BİLKENT KOMPOZİSYON : Genç yetenekleri yetiştirip yurtdışına...
Reklam
  • Reklam
ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

Yansımalar

BİLKENT KOMPOZİSYON : Genç yetenekleri yetiştirip yurtdışına uçurdu...

10 Eylül 2014 - 17:16

 

Vaktim elverdiğince kompozisyon bölümlerinin dönem konserlerini izlerim. Bilkent MSSF'nde değişik çalgı dallarında öğrenim görürken, bestecilikte sivrilenlerin kompozisyon bölümünde eğitimlerini sürdürmelerini hep destekledim. Ortaya konulan çalışmaları izleyip, nasıl hızla gelişim gösterdiklerini gözledim.

Bilkent Kompozisyon, bu yıl mezun ettikleri üç öğrencilerinin yurtdışında sınav kazanıp iyi okul ve hocalara gidiyor olmalarıyla eğitim düzeyinin yüksekliğini bir kez daha kanıtladı.

Can Bekir Bilir (d.1987), klasik gitarist. Turgut Pöğün'le başladığı kompozisyon çalışmalarını Bilkent Kompozisyon'dan Tolga Yayalar'la çalışarak yüksek lisans derecesini aldı. Şimdi Fullbright bursuyla doktora yapmak üzere Amerika'ya Cornell Üniversitesi'ne gidiyor.

Mert Moralı( d. 1992) flüt bölümünde okurken, bestecilik alanında Turgut Pöğün'le çalışmaya başlamıştı. Yılsonu konserlerinde seslendirilen eserleriyle hemen dikkati çekti. Lisansı kompozisyon bölümünde tamamladı. Bu arada Erasmus projesinden yararlanarak bir yıl Portekiz'de okudu. Şimdi yüksek lisans yapmak üzere Berlin Hans Eisler'e ünlü Hanspeter Kyburz'un öğrencisi olarak gidiyor.

Mert Kocadayı (d.1989), kompozisyon yılsonu konserlerinde özellikle dikkati çeken isimlerden biriydi.Özellikle Klavzen ve Yaylılar için Konçertosu bende iz bırakmış. Eski ile yeniyi aynı eserde karşıtlıklar bazında ele alan bu eserin bestecisi Mert Kocadayı şimdi yüksek liseans için Berlin Hans Eisler Akademisi'nde ünlü Tristian Murail ile çalışmaya gidiyor.

Onur Yıldırım (d.1985) ise İstanbul'dan, MİAM'dan. Lisans eğitimini Amerika'da New England Konservatuvarı'nda tamamlayıp, lisansüstü çalışmasını da İTÜ MİAM'da bitiren Onur Yıldırım'ın daha Robert Lisesi'nde okuduğu yıllarda Onur Türkmen ile Aydın Esen'den kompozisyon ve caz armınisi dersleri aldığını biliyoruz. Şimdi yeniden Amerika'ya gidiyor, doktora çalışmalarını Ne York'ta Columbia Üniversitesi'nde yapacak.

Dördünün de yolları açık olsun. Adlarını elde edecekleri başarılarla daha çok duyuracaklarından adım gibi eminim. Çünkü bugüne kadar yaptıkları, yapacaklarının teminatı!

Gökçe Bahar Oytun

Pendereçki'nin orkestrasında Türk çello solisti

Çağımızın yaşayan önemli bestecilerinden Kristof Pendereçki'nin daha birkaç ay önce İzmir'de Türk bestecilerini hiç tanımadığı, Saygun ve Erkin'in adını hiç duymadığı türünden sözleri, kendisiyle ilgili “acaba bir önyargısı mı var?” kuşkusunu uyandırmıştı. Halbuki geçtiğimiz yıllarda Beethovenfest'te İstanbul Üniversitesi DK Orkestrası'na Betin Güneş'in asistanlığında yaptığı ustalık sınıfı çalışmasında sevecen bir izlenim bırakmıştı. Bu yılki Pendereçki Müzik Akademisi çalışmasındaki durum, kuşkularımı giderdi! Çünkü bir genç Türk kızı, Gökçe Bahar Oytun (d.1990) bestecinin “Üç viyolonsel ve Orkestra İçin Büyük Konçerto” eserinde üç çellodan birini solist olarak seslendirmek üzere seçildi.

