BKG: Zımba gibi kemancılar yetişiyor...
Reklam
  • Reklam
ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

Yansımalar

BKG: Zımba gibi kemancılar yetişiyor...

10 Şubat 2015 - 00:20 - Güncelleme: 10 Şubat 2015 - 00:39

Hani, yetişmek için oradan oraya koşuşturursunuz, uykusuz kalırsınız ama yetiştiğiniz yer sizi mutlu eder ve “Yorulduk ama değdi” dersiniz. İşte ilk kez düzenlenen Bilkent Keman Günleri'nin 8 Şubat Pazar günü öğleyin yapılan kapanış töreni ve konseri benim için böyle oldu. Çünkü İzmir Piyano Festivali final konseri ve kapanış törenini izledikten sonra gece karanlığında havaalanın yolunu tutup Ankara'ya yetiştim. Bu güzel, içtenlikli, müzikal düzeyi herkesin kendi yaşına göre yüksek olan bu konseri kaçırsaydım doğrusu üzülürdüm. Pırıltılı bir açılış yapan etkinlik, gene pırıltılı bir konserle kapandı.

Yedi gün süren etkinliğin düzenleyicisi Bilkent MSSF'nin değerli keman öğretmenlerinden Muhammedjan Turdiyev telaş içinde sahnenin hazırlanmasıyla uğraşıyordu. Gene açılışta olduğu gibi geriye hocalar için sandalyeler dizilmişti, kenardaki masada ise katılım belgeleri ve içinde Suna Kan'ın resmi bulunan kristal plaketler yerleştirilmişti. Suna Kan soğukalgınlığı, Orhan Ahıskal ile Toğrul Ganiyev ailevi nedenlerle gelememişlerdi ama etkinlikte yer alan tüm hocalar oradaydı:

İldiko Zsuzsanna Moog, Ebru Karaağaç, Ceylan Kabakçı, Erkin Onay, Eylem Önder Başarır , Ellen Jewett , Şenol Aydın, Şeniz Aybulus, Gülen Ege Serter, Isabelle Kollo , Rasim Bağırov, Adilhoca Aziz, Feruza Abdullaeva, Bahar Kutay.

ALÇAKGÖNÜLLÜ, ESPRİLİ VE BECERİKLİ

Doğrusu, 20 yıldır tanıdığım Muhammedjan Turdiyev'in, iyi hocalığının yanında, bu denli becerikli, alçakgönüllü, esprili olduğunu, açılış ve kapanışta kendisini sahnede görünce fark etmiş oldum. Herkesi, hem doğru, hem de gönül okşayıcı nitelendirmelerle ödülünü almaya davet ederken, Özbek aksanının belli olduğu ama doğru Türkçesiyle, sadece öğrenci ve konuk hocaların değil, öğrenci velilerinin de gönlünde yer etmiş olmalı.

Muhammedjan Turdiev bu belge ve plaket takdimi töreninde, etkinlik boyunca stand açan Başkent Müzikevi, Yess Müzik gibi kuruluşları, luthiyeler Ziya Devletşah, Mehmet Yüksel ve Gencer Cerit'i de unutmamıştı. Benim için esas sürpriz ise, “Bize her zaman destek

veren, bizi camiaya duyuran” diyerek, bu satırların yazarını da sahneye davet etmesi oldu. Bu kadirşinaslığa teşekkür ederim. Bu arada etkinliğe organizasyon safhasından itibaren destek veren SCAMV'nın plaketini de genel sekreter Pınar Yüksel'in aldığını belirteyim. Tabii MSSF Dekanı Kağan Korad da bu şükran sunumuna dahildi.

Peki en son plaket nasıl ve kime verildi? İşte bu da alkışlarla karşılanan bir esprili sunumdu. Muhammedjan, kendi kendini anons edip elinde plaketle sahnenin ortasına geliverdi! Ama daha sonra Bilkent hocalarından Bahar Kutay, yerinden kalkıp belge, çiçek ve plaketi kendisine yeniden sundu! Bana verilen tek gülden düzenlenmiş mini buketi ne yaptığımı sorarsanız, hemen yanımda annesiyle oturan Belçika'dan gelmiş Tkatchouk'un öğrencisi 10 yaşındaki Pauilene'ye sundum.

KİM NE ÇALDI?

