Pekineller'e Kuğunun Şarkısı ve Alabalık'lı Madalya...
Reklam
  • Reklam
ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

Yansımalar

Pekineller'e Kuğunun Şarkısı ve Alabalık'lı Madalya Sunumu

07 Aralık 2019 - 16:06 - Güncelleme: 07 Aralık 2019 - 16:27

Bu öyle bir madalya ki, her yıl sadece bir kişiye veya kuruma sunulur. Bu kuralın ikinci kez istisnası oldu ve aynı yıl madalya iki kişiye aynı anda sunuldu. İlki 1996 yılında İdil Biret ile Suna Kan'dı. İkincisi de 2019'da Güher ve Süher Pekinel oldu. Bu istisnanın nedeni, kamuoyunda hep birlikte anılmalarıydı. Biret ve Kan, aynı kanunla yurtdışına gönderildikleri için Cumhuriyetin ilk hârika çocukları olarak yıllarca adları hep birlikte anıldı. Güher ve Süher Pekinel kardeşlerin ise adlarının birlikte anılması için, herşeyden önce fizyolojik bir nedenleri var, çünkü onlar “tek yumurta ikizi”... İkiz babası olarak, onların kardeşlik ötesi eğitim ve kariyer sürecindeki birlikteliklerini çok iyi anlıyorum.

SCAMV Onur Ödülü Altın Madalyası'nı 6 Aralık 2019 gecesi, rahmetli Mehmet Başman'ın büyük gayretleriyle yenilenen MEB Şura Salonu sahnesinde Pekinel'lerin boynuna Ali ve Murat Başman ayrı ayrı taktı. Madalyaların veriliş gerekçesini yineleyelim: “Dünyada iki piyano yorumculuğuna katkıları, farklı tarzda topluluklarla işbirliklerini de kapsayan uluslararası başarılı kariyerleri, evrensel müzik repertuvarına katılmış yeni eser seslendirmedeki öncülükleri, yetenekli genç Türk müzisyenlerinin yurtiçi ve yurtdışında eğitim ve kariyer çalışmalarını desteklemeleri, çoksesli müzik eğitiminin Türkiye’de yaygınlaşması için oluşturdukları projelerle verdikleri hizmetler nedeniyle.”

Pekineller de, hazırladıkları konuşma metnini, aralarında bölüştükleri üzere bölüm bölüm okudular. Anlamlı ve nitelikli bir konuşmaydı. Ama benim esas takdir ettiğim nokta, törende kendileri çıkıp tek piyanoda dört el çalmak yerine, madalyanın nedenlerinden biri olan “Dünya Sahnelerinde Genç Müzisyenler” bursiyerlerinden beşinin, bir konuk genç eklenmesiyle sahneye çıkmasını istemeleriydi.

Önce, 10. Hamamatsu Yarışması birincisi, piyanist Can Çakmur'u, F. Liszt'in, Franz Schubert'in “Kuğu'nun Şarkısı” dizisinden 14 liedine yaptığı piyano uyarlamalarından oluşan “Schwanengesang”dan seçtiği dört parçada dinledik. Liebesbotschaft (Aşkın Mesajcısı), Kriegers Ahnung (Savaşçının Sezisi), Ständchen (Serenat), Abschied (Veda) liedlerini, aralarında dinleyicinin alkış teşebbüslerine karşı, küçük vücud hareketleriyle “Hayır” mesajı veren Can, duyarlılıkla seslendirdi. Can Çakmur, bu dizinin tamamını 24 Aralık 2019 gecesi, Erimtan Müzesi Salı Konserleri'nde seslendirecek ama biletlerin çoktan tükendiğini belirtelim.

Daha ilk tuşlara dokunmasıyla birlikte, Vakfa rahmetli Başman'ın özveriyle satın aldığı Bösendorfer piyanonun tınısının düzelmiş olduğunu fark ettim. Mutlaka bir reglaj yapılmış olmalıydı. Geçen yılki törende deyim yerindeyse akord tutmaz, haşat vaziyette olan piyanonun, Hacettepe ADK'nın ilgili bölümünce esaslı biçimde elden geçirilmiş olduğunu öğrendim. Dilerim, sürekli MEB Şura'da duran ve burada MEB'in kiraya verdiği çeşitli topluluklar tarafından da kullanılan piyano, bakım ve gözetim altında tutulur.

Can'dan sonra sahneye gelen kentet, keman sanatçısı Veriko Çumburidze, viyola sanatçısı Barok Bostancı, çellist Umut Sağlam, kontrbas sanatçısı Seçil İrem Keskin (konuk) ve piyanist Tolga Atalay Ün’den oluşuyordu. Schubert'in tanınmış eseri “Alabalık Beşlisi”ni, genç yaşlarında ulaştıkları ustalık düzeyine yaraşır biçimde seslendirdiler.

Beş ana bölümden oluşan, iki bölümü kendi içinde parçalı olan eserin icrası sırasında, dinleyici gene ara alkışlarla onları rahat bırakmadıysa da, iyi bir seslendirme çıkardılar. Bis olarak da bir “Horon”la dinleyiciye veda ettiler.

2 Ağustos 2016'da vefat eden, 2017'de madalyanın postmortem olarak verildiği, 28 yıllık Vakıf Başkanı Mehmet Başman için Şefik Kahramankaptan tarafından yazılan “Müziğin Yüce Gönüllü Şövalyesi MEHMET BAŞMAN” kitabı da fuayede sanatseverlerin beğenisine sunuldu.

Önceki madalya sunumlarını da hatırlatmakta yarar var. Çünkü, gerçek altın plaka üzerine darb edilerek hazırlanan altın madalya, 1989'dan bu yana verilse de, bir bakıma Cumhuriyet müzik tarihinin izlerini sürmemize yardımcı oluyor:

Cevat Memduh Altar, Ahmet Adnan Saygun, Ulvi Cemal Erkin, Necil Kazım Akses, İlhan Usmanbaş, Leyla Gencer, Cemal Reşit Rey, İdil Biret ve Suna Kan, Nevid Kodallı, Hasan Ferid Alnar, Ferhunde Erkin, Ferid Tüzün, Prof. Kamuran Gündemir, Hikmet Şimşek, Faik Canselen, Ayhan Baran, Prof. Dr. İhsan Doğramacı, Ayla Erduran, Gülsin Onay, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, İlhan Baran, Muammer Sun, Gürer Aykal, H.Ü.Ankara Devlet Konservatuvarı, Ertuğrul Oğuz Fırat, Ruşen Güneş, Yalçın Tura, Turgay Erdener, Mehmet A.Başman, Ayşegül Sarıca, Güher Pekinel, Süher Pekinel.

Eskiler “marifet iltifata tâbidir” sözünü boşuna söylememişler!

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

7 Aralık 2019, Ankara

 

Bu yazı 1160 defa okunmuştur .

Son Yazılar