Önce nedir Pendereçki Müzik Akademisi, buna bakalım. Her yıl düzenleniyor. Bu yaz 26 ülkeden 64 katılımcı gönderdikleri kayıtlar üzerinden odisyonlara katılarak seçildi. Sanat yönetmenliğini ve şefliğini Kristof Pendereçki'nin, yardımcı şefliğini İngo Ernst Reihl ve Maciej Tworek yapıyor. Viyana Filarmoni, Royal Akademi, Berlin Filarmoni üyelerinden oluşan bir eğitimci kadrosu var.

Gökçe Bahar Oytun'un yüzlerce başvuru arasından seçilerek bu çalışmaya katılması, üstelik Almanya ve Polonya'da dört konserde bestecinin eserini seslendirecek üç solistten biri olarak seçilmesi sevindirici bir başarı. Oytun, Viyolonsel çalışmalarına Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda 2002 yılında Viatcheslav Kainov ile başladı ve 2011'de bu okulu birincilikle bitirdi. Heidi Litschauer, Peter Bruns, ve Guillaume Paoletti’nin ustalık sınıflarına katıldı. Bu yıl MSGSÜ Devlet Konservatuvarı’nda Yar. Doç. Dilbağ Tokay ve Prof. Reşit Erzin ile yüksek lisans eğitimine başladı. Bu süreçte yurtiçi ve yurtdışında pek çok senfoni orkestrası ve gençlik orkestralarının çello grubunda çaldı, grup şefliklerinde bulundu. İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası'nın sözleşmeli sanatçılarından ...

Gökçe Bahar Oytun, Pendereçki'nin eserinde Dmitry Khrychev (Rusya) ve Matteo Tabbia(İtalya) ile birlikte Almanya'da Borken ve Münster, Polonya'da Luslawice ve Krakow konserlerinde solistlik yaptı. 23 yaşındaki genç viyolonselcimizin başarılarının devamını diliyorum.

 

Ömer Berk Taraklı

Bu sonbaharın Avrupa yolcuları

Konservatuvarların lisesini bitirenler lisans için, lisansı bitirenlerin de yüksek lisans için gözleri dışarda. Bunda, Türkiye'de katıldıkları ustalık kurslarında kendilerini beğenen, yetenekli bulan ve dışarıya davet eden yabancı hocaların da payı var. Tek sorun, orta halli ailelerin çocuklarının gereksinimi olan yeterli burs bulunamaması.

Tipik bir örnek, bu yıl lisans eğitimini Fransa'da sürdürecek olan Ömer Berk Taraklı. 2007'de Bilkent Müzik Hazırlık İlköğretim okulunda Vladimir Zverew ile klarnet ana sanat dalında 7. sınıftan başlayan, lisede Selen Akçora ile devam eden Taraklı, son üç yıl içinde hızlı bir çıkış göstererek gençlik orkestralarının favori birinci klarnetçisi oldu. Oda müziğinde duyarlı yorumuyla dikkati çekti. Zaten 2012'de Urla Müzik Akademisi'nde ustalık sınıfına katıldığı önemli hocalardan Prof. Michel Lethiec zaten ona yeşil ışığı yakmıştı. Sınavı da kazanarak şimdi bu ünlü hocanın sınıfına Nice Konservatuvarı'na gidiyor.

Bilebildiğim kadarıyla Taraklı'nın arkadaşlarından Demre Erdem ( Obua) Berlin'deki sanat Üniversitesi'nde, Tılsım Bufe Muratal (fagot) aynı kentin ünlü okulu Hanns Eisler'de. Viyolacı Tuğçe Özyonar Viyana yolcusu. Klarnetçi Çağıl Zehni' de Allmanya'nın iyi müzik okullarından Trossingen'e gidiyor. Moskova'daki durumu da artık gelecek ay yazarım. Hepsinin yolu açık olsun.

Andante/Eylül 2014/ Gençlerden Haberiniz Var mı?

Bu yazı 4473 defa okunmuştur .

Son Yazılar