Tören faslından sonra bir çay arası verildi ve sonra konsere geçildi. Kim ne seslendirdi, kurumu ve hocası kimdir? İşte7 yaşından başlayarak çalış sırasıyla konserin boy boy yıldızları:

Bade Daştan / Bilkent-M.Turdiev / C.Boom- Moto perpettuo

Almila Şerbetçi / Bilkent-M.Turdiev / N.Paganini-Çeşitlemeler

Bahar Yargı / ÇÜDK- İrade İspir / H.Fiocco-Allegro

Lidya Nil Güven / Bilkent-M.Turdiev / P. Çaykovski-Hüzünlü Parça

Theodore Kim / Belçika- İ. Tkatchouk / D.Kabalevski-Konçerto 1. Bölüm

Gökçe Çatakoğlu/ Bilkent-M.Turdiev / N.Paganini-Capriecio No 22

Defne Etçi /HÜADK- İ.Moog / B.Bartok- Romen Halk Dansları

Berk Başaran / AÜDK-Ş. Aydın / H.W.Ernst-Othello Fantasy

Demirhan Gökbudak / Bilkent-A. Aziz / C.Saint-Saens-Giriş ve Rondo Capriccioso

 

Pauline Van der Rest / Belçika- İ. Tkatchouk / H.Wieniawski-Scherzo-tarantella

Sesim Bezdüz / HÜADK- İ. Moog / E.Ysaye-Sonat No.2 (Malinconia -Les Furies )

Elif Ece Cansever / Bilkent- R. Bağırov / P.Sarasate-Zigeunerweisen

Ezgi Su Apaydın / Bilkent-M.Turdiev / J.Achron- Hebrew Melodie

Ferhat Mehmet / Bilkent-R.Bağırov / N.Paganini-Capriccio No.1

Arda Karakaya / Van 100.Yıl Ünv. Öğr. Gör./ G.Dinicu-Hora Staccato

Konser boyunca kemancılara piyanoda, daha üç gün önce çok başarılı bir konser vermiş olan Cem Babacan ve Başar Can Kıvrak ile Yener Gökbudak eşlik etti. Birbirlerinin nota sayfalarını da çevirdiler. Bu da, iki profesyonel piyanistle, Moskova'dan tatil için gelmiş olan bir lisans öğrencisinin, bu işe nasıl gönülden destek verdiğinin örneğiydi.

Konserin sonunda, hocalardan Özcan Ulucan ile Ellen Jewet'in liderliğinde bir hocalar-öğrenci karması tarafından S.Rachmaninoff'un “Elegie”si tam bir “ağıt” olarak içimize işleyerek duyarlılıkla icra edildi.

HIZLA İLERLEYEN KEMANCILAR

Konserde yer alan öğrencilerin bazılarını çok küçüklüklerinden beri izliyorum. Bir kısmını ilk kez dinledim. Hemen hepsinin yaşlarının ötesinde, disiplinli bir eğitimden geçmekte

oldukları belli oluyor. Elif Ece Cansever Sarasate'de, Demirhan Gökbudak Saint-Saens'ın virtüoz parçalarında parıldadı. Sesim Bezdüz, küçüklüğündeki gibi gene heyecanlıydı ama Ysaye sonattan iki bölümü başarıyla seslendirirken özellikle sürdinli bölümdeki nefes kontrolü ve yay duyarlılığı dikkati çekiciydi. İlk kez dinlediğim Defne Etçi'nin yorumu yalın ve temizdi.

Ezgi Su Apaydın, Adana'da Dania Kaynova'dan aldığı sağlam temelin üzerine Bilkent'te eklediklerinin azımsanmayacak nitelikte olduğunu bize gösterdi. Zaman zaman orkestra dersinde BSO'da takviye olarak çalan Ferhat Memet, yay tekniğini ne denli geliştirdiğini sergiledi. Gene ilk kez dinlediğim Berk Başaran da tekniği ve tonlarıyla göz doldurdu. Küçükler de gelecek vaadettiklerini gösterdilen. Belçika'dan gelen Igor Tkatchouk 'un iki öğrencisi Pauline ile Theodor, yaşlarının hayli ilerisinde bir teknik beceri kazanmışlardı. Pauline'nin annesi, “Tkatchouk müthiş bir hoca. Uluslararası bir yarışmaya 13 öğrenciyle gitti, 11'i dereceye girdi” diyerek memnuniyetini dile getirdi.

ŞİMDİDEN BEKLENTİ YARATTI

Bilkent Keman Günleri'ndeki olumlu atmosferi gördükten ve kapanış sonrası insanların binadan zor ayrıldıklarını gözlediğimde “Demek ki, camianın böyle birlikteliğe, dayanışmaya gereksinimi varmış” diye düşündüm. Değişik konservatuvarlardan gelen hoca ve öğrenciler birbirleriyle olumlu diyalog geliştirdiler, yeni arkadaşlıklar kurdular.

Umarım bu etkinlik 2016'da önüne “İkinci” ibaresi eklenerek tekrarlanır. Nitekim herkes böyle bir beklenti içine girmiş durumda.

Daha çok konservatuvardan, daha çok hoca ve öğrencinin bir araya gelmesi, sağlanan kazanımın boyutunu genişletecektir. Emeği geçen, katkıda bulunan herkese teşekkürler...

Fotoğraflar: Şefik Kahramankaptan

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı 3934 defa okunmuştur .

Son Yazılar