Üç Sonatla Pür Klasik Bir Resital
Reklam
ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

Yansımalar
  • Instagram

Üç Sonatla Pür Klasik Bir Resital

23 Aralık 2021 - 17:46 - Güncelleme: 23 Aralık 2021 - 17:56

Bir virtüoz çokyönlüyse, hem kendi halk kültüründen, hem de Batı klasik kültüründen besleniyor, her ikisini de çok iyi çalabiliyorsa, konser programlarını nasıl hazırlamalıdır?

Usta kemancımız Cihat Aşkın, bu sorunun yanıtını piyanist Gökhan Aybulus ile 22 Aralık 2021 akşamı CSO ADA ANKARA Mavi Salonda sunduğu programla, sözlü değil sesli olarak vermiş oldu. Bunun tercümesi, “Yerine, ortamına göre” şeklinde yapılabilir.

Aynı salonda Cihat Aşkın SCAMV Onur Ödülü Altın Madalyası sunumu nedeniyle verdiği resitalde piyanist Kenan Tatlıcı'yla birlikte, ödül gerekçesini yansıtan “karışık” bir programla dinleyiciye çokyönlülüğünü göstermişti. Aradan 16 gün geçtikten sonra bu kez klasik batı müziğinin üç önemli sonatıyla “pür klasik” bir programla sahneye çıktı. Cesar Frank, Claude Debussy ve Edward Elgar'ın sonatlarını ikilinin kaliteli icrasıyla Mavi Salon'un oda müziği için iyi akustik ortamında keyifle dinledik. Tasarruf önlemleri nedeniyle kağıt program basımı yapılamadığı için, Aşkın yapıtlarla ilgili bilgiyi, bölüm sayılarını, özellikleri sözlü olarak her icradan önce anlattı.

Yazıyı uzatmaya niyetim yok ama Frank sonatla ilgili daha önce de Midori- Özgür Aydın seslendirmesi nedeniyle paylaştığım öyküyü yinelemek istiyorum:

Oda müziği dağarında seçkin bir yeri olan, viyolonsel ve flüt için uyarlamaları da sıklıkla seslendirilen Cesar Frank'ın La Majör M.8 eser sayılı sonatı, 1886'da, dönemin ünlü kemancısı Eugenie Ysaye için düğün hediyesi olarak yazılmıştır. Keman literatüründe Beethoven ve Brahms'ın sonatları ile aynı düzeyde değerlendirilen sonatın dört bölümünde, evliliğin aşk dolu cicim ayları, ardından tartışmaları, durulması ve sonra gene başa dönerek ilişkilerin yumuşamasını anlattığı yakıştırılır. Frank’ın bu yapıtta müziğe getirmeye çalıştığı yenilik, eserin tüm bölümlerini ana temanın gelişimini kullanarak yapılandırılmasıdır. Dinleyiciyi sonraki üç bölüme hazırlayan etkileyici bir başlangıçtan sonra çoşkulu söyleşilerle süren yapıt, son bölümde içli bir temayla başlayıp coşkunun doruk noktasına ulaşmasıyla sona erer.

İkili daha sonra Fransız izlenimci Claude Debussy'nin ve İngiliz geç romantik Edward Elgar'ın sonatlarıyla dinleyiciden bolca alkış derledi. Bunca alkışa doğaldır ki “bir daha” yapıtı çalınmalıydı. Yanımda oturan Antalya Senfoni Orkestrası şefi Oğuzhan Kavruk, “İşte şimdi bir Türk eseri gelecek” dedi ama hayır, Cihat Aşkın bir başka İngiliz besteci Cyril Meir Scott'un “Lotus Land” başlıklı yapıtıyla dinleyiciyi ödüllendirdi. Zaten hazırlığını yapmışlardı, notası Gökhan Aybulus'ta da hazırdı. Ama yoğun alkışa karşın ikinci bis gerekince bu kez tabletini Aybulus'a verdi Aykın ve kendisi ezberden çaldı. Dinleyici salondan Johannes Brahms Macar Dansı'yla mutlu biçimde ayrıldı.

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

23 Aralık 2021, Ankara

 

Bu yazı 1243 defa okunmuştur .

Son Yazılar