İğde kokuları, billur ses ve akışkan müzikler...
Reklam
  • Reklam
ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

Yansımalar

İğde kokuları, billur ses ve akışkan müzikler...

04 Haziran 2017 - 14:06

Sinemadan müziğin kaldırıldığını, sadece görüntü ve konuşmaların kaldığını düşünün! Düşünmek bile istemediğinizi göreceksiniz. Günümüzde pek çok film, görüntülerinden ziyade müzikleriyle anımsanıyor. Bu nedenle film müziklerine özel konser büyük ilgi görüyor. 3 Haziran 2017 gecesi Bilkent Odeon'da konunun uzman şefi Ender Sakpınar tarafından hazırlanan program BSO tarafından icra edildi. Konuk soprano, iki yıl içinde son mezunlarını verip kapanacak olan Bilkent MSSF Şan Bölümü'nün güçlü döneminde efsane şancımız Suna Korad'ın öğrencisi olarak bitirdikten sonra, kendini geliştirmeyi sürdürmüş Tülay Uyar'dı.

Sadece İtalyan filmlerine yapılmış müziklerin seçildiği programda yer alan besteciler Nino Rota, Luis bacalov, Ennio Morricone, Nicola Piovani, Francesco Sartori'ydi. Müziklerin konser düzenlemeleri değişik isimlere aitti. Filmlere gelince Baba, Postacı, Misyon, Cennet Sineması, Hayat Güzeldir, Veda Zamanı, Aamarcord, müziklerinin seçildiği filmlerdi. Kimi müzikler potpuri biçiminde düzenlenmişti.

Müziklerin akışkanlığı, şef ve orkestranın rahatlığıyla birleşince, iğde kokuları arasında Odeon'da dinleyiciyi kucaklayan bir konser yaşandı. Halen İDOB'un solist sanatçısı ve İÜDK'nın öğretim görevlisi olan kolaratur soprano Tülay Uyar, dinleyicinin büyük beğenisi kazandı. Söylediği beş şarkıyı da billur gibi söyledi. Mikrofonun volümü biraz fazla olsa da, İtalyanca ve İngilizce artikülasyonu, tekniği ve ses rengiyle böyle bir konser için iyi seçim olduğunu gösterdi.

 

Başkemancı İrina Nikotina, flütçü Albena Petrova, obuacı Selçuk Akyol, piyanist Rustam Rahmedov, solo partilerindeki başarılarıyla dikkati çektiler.

Halen İDSO'nun ve EBBO'nun 1. Şefi olan Sakpınar bir bis parçası hazılamıştı, ardından Tülay Uyar'ı da tekrar sahneye çıkardı ve “To say goodby” yinelendi. Alkış, ıslık, bravo sesleri gırla gitti. Yaklaşık 2000 dinleyicinin Odeon'dan memnun ayrıldığını söyleyebilirim.

Geçen yıla göre iyileştirme anlamında, taş bir yapı olan ve çatısı membranla kubbelenmiş Odeon'da iyileştirmelerin yapılmaya çalışıldığını gözledim. Kubbeye ses yumuşatma-emme için asılı özel doku bezlerin sayısı arttırılmıştı. YESA'nın yaptığı seslendirme, deneyimle elde edilmiş sonuçların uygulamaya yansıtıldığını gösteriyordu. Yukarlardan inen birkaç dinleyiciye sorduğumda, Odeon'un tüm köşelerinde tüm seslerin rahatlıkla duyulduğunu öğrendim. Yaylıların diğer enstümanlarla dengeleri çalgı mikrofonları ve açık mikrofonların birarada kullanımıyla sağlanmıştı. Triangelin sesini de, üflemeli soloları da aynı netlikte duyduk. Biraz sopranonun mikrofonunda yüksek volüm vardı ama bu belki de bir tercihti.

Her Haziran ayında Odeon'da iki konser, BSO'nun ritüeli haline geldi... 18 Haziran'da da Fazıl Say, Rengim Gökmen yönetimindeki BSO eşliğinde Beethoven 5. Konçertoyu seslendirecek, orkestra da Fazıl'ın Mezoptamya senfonisini seslendirecek. Yeni sezon ise 14 Ekim'de açılacak. Zaman su gibi akıp gidiyor...

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

4 Haziran 2017

 

Bu yazı 1452 defa okunmuştur .

Son Yazılar