymuyor o

Hesabını görecekler, Fidel, benden söylemesi

Korkunç bir facia olacak

Hesabını görecekler o bizden yürüttüğün Havana purolarıyla birlikte

Ve o ordu artığı şapkanla

(Kim bilir belki onu da yürüttün)

Ve o Beatnik sakalınla

Tarih belki temize çıkarabilir seni, Fidel

Ama biz tarihi beklemeden temizleyeceğiz seni

Tarih içinde temizleneceksin, Fidel

temizlemek bizim işimiz biliyorsun

Çamaşır tozları ve sularından bol miktarda imal ediyor fabrikalarımız

Ve küçük bir şenlik yapacağız, Fidel

Senin oralarda bir yerde

Küçük bir şenlik

Türkiye'de dendiği gibi

 

Mike'ın meyhanesi önünden şimdi

Bir cankurtaran düdüğünü çalarak geçiyor

Bir gece yarısı cinayeti falan olmalı

Ya da buna benzer bir şey

Sakallı bir delikanlı kaldırımlara uzanmış

Her yanından kan boşanıyor

İşte küçük facian, Fidel

Geliyorlar kaldırıp götürmek için seni

Uzatıyorlar sedyeleri üstüne

İşte sonun bu olacak, Fidel

Olayların akışı içinde

 

Bir halkın

Filânfeşmekân uluslararası bağlarını

Gün gelir

Kesip atması kaçınılmaz olur

Ve United Fruit'ün

Fidel

Nasıl olur da cevaplamazsın

Fidel

N'oldu kestiler mi dalgamızı yoksa

Bizim istasyonumuz zaten kapalı

Seninkini de kapattık, Fidel

 

Mike'ın meyhanesinde çöreklenmiş

Tam bir liberal gibi

Bekliyordum birilerinin bir şeyler yapmasını

Camus'nün Başkaldıran Adam'ını okumayı daha bitirmemiştim

Bu yüzden seni pek iyi tanıyamadım, Fidel

Enine boyuna arşınlıyor olmalıydın odanı

Seni götürmeye geldiklerinde

Onlara dedin:

'Ya Vatan'ım ya Ölüm! '

İşte ölümün, Fidel

Çocukluk kahramanlarından biri

O namuslu Abraham gibi,

Onun da böyle bir savaşı olmuştu biliyorsun

O da bir çeşit kurtarıcıydı biliyorsun

(Savaşında hiç kimsenin ölmediğini göz önünde tutarsak)

onu da öldürdüler, Fidel, bunu da biliyorsun

olayların akışı içinde

 

Fidel... Fidel

Tabutun geçiyor, Fidel

Caddeler ve sokaklar arasından, o hiç görmediğin ara sokaklar arasından

Gecenin ve gündüzün içinden

ve beyaz leylâklar avluda açarken, Fidel

Senin o faydasız gezin sona eriyor

 

Gene de sona ermiyor

Gene de faydasız değil

Şu başımdaki defne dalını

sana sunuyorum, Fidel

 

Lawrence Ferlinghetti

Çev. Ferit Edgü - Orhan Duru

 

 

Ozan, ülkesi Amerika’nın yönetiminin ne “haltlar” işlediğinin ayrımında. Bu göndermelerle taşlıyor ülke yönetimini. Ne yazıyor ozan?

temizlemek bizim işimiz biliyorsun

Çamaşır tozları ve sularından bol miktarda imal ediyor fabrikalarımız

Ve küçük bir şenlik yapacağız, Fidel

Senin oralarda bir yerde

Küçük bir şenlik

Türkiye'de dendiği gibi

 

Ferlinghetti, “Olayların akışı içinde” dizesini de yine alaycılığına yönelik kuruyor.

Işıklar İçinde yatsınlar Türk şiirinin ustalarından Metin Demirtaş ile Can Yücel’i de (doğallıkla Arif Damar’ı, Sennur Sezer’i…) anmalı. Metin Demirtaş’ın Che üzerine şiiri haklı olarak en yaygınlaşmış şiirlerimizdendir. Sanırım genellikle Che’yle ilgili şiirler yazıldı. O acı, savaşırken öldürülüş gerçeğinin yansımasıdır sözkonusu olan.

Can Yücel’in, 1996 yılında Fidel’in İstanbul’a gelişinden etkilenerek yazdığı şiir Fidel’in aramızdan ayrılışının ardından sıklıkla anılır oldu:

 

Fidel'in Gelişi Gidişi

Fidel çok insan bir dev

Ağarmış saçları sakallarıyla

Karlı bir dağ.

Gözlerinde güleç

Kardelenler açıyor,

Sesi titremeyen bir ses

Umudun sesi.

 

Demirel'e Türkiye'yi övmüşmüş,

Mesut Bey'i de adam yerine koymuşmuş.

Laf kıtlığında asmalar budamıyor Fidel,

Son konuşmasında, yukarı yarımkürenin aşağı yarımküreyi ezmesine küreselleşme dendiğini mimledi.

 

Sade konut monut davasıyla da yetinmedi.

Emperyalizm yüzünden, insanlığın altından

Toprağın nasıl kaydığını anlattı,

Sosyalizmin teslim olmadığını temsil etti.

Hoş geldin Fidel,

Gidişinle de

Bizi yine nahoş çakallarla başbaşa bıraktın.

 

Gerçekten de Can Yücel ustanın yazdığı gibi, Fidel, alçaklaşmış bu dünyadan göçüp gidişiyle, “Bizi yine nahoş çakallarla baş başa bıraktı.”

Fidel’li şiirler diyerek bir öbek sunabildik. Bilen biliyor ki pek çok şiir var Fidel üzerine. Çalışılıp derlense iyi olmaz mı?

Mustafa Kemal Atatürk’ü, Türk Devrimini en iyi anlayan, çözümleyen Büyük Devrimci Fidel Castro’yu derin saygıyla, sevgiyle anıyorum.

Işıklar içinde olsun…

Bu yazı 4148 defa okunmuştur .

Son Yazılar