Selman Ada'nın orkestra şefi olarak portresi
Reklam
ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

Yansımalar

Selman Ada'nın orkestra şefi olarak portresi

22 Ocak 2015 - 23:48

Selman Ada'nın adı kamuoyunda Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü ile Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası 1. Şefliğine vekaleten atandıktan sonra daha çok duyuldu. Müzik ve sahne sanatları camiasında daha çok besteci ve piyanist olarak bilinen, başta Ali Baba ve 40 Haramiler operası olmak üzere yazdığı sahne eserleriyle tanınan Selman Ada(d.1953) , bugüne kadar çalıştığı operalarda şeflik de yaptı, kendi eserlerini, başka operaları ve opera orkestralarıyla senfonik eserler yönetti.

Bu hafta, CSO'nun programının da şefi Selman Ada'ydı . 22 Ocak 2015 akşamı konsere gitmeden önce bir hata yapmamak amacıyla arşiv taraması yaptım. Gördüm ki, Ada, müzik yaşamında ilk kez bir “devlet orkestrası”nı, CSO'yu yönetecekti. Mutlaka değişik bir deneyim olacaktı. Yakın zamanda Ankara Opera Orkestrası'yla başarılı bir yeni yıl konseri yapan Ada'yı, CSO'daki bu ilk konserinde daha dikkatli bir gözle izleyip, müziği daha cankulağıyla dinledim.

Başkemancı sandalyesinde Jülide Yalçın Dittgen'in oturduğu konserde solist kemancı Çağıl Yücelen'di (d.1962). Şef kürsüsüne, Ada'nın yeni yıl konserinde de kullandığı dönerli şef koltuğu yerleştirilmişti. Demek ki, sağlık sorunları nedeniyle orkestrayı oturarak yönetecekti. CSO'nun “solist” kadrosunda bulunan, orkestrasının her yıl bir konser verdiği Çağıl Yücelen, Felix Mendelshonn'un mi minör keman konçertosunu seslendirecekti.

Orkestranın eşliğinin dengeli, solisti kollayıcı olduğunu gördük. Birbirine bağlı çalınan üç bölümden oluşan konçertonun, birinci bölümünün ikinciye bağlanışı çok ustalıklı uygulandı. İkinci bölümde orkestranın tonu ve iç dengeleri mükemmeldi. Solist de bu bölümde iyi tınılar elde etti.

Konserin ikinci yarısında Cesar Frank'ın re minör senfonisini dinledik. Selman Ada yönetimindeki CSO iyi bir icra ile çok duyarlı bir yoruma imza attı. Yaylılarla üflemeliler arasındaki balans genellikle iyi kurulmuştu. Ancak bakır üflemelilerin topluca çaldığı bölümlerde yaylıların biraz ezildiğini hissettik. Hafif (piano) çalınması gereken bölümlerde yaylılar çok berrak ve bütüncül bir tını elde ederken, tahta üflemelilerin, başta İngiliz kornosu olmak üzere yorumun başarısında payı büyüktü. Orkestra ile şef Selman Ada arasında olumlu bir elektrik oluştuğunu sezinledim.

Sonuç olarak Ada nasıl bir şef? Provalarını izlemedim ama iki konserden ( Operanın yılbaşı ve CSO) edindiğim izlenim şöyle: Abartısız, artistik hareketlere itibar etmiyor. Yerine göre baget kullanıyor ya da sadece ellerini. Orkestra üyelerinde tereddüte mahal bırakmayacak biçimde temiz vuruşları var. Çok fazla hareket yapmıyor ama o temiz vuruşları sağ elinin bilek hareketleriyle sağlıyor. Ada, elde ettiği sonuçlarla, tek kelimeyle “müzikal” bir şef.

Bu yazı 2948 defa okunmuştur .

Son Yazılar