Armoni Mızıkası'nda bir kontr tenor ve bazı öneriler
Reklam
  • Reklam
ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

Yansımalar

Armoni Mızıkası'nda bir kontr tenor ve bazı öneriler

03 Nisan 2019 - 15:51 - Güncelleme: 03 Nisan 2019 - 16:45

Siz hiç askeri bir armoni mızıkası eşliğinde, üsteğmen bir kontr tenordan G. F. Händel'in Lascia Chio Pianga başlıklı barok aryasını dinlediniz mi? Aranızda “Evet” diyen sayısı sanırım pek az çıkacaktır. Bu, bir “sürpriz”di ve TSK Armoni Mızıkası'nın şef Levent Türkel yönetiminde, ODTÜ 20. Sanat Festivali'nde verdiği konserde yaşandı.

Önce kontr tenor kavramını bir anımsatalım. Bu pek de insancıl olmayan bir ortaçağ geleneğinin günümüzdeki teknik yansıması. Ortaçağ'da, kilise korolarında söyleyen sesi güzel çocuklardan seçilenler, ergenlik çağında güzel seslerinin kalınlaşmaması için hayaları burularak hadım edilirmiş. Farinelli filminin Castrato'sunu anımsayın. Bu erkeklerin yaşam boyu kadın ses rejistrleri ve rengiyle şarkı söyleyebilmelerine olanak sağlayan bu gayri insani uygulama, 19. yüzyılda yasaklanmıştı.

Günümüzde ise en ince erkek sesi olan tenorlar, tekniklerini kullanarak ve erkekliklerini muhafaza etmiş olarak kontr tenor geleneğini yaşatıyor, teşbihte hata olmaz, birer “erkek soprano” gibi sahneye çıkıyorlar. Dünyada başta, bikaç kez İstanbul'a da gelen Philippe Jaroussky olmak üzere,  Andreas Scholl, Thomas Otten, David Daniels, Dominique Visse gibi örnekleri bulunuyor. Ülkemizde barok-klasik alanında Kaan Buldular, pop alanında ise Nuri Harun Ateş dikkati çeken isimler.

Armoni Mızıkası'na gelince, bu üflemeli çalgılardan ve daha çok törensel müzikleri çalan bir bando olarak düşünülen toplulukların, normal senfonik orkestralar için yazılmış eserleri seslendirmesi özellikle Belçika Kraliyet Armoni Mızıkası ile şef Norbert Norzy tarafından Türkiye'de de tanıtıldı. Bu açılım, TSK Armoni Mızıkası'na da müthiş bir yeni ufuk açtı. Mızıka, âdeta bir senfonik üflemeli orkestrasına dönüştü. Pek çok konçertoda tanınmış solistlere de eşlik etti. Kıvanç Tepe, Tarık Tal gibi şeflerle yerleşen bu uygulama, şimdi Levent Türkel'le devam ediyor. Tüm bu şeflerin HÜ. Ankara Devlet Konservatuvarı'nda kompozisyon ve bando şefliği eğitimi aldıklarının bilinmesinde yarar var.

Armoni mızıkası için yapılan düzenlemelerde, esas eserin çalgıları bir ton aşağıdan alınarak karşılığı gelen üflemelilere dağıtılıyor. Orkestralardaki kemanların yerini, mızıkada dört ayrı kategoride klarnet grubu, başkemancının yerini de solo klarnet alıyor.

TSK Armoni Mızıkası, kökleri 1826 yılında İstanbul'da kurulan Musika-i Humayun'a dayanan, en eski senfonik bandosudur. Musika-i Hümayun 1924'te Atatürk'ün isteğiyle Ankara'ya taşınmış, sivil ve askeri olmak üzere ikiye ayrılmış, sivil kesim bugünkü CSO'yu, askeri kesim TSK Armoni Mızıkasını oluşturmuştur. TSK Armoni Mızıkası, yurtiçi ve yurtdışında başarılı konserler vermiş, festivallere katılmıştır. Özellikle yurtiçinde verdiği konserlerle, çağdaş ve çoksesli müziğin sevilmesi, yaygınlaşması için çaba gösteren Mızıkanın, konser kayıtlarından oluşan 8 CD kaydı bulunuyor.

ODTÜ'de izleyip dinlediğim konserde Armoni Mızıkası'nı şef Levent Türkel yönetiyor, solo klarnette “konzertmeister” sıfatıyla Çağatayhan Daniş yer alıyordu. Mızıka Bernstein'ın ünlü Candide uvertürü ve Curnov'un Journey'inin ardından Liszt'in 1. Piyano Konçertosu'nda piyanist Güner Tuzkaya'ya eşlik etti. Aynı konçertoyu daha önce de mızıka eşliğinde çalmış olan Tuzkaya, ODTÜ'nün Cumhurbaşkanlığı döneminde Süleyman Demirel'in hediye etmiş olduğu Amerikan yapımı Baldwin piyanoda eseri seslendirdi.

