Kırmızı Pazar ve Göç
Reklam
  • Reklam
SEDAT ÖRSEL

SEDAT ÖRSEL

Aklıma Estikçe

Kırmızı Pazar ve Göç

01 Kasım 2015 - 14:51

 

Ve işte,

Yine hazan,

Yine Hüzzam;

Sesimde şarkısı aşkın figân olup gidiyor

Bahara ermedi mevsim, hazân olup gidiyor...”

Kısacıktı bu yaz; bana mı öyle geldi.

Acıları, hüzünleri, tasaları, endişeleri bol bir yaz oldu...

Ve işte yine,

Yaz günleri en tatlı hayâller gibi geçti.

Rüyâdaki esrâr dolu hâller gibi geçti...”

Gitti, bitti; geri dönülmezlere karıştı..

Ve artık yerini,

Dönülmez akşamın ufkuna” bıraktı...

Bir hüzün ki... Bahçede.

Sardık sarmaladık tüm anıları...

Son güllerin boynu bükük...

Kıyamadık kasımpatlarını kesmeye.

Kızıl Elmaları” toplandı Gün, Nil ve Tuna’nın...

Bahçe muslukları kapandı...

Çiçekler garaja alındı; donmasınlar.

Çimler gübrelendi,

Lambalar sarılıp, sarmalandı...

Ve,

Bahçedeki lambaların elektriklerini de kestim.

Usta girmez bizim hâneye ve bahçeye...

Her işi kendim yaparım.

Hele elektrik gibi belâlı bir işse...

Kimselere bırakmam,

Pek severim güvenli hatlar çekmeyi...

Bahçe aydınlatmasını da kendim yaptım zâten...

Pek romantik aydınlanır sıcak yaz gecelerinde...

Ne der Attilâ Âbi (İLHAN):

DÜĞMEYE ŞÖYLE DOKUN, SÜT GİBİ AYDINLIK...”

Ne severim onun

KIRMIZI PAZAR” şiirini.

Bana gençlik arkadaşlarımdan Fırat’ı (!) hatırlatır.

Hâni şu Leylâ’yı seven

Hâni şu Meslek Okulunda Elektrik okumuş...

Derdine ortak olduğum.

Kazandığı üç kuruşu karasevdâ şarabına yatıran...

Kontrol kalemi yerine parmağını kullanan!..

Tiril tiril giyinen, sinekkaydı traş olan,Kulüp sigarası içen...

Briyantinli saç, ispanyol paça, Douglas bıyık...

Bıçkın!

BİZ ELEKTRİKÇİ KISMI KARANLIKTA GÜREŞİRİZ

ÖLÜM TELLERDE ISLIK ÇALAR GÖZÜMÜZ PEKTİR...”

Sevdiğini, sevdiğine bir türlü söyleyemeyen,

Ve

Bir yarmanın kaçırdığı kızın ardından kanlı gözyaşı döken...

Ben öyle sevdâ görmedim arkadaş...

KARASEVDÂ...

Evlenmedi hiç; kızı da aramadı, göremedi bir daha.

Haberini ortak bir dostumuzdan aldım bıldır;

7-8 yıl önce dönmüş toprağa...

Çok yandım.

Ne zaman okusam Attilâ Âbi’nin bu şiirini

O güzel gençlik dostum gelir aklıma; “Elektrikçi Fırat!”...

Yarın Pazar,

Biz göçü sardık...

Geride kaldı tüm buruk yaz anıları...

YÖRÜK MEZARI” gibi, kimsesiz ve sessiz...

Toprağa vedâ...

Ve,

Toprak olan

Attilâ Âbi ve Fırat’a!...

KIRMIZI PAZAR

Kız sen burda yeni misin peki leyla nerde

Hani çekirdek gözlüm örümcekten korkan

Kim ulan beni herkes tanır git patronuna sor

Elektrikçi ihsan dedin mi içkide üstüme yoktur

Leyla güzel kızdı ben böyle göz görmedim

Sen de güzelsin bak omuzların mesela

Biz elektrikçi kısmı karanlıkta güreşiriz

Ölüm tellerde ıslık çalar gözümüz pektir

Saçların kendinden mi sarı boyadın mı

Öyle örtülü bakma içimi karıştırıyorsun

Buranın tesisatını biz yaptık cahit’le beraber

Düğmeye şöyle dokun süt gibi aydınlık

Cahit askere gitti bak leyla da gitmiş

Geceleri uyku tutmuyor işin yoksa cigara iç

Yıldızlar boğazıma dizili inanmazsın

Dilsiz misin nesin bir şey söylesene

İstanbul’dan mı geldin yalnız mısın

Bu yazı 1583 defa okunmuştur .

Son Yazılar