Taş Devri müziğinden alınan keyif...
Reklam
  • Reklam
ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

Yansımalar

Taş Devri müziğinden alınan keyif...

07 Nisan 2015 - 23:18

Antik müzik toplulukları oldum olası ilgimi çekmiştir. Müzik nereden nereye geldi? Değişik kıtalarda eski müzik hangi âletlerle nasıl icra ediliyordu? Bu ve benzeri soruların yanıtlarını sahnede canlı olarak almak ilginçtir. Bu antik müzik toplulukları içinde ilk kez, işi “taş devri”ne kadar götüreniyle 7 Nisan gecesi 32. Uluslararası Ankara Müzik Festivali'nde karşılaştık.

Çin Henan Müzesi Huaxia Antik Müzik Topluluğu eski dönemlerin müziklerinden örnekler sergilerken işi “taş devri”nden başlattı. 8700 yıllık kemik bir flütün gene kemikten yapılmış replikasından çıkan sese doğrusu hayran kalmamak mümkün değildi. Topluluk giysileriyle ve danslarıyla binlerce yıl öncesinden bir tapınmayı yansıttı. Vurma çalgı olarak topraktan yapılmış değişik büyüklükteki kâseler kullanılıyordu.

Açıklamalı bu konser-gösteride, Çin müziğinin telli, üflemeli ve vurmalı değişik aletlerini görüp tanıdık, seslerini işittik. Bronzdan dökülmüş değişik büyüklüklerdeki çanlar ve gene benzeri biçimde kesilmiş taşlardan yapılan vurmalı çalgıların günümüzün vibrafon, ksilofon gibi çalgılarının ilkel biçimleri olduğunu düşünebiliriz. Bunlardan çıkan sesler büyüleyiciydi, âdeta kendine özgün bir tılsım içeriyordu.

Gösterinin ilk bölümünde MS 900 yılına kadar gelinmişti ki, topluluk sürprizini Samim Bilgen'in (1910-2005) çok bilinen şarkısı Ilgaz'la yaptı. Şarkı sözlerini Çinceye çevirmişlerdi. Doğaldır ki, eski Çin enstrümanlarıyla çok değişik bir icra oldu.

İkinci bölümde ise bir müzikli oyun izledik. “Bir Aşk Hikayesinden Sahneler” ana başlığı altında, Fener Festivali'nde genç erkekle kızın aşkı anlatıldı. Bu oyun, evlilik teklifiyle başlıyor, düğün töreni ve ilk gece şakalaşmasıyla sona eriyordu. İşin tiyatro faslı hoş bir mim komedi biçiminde kurgulanmıştı.

Arada sohbet ederken Çin sefiresi, Türk erken müziğiyle bir benzerlik olup olmadığını sorduğunda, davullar dışında pek benzerlik görünmediğini düşünmüştüm. Ama ikinci bölümde tahta yan flütten yükselen nağmeler, bizim kimi ney taksimlerini andırmıyor değildi. Gelinin başının tümüyle örtülü olması ve bunun damat tarafından açılması ritüeli de Asya'nın yaygın bir geleneği olarak günümüzde de yaşatılıyordu.

Salonun ancak yarısını dolduran izleyici coşkulu alkışlarla Çin topluluğunu mutlu etti. Dinleyiciler arasından isteyenler çalgıları denedi. Sonunda SCAMV Başkanı Mehmet Başman sahneye çıkıp topluluk üyelerini bizzat kutladı. Çin Halk Cumhuriyeti Büyükelçisi Yu Hongyang da eşiyle birlikte sahnedeydi. Tarihî İpekyolu, kültür sanat alanında işlemeye devam ediyordu..

 

 

 

Bu yazı 1662 defa okunmuştur .

Son Yazılar