Ginkgo Biloba yaprağının çağrıştırdıkları
Reklam
  • Reklam
ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

Yansımalar

Ginkgo Biloba yaprağının çağrıştırdıkları

04 Haziran 2014 - 14:10

Duyarlı bir konser programı seçimi, öz-biçim ilişkisini yansıtan bir afiş görünce doğrusu içim açıldı.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası tam da Dünya Çevre Günü'ne denk gelen 6 Haziran tarihli konserini, bu güne adamış. Şef Ender Sakpınar yönetimindeki orkestra, Vivaldi'nin Op.10 dizisindeki flüt konçertolarından 1 ve 3 numaralarda Halit Turgay'a eşlik edecek, Beethoven'den de doğayı betimleyen “Pastoral Senfoni”yi seslendirecek.

Afişte kullanılan “Ginkgo Biloba” yaprakları bana değişik çağrışımlar yaptırdı. Aktarlarda birkaç kurumuş yaprağı beş liraya satılan bu ağacın özütünün çeşitli rahatsızlıkları geciktirdiği, kimilerine iyi geldiği biliniyor. Yaprağından elde edilen maddelerle Amerika'da üretilen destek hapları ülkemizde de bulunan Ginkgo Biloba'yı canlı olarak ilk kez Weimer'de büyük Alman yazar ve düşünür Johann Wolfgang von Goethe'nin evinin bahçesinde görmüştüm.

2000 yılında Bach'ın 250. ölüm yıldönümünde, Alman hükümetinin davetlisi olarak büyük bestecinin ayak izlerinde Eisenach'dan Lübeck'e, Weimer'dan Leipzig'e kadar bir tur yapmıştım. Weimer'da Goethe'nin evini gezerken bahçedeki ulu ağaç dikkatimi çekmişti. Bu bir Ginkgo Biloba'ydı. Weimer'da Liszt'in, Nitche'nin evlerini ziyaret ederken, turistik eşya satıcılarında Ginkgo Biloba yaprağının kentin simgesi haline geldiğini, küpeden kupaya yaprağın kullanıldığını fark ettim. Goethe bu ağacı Japonya'dan getirerek bahçesine dikmiş, sonra ağaç kentte yaygınlaşmış ve simge haline gelmişti.

Ginkgo Biloba'yı Türkiye'de ilk kez dikili ve gelişmiş olarak Eskişehir'de Anadolu Üniversitesi'nin yerleşkesinde, misafirhanenin hemen önünde bulunan Japon bahçesinde gördüm. Üniversitenin kurucusu şimdiki Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen kurdurmuştu bu Japon bahçesini... Çok etkilenmiştim. Artık Eskişehir'e, üniversite yerleşkesine her yolum düştüğünde gidip ağacı görüyordum.

Hani Anadolu'da “İyi olacak hastanın doktor ayağına gelir” diye bir deyim vardır. Birgün Ankara'da çiçekçi ve fidanlıkları dolaşırken, iki tane ithal Ginkgo Biloba fidanı karşıma çıkmaz mı? Hayli pahalıydı ama pazarlıkla fiyat indirtip biraz küçük olanı aldım... Bazılarının “Bunların dikili ağacı yoktur” diye bağırdığına bakmayın, bahçemde dikili ağaçlardan biri Ginkgo Biloba, sekiz yılda biraz büyüdü.

EBBSO'nun 6 Haziran Dünya Çevre Günü Konseri'nin afişini görünce, birden kendi Ginkgo Biloba öykümü anımsayıverdim. Afişin yazısız bölümlerinden bir kesit ile bahçemdeki ağaçtan yaptığım çekimden birkaç kareyi yazıyı tamamlaması için yerleştirdim.

Çevre duyarlığının sadece “lafta” bulunduğu, doğanın rant uğruna adeta yağmalanıp tarumar edildiği bir ülkede, gene de bu günü hatırlayıp konser düzenleyenlere bin teşekkür...

Şefik Kahramankaptan // Yansımalar

Bu yazı 7182 defa okunmuştur .

Son Yazılar