Gençler Kalender'i nasıl tanıyıp seslendirdi?
Reklam
  • Reklam
ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

Yansımalar

Gençler Kalender'i nasıl tanıyıp seslendirdi?

28 Kasım 2019 - 16:29 - Güncelleme: 28 Kasım 2019 - 17:25

83 yaşındaki Ankara Devlet Konservatuvarı, Hacettepe Üniversitesi çatısı altında eğitim ve öğretime devam ederken, ülkenin son 15 yıldaki genel durumunun sonucu olarak öğrenci azlığı çekiyor. Geleceğe yönelik istihdam umudu giderek azaldığı için, kimse çocuğunu konservatuvara vermek istemiyor. Bunu, sahneye yansımış şekliyle 27 Kasım 2019 akşamı, Hacettepe Gençlik Senfoni Orkestrası (HGSO) konserinde bir kez daha gözledik.

Hacettepe Senfoni Orkestrası'nın Genel Müzik Yönetmeni Prof. Burak Tüzün, bu sezon yeni bir uygulamaya geçerek HGSO'yu HSO'nun himayesine aldı ve yıllık programı da buna göre düzenledi. 27 Kasım akşamı HGSO'nun, HSO ve lisans takviyeli kadrosu sahnedeydi. Bu, konservatuvarın eski hocalarından, besteci ve orkestra şefi Sabahattin Kalender'i (1919-2012) doğumunun 100. yılında anma konseriydi. Kalender'in öğrencilik yıllarında, 1944'te yazdığı ve aynı yıl CSO tarafından seslendirilen iki eseri Intermezzo ile Konser Uvertürü'nden biri olan Konser Uvertürü ilk çalınışından tam 75 yıl sonra ikinci kez seslendirildi. Konserin son eseriydi ve şef Burak Tüzün, öncesinde kısa bir konuşmayla Kalender'i tanıttı, 1. Dünya Savaşı yıllarında sığında Kalender'deki yetimhaneden soyadığını aldığını, kendisinin yatılı okuduğu dönemde nasıl her sabah yakasında papyonu koridorda gördüklerini anlattı.

Eserin, Türk bestecilerinin o yıllarda tümünde görülen folklorik bir yapısı, Anadolu kokusu, makamsallık etkileri yok. Daha Fransa'ya Paris Konservatuvarı'na gitmeden yazdığı eserde, aksine Avrupa ve Rus müziği etkisi sezinleniyor. Üflemeli çalgılara bolca görev verilen eserde, yaylıların da hızlı ritme öncülük etmesi gerekiyor. İlk kez dinlediğim ve seslendirilmesinin hayli zor olduğunu gördüğüm bu eser, Kalender'in bestecilikteki yeteneğini gözler önüne seriyor. Hem Şostakoviç, hem Hindemith boşuna Ankara'da Kalender'in yazdıklarını gördükten sonra yurtdışına gönderilmesini istememişler. Şostakoviç'in özellikle Moskova Çaykovski Devlet Konservatuvarı'nda öğrenim görmesini istediği Kalender, ancak 1948'de devlet bursunu kazanarak Paris Konservatuvarı'na gidebilmiştir.

Konser Uvertürünü dinlerken, HGSO'nun eleman sıkıntısını gözlemledim. Birinci keman grubu 6 yerine 12 kemancıdan oluşmuş olsaydı, aynı genişleme öteki yaylı grupları için de yaşansaydı, eser kimbilir ne kadar daha güçlü tınlardı.

Eserin sonunda, şef Burak Tüzün ve orkestra çok büyük bir alkış aldı. Tüzün defalarca sahneye davet edildi. Kendisine sunulan çiçeği, sahnenin yan köşesinde yerleştirilmiş olan Sabahattin Kalender fotoğrafının önüne bırakarak, saygısını bir kez daha gösterdi.

