Şanın Şaşaalı Dünyası'ndan...
Reklam
  • Reklam
ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

Yansımalar

Şanın Şaşaalı Dünyası'ndan...

17 Mart 2016 - 00:58 - Güncelleme: 17 Mart 2016 - 01:22

Bir opera şarkıcısının yetişmesinde, hem öğrencinin, hem de hocasının ne emekler harcadığı genellikle gözardı edilir. Dinleyicinin çoğu ya “Sesi güzelmiş” der, ya da şarkıyı yadırgar ama genellikle kabahati de bestecide değil şarkıcıda bulur! Aslında, bütün bir opera izlenmiyor, şarkıcıların değişik eserlerden aryalar söyleyip düetler yaptığı bir konser dinleniyorsa, bu hiçbir zaman bir şarkıcı hakkında karar vermek, değerlendirme yapmak için yeterli değildir. Konserde iki aryayı iyi söyleyen bir şarkıcının bütün bir operayı çıkarmaya gücü yetmeyebilir. Ama gene de iki arya, bir düet, şarkıcının kumaşı hakkında bir fikir verir.

Tüm bunlar, 16 Mart gecesi Bilkent 30. Yıl Festivali'nin “Şanın Şaşaalı Dünyası” başlıklı kapanış konserini dinlerken usumdan gelip geçiverdi. Konser öncesi, MSSF dekanı Kağan Korad sahneye gelerek festivalin kısa bir özetini yapıp, terör saldırılarından duyulan üzüntüyü vurguladı ve dinleyiciyi terör kurbanları için saygı duruşuna davet etti.

Selinay Duman

Konserin ilk yarısı Bilkent MSSF Şan Bölümü öğrencilerine ayrılmıştı. Üç soprano Selinay Duman (1998), Doğa Bilici (d.1994) ve İlayda Erenler (d.1994) sahneye çıktı. Aslında bu üç öğrenciden Selinay Duman, artık Bilkent'te değil. Çünkü Gölge Şekeramber'in öğrencisi olarak Lise'yi bitirdikten sonra, Şan Bölümü'ne Rektörlük kararıyla öğrenci alımı durdurulunca ne yapsın? İzmir'e giderek öğrenimine Dokuz Eylül Devlet Konservatuvarı'nda Birgül Su Ariç'le devam ediyor. Diğer iki öğrenci Rektörlük kapatma kararı aldığında lisans öğrencisi oldukları için, eğitimlerini halen Bilkent'te sürdürebiliyorlar. Onlar da mezun olunca Şan Bölümü tümüyle kapanmış olacak.

Doğa Bilici-İlayda Erenler

Genç sopranolar, böyle bir konserde solo söyleyip düet yapacakları için hayli heyecanlı görünüyorlardı. Selinay Duman ile Doğa Bilici'nin Mozart Figaro'nun Düğünü operasından düetiyle açılan bu bölümde, Doğa Bilici'yi Delibes Lakme Operası'ndan Çiçek Düeti'nde İlayda Erenler ile dinledik. Bu düetin orijinali mezzo soprano ile soprano içindir. Bilkent'te mezzo kalmadığı için iki soprano söyledi düeti. Neyseki ses renkleri farklıydı. Doğa Bilici'nin sesi hayli volümlü. Heyecanı söylediği bir arya ve katıldığı iki düette zor farkedilir birkaç küçük hata yaptırdı ama sahne deneyimi arttıkça, bunlar geride kalır.

Selinay Duman Dvorak-Rusalka'dan Ay Aryası'nı söyledi. Çok doğal, sesini zorlamadan, bağırmadan müzikal biçimde şarkı söyleyen, pianoları iyi yapan, gelecek vaadeden 18 yaşında bir solist soprano adayı... Dokuz Eylül'de iyi bir hocanın eline düştüğüne göre, hızla gelişeceğinden kuşkum yok.

Konser boyunca piyano eşliklerini, Bilkent mezunu, halen Ankara Operası'nda sözleşmeli korepetitör olarak çalışan Hande Uçar başarıyla yaptı.

Konserin ikinci yarısı ise, Devlet Operası'nda solist olarak sahneye çıkan Bilkent mezunu şancılara ayrılmıştı: Esra Abacıoğlu Akcan ( Soprano), Ayhan Uştuk (Tenor), Umut Kosman (Bariton), Cem Beran Sertkaya (Bas bariton) arya ve düetlerle kendilerini gösterdiler.

Ayhan Uştuk, daha önce bütününde Lensky rolünü üstlendiği Çaykovski'nin Yevgeni Onyegin operasından söylediği aryada tekniğini konuşturarak sesine hasıl hükmettiğini , Rusça metni de nasıl temiz bir artikülasyonla telaffuz ettiğini gösterdi. Ayrıca Kağan Korad'ın gitarı eşliğinde bir İspanyol parçayla, değişik tarzlara uyum yeteneğini sergiledi. 22 Mart'ta Erimtan Müzesi'nde Trio Anka üyesi olarak sahnede olacak.

Umut Kosman, klasik gitarla başladığı müzik eğitimini Bilkent Şan bölümü'nde tamamlamış, çok çalışan, kendini sürekli geliştiren, semeresini de yarışmalarda kazandığı derecelerle gören bir bariton. Mozart Don Giovanni'den Leporello'nun aryasında, elinde efendisinin çeşitli ülkelerden edindiği sevgililerin listesinin bulunduğu defter, sahneyi ve sesini gayet iyi kullandı. Kosman bu yıl Samsun'da Tosca operasında Scarpia rolüne çıkacak.

Cem Beran Sertkaya, Bilkent sonrası 12 yıl önce girdiği Ankara Operası'nda, iyi fiziği ve yumuşak tekniğiyle kendisine verilen irili ufaklı her rolün üstesinden, başarıyla geldi. Eski okulunun sahnesinde de Mozart, Verdi ve Donizetti imzalı arya ve düetlerde kalitesini gösterdi.

Esra Abacıoğlu Akcan, özellikle İngilizce metinli eserlerde farkını ortaya koyan, geniş nefesli bir sopranodur. Bu konserde Sertkaya ile Mozart Don Giovanni'den bir düet yaptı, Donizetti Lucia di Lammermoor'dan topluluğa katıldı. L. Bernstein'in Candide operetinden Cunegonde'nin “Glitter and be Gay” şarkısında mükemmeldi. Esas sürprizi ise, Amerika'da sahnelenmeye başladıktan itibaren popüler olan J. Adams'ın Nixon Çin'de operasından Mao Zedung'un eşinin aryasını Türkiye'de ilk kez seslendirerek yaptı. Giysisini de role uygun biçimde değiştirerek vurgusunu arttırmayı da ihmal etmemişti.

Bilkent, kapatmakta olduğu Şan Bölümü'nün  mezunlarıyla öğünebilir.

 

Fotoğraflar:Şefik Kahramankaptan

 

 

Bu yazı 3039 defa okunmuştur .

Son Yazılar