Suyun Öte Yanından Oda Müziği
Reklam
  • Reklam
ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

Yansımalar

Suyun Öte Yanından Oda Müziği

13 Kasım 2019 - 00:34 - Güncelleme: 13 Kasım 2019 - 00:55

Suyun öte yanı, Anadolu'da Trakya ve Balkanlar için kullanılan bir deyimdir. Türkiye'de, özellikle İstanbul ve Bursa'da yerleşik, suyun öte yanından, yoğunlukla da Bulgaristan'dan kendileri ya da aileleri göç etmiş çok sayıda müzisyen vardır. Bunlar arasında enstrümancı olarak, kemancı Özcan Ulucan ile ablası piyanist Birsen Ulucan en tanınmışlarıdır. Aralarına Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğretim üyesi çellist Ozan Tunca'yı da alarak oluşturdukları piyanolu trioyu, Ankara'da 12 Kasım 2019 gecesi Erimtan Müzesi Salı Konserleri konuk etti.

Ulucan Trio, programını Özkan Manav'ın Azerbaycan ve Kars yöresinin hüzünlü türküsü Laçin'in temasından yola çıkarak bestelediği tek bölümlük eseri seslendirerek açtı. Bir halk temasından modern yazı tarzıyla yeni beste yapılmasına güzel örnek oluşturan Laçin'den sonra sırada Ulucan'ların iki “hemşehrisi” bestecinin, bu üçlü için özel olarak yazıp ithaf ettikleri iki eser vardı. Önce Özcan Sönmez'in üç kısa bölümden oluşan eserini dinlerken, özellikle ağır bölümde Balkan duygularının yansıtıldığını hissettik. Sönmez de konseri dinlemek üzere İstanbul'dan gelmişti ve sahne önüne gelerek müzisyenleri tek tek tebrik etti.

Georg Büchner'in Wozzeck başlıklı tiyatro oyunundan kaynaklı bir düşünsel esinle bestelediğini öğrendiğimiz Berkant Gençkal'ın üçlüsü “Küpe ve Çocuk”ta modern yazı tarzıyla makamsal halk müziğinin nasıl bağdaştırılarak yansıtılabildiğini gördük. Üç bölümlük eserde keman için özel yay tekniği gerektiren bölümler yazmıştı besteci. Özcan Ulucan istenen arşe oyunlarını başarıyla yaptı ve arşenin tahtasını da tellere sürterek bestenin özelliğini yerine getirdi. Besteci nereden esinlenmiş olursa olsun, eserinin çeşitli yerlerinde Türk ve Balkan müziğinin bazen gerilerde, bazen belirgin kulağımızı okşadığını fark ettik.

Üç enerjik seslendirmenin ardından Ulucan Trio, kısaca soluklanıp programındaki Avrupa eserini seslendirmek üzere yeniden sahneye çıktı. 19 YY sonu ve 20. YY başı Fransız müziğinin önemli bestecilerinden M. Ravel'in, 1914'te tamamladığı ve kendi kontrpuan hocasına ithaf ettiği tek piyano üçlüsü, ülkemizde az çalınan bir eser. La minör tonalitedeki eserde yer alan ateşli şiddeti, beklenmedik pastoral manzaraları, uzak doğu etkilerini, Ulucan Trio uyumlu ve duyarlı biçimde seslendirdi. Bir konçerto cesametindeki piyano partilerinde Birsen Ulucan, çok dikkat gerektiren unison bölümlerde Özcan Ulucan ve Ozan Tunca, ne denli iyi icracı olduklarını gösterdiler.

Salonda, Ravel icrasını dinlemek için gelmiş müzisyenler bulunduğu görmek sevindiriciydi. Ama bu konseri kaçıran ya da tercih etmeyenler için üzüldüğümü söylemeliyim.

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

12 Kasım 2019, Ankara

 

Bu yazı 672 defa okunmuştur .

Son Yazılar