MDT ve Ankara'da Güldestan
Reklam
  • Reklam
NECLA ÇIKIGİL

NECLA ÇIKIGİL

Dans Sahnelerinden

MDT ve Ankara'da Güldestan

20 Şubat 2018 - 20:32

1947 yılında Dame Ninette de Valois Türk hükümeti tarafından Türkiye’de bir bale okulu kurması için davet edilir. 6 Ocak 1948 tarihinde, İstanbul’da ilk bale okulunun açılmasıyla Türk Bale Tarihi de başlamış olur. 2018 yılında Türk Balesi 70 yıllık bir tarihe sahip. Ankara Devlet Opera ve Balesi bünyesinde 1992 yılının sonlarına doğru kurulan MDT (Modern Dans Topluluğu) ilk temsilini 13 Şubat 1993 tarihinde vermiş. Bu şekilde MDT’nin de 25 yıllık bir geçmişi oluyor.

1992 sonlarında, Ankara Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Rengim Gökmen, Modern Dans Topluluğu’nun Sanat Yönetmenliğini yapması için Beyhan Murphy’i Türkiye’ye davet etmişti. Beyhan Murphy, Fenmen Bale Okulu’nda Mrs. Fenmen (Beatrice Appleyard) ile çalışmış, sonraları Sait Sökmen’den eğitim almış, TED Ankara Koleji eğitimini de tamamladıktan sonra, İngiltere’de Londra Çağdaş Dans Okulu’nda dans eğitimine devam edip o okuldan mezun olmuş. Beyhan Murphy’nin İngiltere’de 17 yıllık bir dans çalışması var. Murphy gerek koreograf gerek yönetmen olarak birçok toplulukla çalışmış, ünlü dans sanatçıları için eserler yaratmış (Çıkıgil 20-22).

Beyhan Murphy, 2011 yılında MDT İstanbul’u da kurmuştur ve bu şekilde 2 kurumsal modern dans topluluklarının kurucusu ve koreografı olmuş, koreograflığının yanında sanat yönetmenliği de yapmış ve birçok dans projelerini gerçekleştirmiştir. Yalnızca Ankara MDT döneminde (1992-2002) 14 değişik eser sahnelemiştir. Beyhan Murphy’nin yarattığı ünlü eserler arasında Post, Afife, Seyahatname, Barbaros, Şehir-Orman adlı çalışmaları vardır (Güldestan Program Kitapçığı, 16-17).

17 Şubat 2018 tarihinde MDT Ankara’nın sahnelediği Güldestan ilk olarak 24 Haziran 2004 tarihinde İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde izleyicilerle buluştu. Provalarına Ankara’da başlanılan bu ilk sahnelenişte Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya Devlet Opera ve Balesi dansçılarından yararlanılmış ve 35 dansçı eserde yer almışlardı (Korçan 8).

Ankara’ya gelene kadar Güldestan en çok yurt dışı turnesi yapan ve en fazla Müdürlük’te sahnelenmiş olan bir eser özelliklerini elde etmiştir (Güldestan Program Kitapçığı 16).

Beyhan Murphy’nin koreografisini yaptığı 17 Şubat 2018 Güldestan temsilinde müzik Mercan Dede’ye ait. Mercan Dede (1966 Türkiye doğumlu Arkın Ilıcalı) Sufi Müziği ile Çağdaş Müziği kaynaştıran dünyaca ünlü “isimsiz” bir müzisyen. İsimleri arasında Mercan Dede, Arkın Allen, Blueman, Pound Maker olsa da sanatçı isimsizliğiyle dinleyicilerle buluşarak yaratıcı ve etkileyici olmaya devam ediyor.

Eserin Ankara’da sahnelenmesindeki isimler arasında; Sahneye Koyan: Arkın Zirek, Kostüm Tasarımında: İsmail Dede, Ayşegül Alev, Dekor Tasarımında: Işın Mumcu, Işık Tasarımında: Michael Odam yer almışlar. Canlı Müzik Bestesi’nin Göksel Baktagir, Işık Adaptasyonunu Taner Aydın, Beyhan Murphy gerçekleştirmişler. Orkestra Üyeleri ise Ahmet Dinleyen (Keman), Ulaş Kurugüllü (Keman), Şeref İşler (Viyolonsel), Taylan Aygar (Viyolonsel), Recep Parlar (Klarinet), Turgut Aktaş (Klarinet), Mustafa Dönder (Ud), Evren Özkaragöz (Kanun), Yalçın Baygın (Vurmalı Sazlar), Tansu Karpınar (Vurmalı Sazlar), M. Aykut Köselerli (Vurmalı Sazlar) adlı sanatçılardan oluşuyor. Repetitörler arasında: Müge Güleşen, Deniz Alp, Aslı Güneş Sümer, Kondüvitler arasında: Feryal Parıldak, Pelin Köken yer alırlarken, Video-Prodüksüyon Sorumluları ise Ali Karaköse ve İsmail Tekindemir.

