Hocabey'i, Şostakoviç, Beethoven ve Williams'la andık
Reklam
  • Reklam
ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

Yansımalar

Hocabey'i, Şostakoviç, Beethoven ve Williams'la andık

25 Şubat 2016 - 23:43 - Güncelleme: 26 Şubat 2016 - 00:11

Hacettepe ve Bilkent Üniversiteleri'nin kurucusu, pek çok ülkenin nişanları yanısıra müziğe ve eğitimine yaptığı hizmetlerden ötürü SCAMV Onur Ödülü Altın Madalyası sahibi Prof. Dr. İhsan Doğramacı (1915-2010) her yıl 25 Şubat'ta ölüm yıldönümünde, 3 Nisan'da da doğumgününde Bilkent Senfoni Orkestrası konseriyle anılır.

Fotoğraf: Şermin Savaşcı

Bu yılki anma konserinde orkestrayı, Hocabey'in bir vakitler kendisinin terini silmiş olduğu mendili saklayıp bu anma konserlerini yönetirken çıkarıp kulanan ve bunu dinleyiciye açıklayan şef Gürer Aykal yönetiyordu. Solist ise orkestraya uzun yıllar, önce başkemancı yardımcısı, babası Server Ganiyev'in (1937-2010) çalmayı bırakmasından sonra da başkemancı olarak hizmet etmiş, burada akademik ünvanlı kadroya atanmadığı için 2015 Ağustosunda ayrılıp Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'na geçerek Doçent ünvanıyla ve kadrosunda, müdürlük görevi üstlenmiş kemancı Toğrul Ganiyev'di. Başkemancı koltuğunda bir başka BSO emektar sanatçısı, İrina Nikotina oturuyordu.

Toğrul Ganiyev (Ganioğlu) D. Şostakoviç'inOp. 99 La minör 1. Keman Konçertosu'nu seslendirdi. Şostakoviç bu konçertoyu David Oistrach'a adamış, ancak Stalin'in ölümünden sonra yayımlayabilmişti. Dört bölümden oluşan eserin, Şostakoviç olarak verilen başlık isimleri program kitapçığına konulmuş, gene kendi belirttiği tempolar ise yazılmamıştı. Besteci ilk bölümü “Nocturno-Gece Müziği” olarak adlandırarak Moderato tempoda , sonra “Scherzo-Şakacı” başlıklı bölümü Allegro olarak yazmış, üçüncü bölüme eski bir İspanyol dansından adını alan “Passacaglia” başlığını koyup Andante tempoda bestelemişti. Son bölüme ise kaba şakalı diye kısaca tanımlayabileceğimiz “Burlesque” adını vererek Allegro con brio olarak yazmıştı. Tempolar üzerinden gidildiğinde birinci ve üçüncü bölümlerle dördüncü ve son bölümün zıt ruh hallerini yansıttığı anlaşılıyordu.

Rastlantıya bakın ki, bu konçertoyu kısa bir süre önce Toğrul Ganiyev'in yeğeni 18 yaşındaki Elvin Hoca Ganiyev'den BBDSO eşliğinde dinlemiştim. Elvin, bellekten çalmış, tempoları biraz hızlı alıp enerjik biçimde orkestrayı peşinden sürüklemişti. Dayısı ise notadan çaldı, deneyimiyle şefi ve orkestrayı zorlayacak bir tempo zorlamasına girişmedi.

Toğrul Ganiyev ve BSO, seslendirme sonunda büyük alkış aldı. Bu durumu önceden hesaba katıp, orkestra eşlikli bir “bis” parçası hazırlanmıştı. Şostakoviç'in bölüm sayısından itibaren kendine özgü çağdaş bir yaklaşımla bestelediği eserden sonra, John Williams'ın (d.1932) Schindler'in Listesi filmine yazdığı temayı içeren, duygulu müziği dinledik.

Konserin ikinci yarısında Aykal, Beethoven'in Do Majör 1. Senfoni'sini yönetti. Bestecinin ustaları Mozart ve Haydn'dan esintiler taşıyan bu ilk senfonisinde gene de, ilerde yazacaklarının belirteçleri yer alır. Özellikle bakır ve tahta üflemelilerin birlikte çaldığı ve arkada timpaninin vurguladığı bölümler, dinleyiciye Beethoven tınısını hemen duyumsatır. BSO için güçlük derecesi yüksek olmayan bu eser, Aykal'ın düzgün vuruşları ile başarıyla seslendirildi.

Bilkent Salonuna gelişte, oğullar Ali Doğramacı ile Osman Doğramacı, konukları merdiven başında karşıladı. Ali Doğramacı program kitapçığı servisi yaparken, Osman Doğramacı da konuklara rozet sepetini uzattı. Bu anma için yaptırılmış rozetleri konuklar yakalarına takmak yerine genellikle ceplerine yerleştirmeyi tercih ettiler.

Salondan çelişkili bir görüntü yansıyordu. Koro balkonunda yer alan biletli dinleyici arasında sadece iki kişi kravatlıydı, parterdeki protokol sıraları ise kravatlı, takım elbiseli, ciddi giyimli insanlarla doluydu.

Doğramacı'nın 101. doğumgünü konseri de 3 Nisan Pazar günü verilecek. Bu konserlerin daimi solisti konumundaki uluslararası piyanistimiz Gülsin Onay, gene Aykal yönetimindeki BSO eşliğinde Grieg La minör konçertoyu seslendirecek. İkinci yarı için seçilmiş eserler ise Ferit Tüzün'ün Söyleşi ve Zoltan Kodaly'nin Galanta Dansları.

Fotoğraflar: Şefik Kahramankaptan

 

 

 

Bu yazı 2078 defa okunmuştur .

Son Yazılar