 

İkinci yarıya Holst'un Gezegenler Süiti'nden Mars-Jüpiter'le başlayan mızıka, Turgay Erdener'in Mahir Cetiz düzenlemesi İlle de şarkısında, kadrolu solisti soprano Gökçe Nur Semerci'ye eşlik etti. Semerci bu makamsal şarkının ardından Mozart'ın Sihirli Flüt operasından iddialı Gece Kraliçesi'nin Aryası'nı söyledi. Konuk solist tenor Ömer Türkmenoğlu, kendi memleketi olan Kerkük'ten, Turgay Erdener'in düzenlemesi Çalın Davulları'nın ardından, İtalyan Napoliten bestecisi Falvo'nun Dicitencello Vuie başlıklı parçasıyla güçlü sesini sergiledi. Konser Semerci-Türkmenoğlu ikilisinin Verdi'nin la Traviata operasından, daha çok “Brindisi” olarak tanınan Libiamo düetiyle tamamlandı.

Solistler için ses yükseltme sistemi kurulmuştu. İkisi de doğal olarak volümlü sese sahip solistlerin sesi, bir de yükseltilince açık havada olunmadığı için fazla geldi. Özellikle soprano Semerci'nin salon konserlerinde mikrofondan daha uzak durarak söylemesi dinleyicinin algılamasını olumlu yönde etkileyecektir.

Yazının başında sözünü ettiğim sürpriz, konserin sonunda ortaya çıktı. Şef, “şimdi size olağanüstü bir sesi takdim edeceğiz” dedi ve sivil giyimi içinde bando üsteğmen Samed Kahreman dinleyici sıralarından kalkarak sahneye geldi. O ünlü Händel şarkısında Avrupalı örneklerini aratmayacak bir icra çıkardı. Büyük de alkış aldı ve parçayı ikinci kez söyledi. Doğrusu bu kontrtenoru küçük bir barok topluluk eşliğinde, bir oda müziği salonunda dönemin başka şarkılarını da icra ederken dinlemek isterim. Çünkü tek bir şarkıyla değerlendirme yapmak doğru olmayacaktır.

TSK Armoni Mızıkası'nın konser programlarında yer alan, günümüz Türk bestecilerinin özgün eser ya da çoğunlukla düzenlemeleri, onların askerlik döneminde yaptıkları işler. Çünkü müzikte yetkin isimler, askerlik görevlerini genellikle burada yapıyor ve bu sürede mızıka repertuarının gelişmesine katkıda bulunuyorlar.

Halen komutanlığını Bando Albay Murat İçli'nin yaptığı Mızıkanın son yıllardaki başlıca konserlerinin askeri okullarda ve akademilerde, radyoda ve Antalya, Mersin, Adana gibi davet aldıkları iller ile üniversitelerde verildiği görülüyor. İzlediğim bu konser, bana bünyesinde bir caz-pop orkestrası da bulunduran TSK Armoni Mızıkası'nın günümüz koşullarında halka daha kolay ve sık ulaşması için bazı öneriler getirdi.

Orası “Askeriye”dir, kendine göre bir bürokrasisi vardır, hele 15 Temmuz sonrası bazı eğitim kurumlarını da kaybetmiş olmanın getirdiği sarsıntı ve askeri eğitimde yeni kurulmaya çalışılan düzen içinde ne denli dikkate alınır bilemem ama gene de önerilerimi sıralamak isterim:

  • Bahar geldi, Mızıka Ankara'nın Yenimahalle, Sincan, Çankaya gibi ilçelerinin parklarında ve meydanlarında hafta sonları halka açık konserler verebilir. Bu öneri diğer kentlerdeki çeşitli kuvvet mızıkaları için de geçerlidir.

  • Mızıka, internet ve benzeri dijital olanakları rahatça kullanabilir. Örneğin bir You-Tube kanalı açarak, konserlerinin, seslendirdiği bazı parçaların kolaylıkla her yerden izlenip dinlenmesini sağlayabilir.

  • Doğrudan armoni topluluğu için yazılmış yeni eserler elde etmek için, Türkiye'deki tüm bestecilere açık, ödüllü bir armoni mızıkası beste yarışması düzenleyebilir. Büyük ilgi göreceğini tahmin ederim.

  • TRT ile işbirliğini arttırarak, özellikle TRT 2'de sıklıkla yer alabilir.

    ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

3 Nisan 2019, Ankara

 

 

 


 


 

Bu yazı 1084 defa okunmuştur .

Son Yazılar