2 Perde’lik “Müzik ve Dans Prodüksüyonu”nda “Müzik Pasajları” yla birlikte 10 Bölüm var.

1.Perde’de “Gül-i Sefer” bölümünde bej rengi ve kahverenginin değişik tonlarından oluşan kostümleriyle ve boyunlarındaki atkılarıyla etkileyici dans adımlarıyla bir yerlerden bir yerlere giderlerken birbirleriyle dayanışma içinde olmaları gereken durumları görüntüye getiren dansçılar buruk ifadeleriyle izleyicilerle buluştular.

Müzikli Pasaj’da “Üsküdar’a Gider İken”, “Gül-i Sefer” i izledi. “Güldeste” sahnesinde siyah uzun etekli kızlar, beyaz uzun etekli erkekler “Sema” havasında dans ederlerken siyah ve beyazın zıtlığı dans adımlarıyla bir an için kaybolmaktaydı. Bu bölüm gerçekten etkileyiciydi.

1.Perde’de belki de bütün gösterinin en göz alıcı en espirili sahnesi “Gülendam” dı. Bu sahnede modern dans çalışmalarında sahnelerde çok görülen iskemleler de beliriverdiler. Sahneye önce parıltılı takım elbiseleriyle, göz alıcı kravatlarıyla 7 erkek dansçı geliyor. Pala bıyıklarıyla herşeye meydan okuyan, ara sıra birbirleriyle kavgalaşan (aslında her an kavga etmek üzere hazırlar), egoları iyice şişkin dansçılar tükenmiş bir halde iskemlelere yığılıyorlar. Bu sırada, sahneye daracık ve kısacık elbiseleriyle topuklu pabuç gücünü iyice kullanarak 7 kız geliveriyorlar. Bu 7 kız karşısında elleri ayaklarına dolanan erkekler birdenbire küçülüveriyorlar. Güldürü ögelerinin bolca kullanıldığı sahnede “topuklu pabuçlar” “kravatlar”ı kördüğüm ediveriyorlar.

2. Perde’de “Gülzar-ı Fena” bölümünde, sahnenin sağ ön köşesinde Müge Güleşen, Orhan Pamuk’un “Öteki Renkler”ini okurken dansçılar hem yalnızlıklarını hem de birbirlerine olan ihtiyaçlarını, paylaştıkları güvensizlik, korku duygularını yansıtıyorlar. Bu sahneyi takip eden “Gülzar-ı Beka” da dansçılar “yorgancı yapımı” yorganlarıyla yerlerde yuvarlanıyorlar, kayıyorlar, zaman zaman yorganlarını başlarına doluyorlar ve kendilerinden geçiyorlar.

Gülgeşt” kısmında Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinden bir bölüm okuyan Halit Ergenç’in görüntüsü video-projeksiyon ile arka perdeye yansıtılıyor. Ön planda da dansçılar “çelebiler”i görüntüye getirirlerken siyah gözlüklerini de takıveriyorlar. Son bölüm “Gül-i Nefes” te erkek dansçıların kabarık ve katmanlı uzun kırmızı etekleri dikkati çekerken, kızlar sahneye fenerleriyle gelip erkek dansçıların aralarına karışıyorlar ve bütün topluluk coşkuyla dans ediyorlar. Eserin sonunda sahneye kırmızı gül yaprakları dökülüveriyor.

Eserin her bölümünün kendi içinde ayrı bir yapısı var ve bölümler birbirlerinden bağımsız. Dans adımları berrak bir şekilde sunulurlarken, kızların ve erkeklerin ikili danslarındaki denge hemen dikkati çekiyor. Sahne kullanımının çok başarılı olduğu bu “prodüksüyon” da sahnenin arkasında da küçük bir bölüm ara sıra görüntüye geliyor. Bu bölüm de başarılı bir şekilde kullanılıyor.

MDT Ankara, her zamanki gibi başarılı bir temsil sunarken 25 yıllık birikimini ve deneyimini de sergilemiş oluyor.

Doç. Dr. Necla Çıkıgil

20 Şubat 2017

KAYNAKLAR

Çıkıgil, “1994’e Görkemli Bir Başlangıç”, Milliyet Sanat Dergisi, Sayı:330, Sıra:680, 15 Şubat 1994, 20-22.

(Aynı yazı Necla Çıkıgil’in Ankara’da Dans kitabında da yer almıştır. Bkz.: Ankara’da Dans, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara: Türk Tarih Kurumu Basımevi,1997, 87-90)

Güldestan Program kitapçığı, Ankara Devlet Opera ve Balesi Yayınları, 2017-2018 Sezonu, Sayı:8, 16-17.

Korçan, Bahar, “Güldestan”, Hürriyet, “Kelebek”, 21 Haziran 2004, 8.


 

Bu yazı 1480 defa okunmuştur .

Son Yazılar