Geleneksel makamlarla yeni müzik teknikleri uyuşabilir mi?
Reklam
  • Reklam
ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

Yansımalar

Geleneksel makamlarla yeni müzik teknikleri uyuşabilir mi?

30 Mayıs 2018 - 00:04

Gelenekselin, yepyeni biçimlerle evrensele nasıl taşınabileceğinin adeta bir ders niteliğindeki örneğine 29 Mayıs 2018 gecesi Erimtan Müzede Müzik /Salı Konserleri'nin kapanış gecesinde tanıklık ettik. Konserin başlığı, bir yıl öncesinden “Makamın Çağdaş Yüzü” olarak saptanmıştı. Bilkent Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Kompozisyon Bölümü hocalarından Onur Türkmen, değişik sınıflardaki öğrencilerle projenin besteleme bölümünü başlatırken, ortaya çıkacak eserleri seslendirecek topluluk çoktan belliydi. Besteci Onur Türkmen ve kemençeci Nermin Kaygusuz’un 2000 yılından beri süregelen işbirlikleri sonucunda düşünülmüş, geleneksel unsurların çağdaş müzikte kullanımı konusunda bestecilere araştırma olanakları sunmayı amaçlayan yeni müzik topluluğu ,Nermin Kaygusuz Ensemble adıyla 2017'de kurulmuştu. Dört seçkin müzisyen Miase Bayramoğlu Örümlü (Ney), Nermin Kaygusuz (kemençe / vokal), Ali Başeğmezler (viyola), Gözde Yaşar (violonsel) besteler ortaya çıktıkça yaptıkları çalışmalarda bazı parçaların şefsiz çalınmasının zorluğunu yaşamışlar ve topluluğa Orhun Orhon da şef olarak katılmıştı.

Besteciler Onur Türkmen, Engin Dağlık, Aslıhan Keçebaşoğlu, Arda Yurdusev ve Emre Eröz'ün eserleri, arada birer segâh ve nikriz taksim olmak üzere, tek parça halinde seslendirildi. Dinleyiciler, “zaman” ve “an” kavramları etrafında makamları günümüz bakış açısıyla ele alarak Türk çağdaş müziğinin bu son örneklerini âdeta nefeslerini tutarak dinlediler. İki parçada, Ahmet Haşim ve Ahmet Hamdi Tanpınar'dan bazı dizeler de kullanılmıştı. Kemençeci Nermin Kaygusuz'un dört telli kemençesi kadar berrak sesi de etkileyiciydi. Besteciler, dört enstrümanın ses olanaklarını sonuna kadar zorlamış, onların hem tek tek, hem de birlikte algılanabilmelerini sağlayacak işler ortaya çıkarmışlardı. Dinlerken, yer yer hayli duygulandığımı söylemeliyim. Hem bestecileri, hem de icracıları içtenlikle kutluyorum.

Geleneksel ögeleri ney, kemençe, viyola ve çello tınılarıyla “yeni müzik”le özgün biçimde buluşturan altı eserin dünya prömiyerleri bu konserde yapılmış oldu. Konserden bir gün önce Bilkent'te İTÜ-TMDK'ndan müzikolog Doç. Dr. Ozan Baysal ile Bristol Üniversitesi'nden besteci-şef Dr. Michael Ellison'un ingilizce sunumlarından sonra “yeni müzikte geleneksel unsurların kullanımı” konulu bir de açık oturum düzenlenmişti.

Erimtan'daki konseri Bilkent Kompozisyon'un tüm hocaları, Tolga Yayalar ( MSSF dekanı), Yiğit Aydın ve Ülkemin Akbaş ile konuşmacılar Ozan Baysal ile Michael Ellison, Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'ndan Pieter Snapper ve Bilkent kompozisyon öğrencileri de izledi.

Bir oda müziği programıyla bir kompozisyon bölümünün ortak çalışması, geleneksel makamsallıkla yeni müzik tekniklerinin bir arada ele alınması ve ortaya çıkan etkileyici sonuca bilmem, Türk Müziği-Batı Müziği ayrımcılığını korükleyenler ne der?

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

29 Mayıs 2018

 

 

 

 

 

Bu yazı 2657 defa okunmuştur .

Son Yazılar