Dört solist, dört şef, bir orkestra ve dört konçerto
Reklam
  • Reklam
ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

Yansımalar

Dört solist, dört şef, bir orkestra ve dört konçerto

01 Mart 2018 - 01:15 - Güncelleme: 01 Mart 2018 - 01:54

Sabreden derviş, muradına ermiş! diye bir tekerleme vardır. Hacettepe Ankara Devlet Konservatuvarı'nın Lise öğrencileri değişik nedenlerle birkaç kez ertelenmez korunda kalınan konserlerini sonunda yaptılar. Üstelik konser sadece onlar ve solistler için değil, şeflik alanında yüksek lisans çalışması yapan ağabeyleri için de iyi bir fırsat oldu. Orkestra dersi hocaları şef Prof. Burak Tüzün, iki kez ertelenen konser, bu kez sezon başında yapılan programdaki bir kayıt çalışmasına rastlayınca, şeflikte yüksek lisans yapan dört öğrenciye dört eseri paylaştırdı. Böylece bir taşla birkaç kuş birden vurulmuş oldu.

 

 

 

 

 

 

 

 

Önce, Orhan Veli Özbayrak (d. 1989) yönetimindeki orkestranın eşlik ettiği Lisans 1 öğrencisi Ogün Koyunoğlu'nu (d.2000) Cimarosa'nın Do minör Obua Konçertosu'nda dinledik. Güzel tonu ve kıvraklığı, notadan çalmasına karşın esere hakimiyetiyle Ogün, iyi bir obua solisti olma yolunda. Kendisini ve hocası Meral Leblebicioğlu'nu kutlarım.

Genç besteci olarak çeşitli başarılarına tanıklık ettiğim Orhan Veli Özbayrak'ı şef podyumunda ilk kez izledim. Zaten o da bu podyuma orkestra yönetmek üzere ilk kez çıkıyordu. Şeflikte Prof. Rengim Gökmen'in öğrencisi olarak lisansüstü çalışmasını sürdüren Özbayrak, ilk sınavını başarıyla verdi. Eğer sıklıkla orkestra yönetme olanağı bulursa, bestecilikde olduğu gibi bu alanda da ilerleyeceği muhakkak.

  

İkinci olarak Mozart'ın Sol Majör 1. Flüt Konçertosunu, Onur Arınç Duran (d. 1987) yönetimindeki orkestra eşliğinde Göksu Türkmen'den (d. 1999) dinledik. Lisans 1. sınıfta Gülsen Şatana'nın flüt öğrencisi olan Türkmen, bu tipik Mozart eserini, tüm cıvıltısıyla, yüksek ajilite gereken yerleri beceriyle seslendirerek ilk orkestra eşlikli solistlik deneyimini kazanmış oldu.

Tıpkı Orhan Veli gibi bestecilikdeki başarılarını izlediğim Onur Arınç Duran'ı, şeflikde de umut veren bir etkinlikte gördüm. İki elini de dengeli siçimde kullanması, tempoyu sürdürmenin yanısıra orkestradaki gruplara atakları yerli yerinde vermesiyle, ilk kez podyuma çıkmasına karşın, şefliğe yatkın bir görüntü verdi.

İkinci yarıda Dragonetti'nin La Majör Kontrabas konçertosunu, Ramazan Albayrak yönetimindeki orkestra eşliğinde Tuncay İpteş'ten (d. 1999) dinledik. İpteş, konserin genç solistleri arasında adı en çok tanınanıydı. HSO'nun konserlerinde görev alan, bazen büyük orkestralara da takviye olarak giden İpteş, 15 yaşından bu yana Türkiye ve Avrupa'da pek çok yarışmada dereceye girdi. Lisans 1. sınıfta Burak Karağaç'ın öğrencisi olan İpteş, eserin büyük bölümünde sağlam entonasyonu ve iyi tonuyla dikkati çekti.

Ramazan Albayrak, gecenin dört şefi arasında daha önce şef kürsüsünde görmüş olduğum tek isimdi. Viyolacılıktan gelen, halen Eskişehir'deki Tepebaşı Çocuk Orkestrası'nın şefliğini yapan Albayrak, içlerinde podyuma en fazla çıkmış lisansüstü öğrencisiydi. Eseri sağlam bir tempo anlayışıyla götürdü, solistin küçük bir atlamasıyla ortaya çıkan sallantıyı da hızlı biçimde geçiştirdi. Albayrak çalışmasını Prof. Burak Tüzün'le sürdürüyor, Tepebaşı'ndaki görevine de devam ediyor.

Konserin son eseri, Mozart'ın 24 No'lu Do minör Piyano Konçertosu'ydu. Piyano başında Cansu Önder (d.1999), şef kürsüsünde Hasan Karakiraz (d.1993) vardı. Yeşim Alkaya Yener'in Lisans 1. sınıf öğrencisi olan Önder, bu gece eseri bellekten çalan tek solistti. Daha önce verdiği resitaller ve yarışmalarda aldığı derecelerle kazandığı deneyimi Mozart konçerto ile bir adım ileri taşırken, soğukkanlı ve akademik yaklaşımıyla dikkati çekti.

Şef Hasan Karakiraz da, yerli yerinde bir eşlik sağladı soliste. Halen Ege Ordusu Bölge Bando komutanlığında aranjör olarak görevli bulunan Karakiraz, yüksek lisans çalışmasını Prof. Burak Tüzün'le sürdürüyor.

ADK Lise Orkestrasının bu konserinde birinci rahlede başkemancı olarak Çağatay Seçkin, yardımcısı olarak Ilgın Top oturuyorlardı. Orkestrada yer alan çocuk ve gençleri, sonunda muradlarına erdikleri ve konseri başarıyla tamamladıkları için kutluyorum. Ankara Devlet Konservatuvarı'nda bu tür halka açık konserlerin daha sık yapılmasının, gençlerin deneyim kazanması ve motivasyonlarının artması bakımından yararlı olacağını düşünüyorum.

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

28 Şubat 2018

 

Bu yazı 2559 defa okunmuştur .

Son Yazılar