Sabahattin Kalender'in eserlerini seslendirmiş, operalarını sahnelemiş kurumların tamamıi, bestecinin doğumunun 100. yılını görmezken, bu bilinci şef Burak Tüzün'ün göstererek, el yazısı notadan orkestrayı hazırlayıp eseri seslendirdiği için kutlamak gerek.

DENGİN CEYHAN'DAN MACDOWELL KONÇERTO

Konserin solisti, konservatuvarın öğretim kadrosu içinde yer alan piyanist Dengin Ceyhan'dı (d.1991). Konservatuvarın sevilen, sempatik simalarından olan Ceyhan'ın adı 2017'de yaşadığı, pek çok aydının muhatap olduğu gözaltına alınarak yargısız infaza tabi tutulma olayıyla hatırlanıyor. Oysa Ceyhan, duyarlı yapısı, iyi icracılığıyla öne çıkıyor. Türkiye'de pek tanınmayan, Amerikalı besteci Edward MacDowell'ın Re minör 2. Piyano Konçertosu'nu bellekten seslendirdi. Akışkan, Avrupa'dan taşınan romantizmin Amerikan tarzında işlenişini örnekleyen, güzel bir seslendirme oldu.

Büyük alkış alan Ceyhan, fazla nazlanmadan bis olarak Fazıl Say'ın Aşık Veysel'in temasından yeniden bestelediği “Kara Toprak” parçasını çalarak yeniden salonu ayağa kaldırdı. İkinci bis olarak, sevdikleri arasında yer alan, bir film müziğinden, dingin, lirik parçayla sahneden ayrıldı.

Konserde J. Haydn'ın, özellikle ikinci bölümünde hem ritm, hem çalgısal renkler bakımından Mehter etkisinin açıkça algılandığı Sol majör 100. Senfoni'si de seslendirildi. “Ordu Senfonisi” olarak bilinen eserde, “kasa”nın yani büyük davulun arkasında, gene ortaokul öğrencisi, benim “maskot” diye nitelendirdiğim Miraç Ahmet Biçer vardı.Konçerto sonunda Dengin Ceyhan'a orkestranın çiçeğini de o verdi.

2020'de 75. doğumyılında anılıp eserleri seslendirilecek bir başka ADK'lı besteci de İstemihan Taviloğlu (1945-2006). Bu kez HSO, şef Orhun Orhon yönetiminde 8 Ocak 2020 akşamı Taviloğlu'nun üç eserini salona taşıyacak. Konserin solisti CSO'nun klarnet grup şef yardımcısı Orçun Civelek.

***

Konservatuvar ve orkestra yönetimine bir önerim var: ADK'nın Hacettepe Beytepe Yerleşkesine, yurtlardan çok sayıda öğrenci ile müzik öğrencilerinin velileri geliyor. Her konserde, her bölüm arasında alkış burada da var. Burası adıyla sanıyla bir eğitim-öğretim kurumu olduğuna göre, dinleyiciyi eğitme, onu iyi konser dinleyicisi haline getirme görevi de var.

Her konser öncesi bir görevli sahneye çıkıp, dinleyiciye hitaben eserlerin kaçar bölüm olduğunu söyleyip, eser bitip şef yüzünü döndüğünde alkışlanmasının yerinde olacağını söylemeli. Bu uygulama ile dinleyici zaman içinde konser adabını öğrenmiş olur.

***

Bir öneri de Rektörlüğe: Konser akşamları Beytepe yurtlardan birer otobüs kaldırarak, dileyen öğrencilerin konsere gelebilmesini kolaylaştırmalı. “Gençtirler, yürüsünler!” diyen olabilir ama şu kış gecelerinde, yağışta ta tepeden, aşağı girişe kadar yürüyerek gelip dönmeleri kolay değil.

Bina girişine yapılacak vestiyer içinse, yeni bütçenin uygulamaya gireceği 2020'yi beklediğimizi hatırlatmak isterim.

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

28 Kasım 2019

 

Bu yazı 783 defa okunmuştur .

Son Yazılar