Tevfikiye Arkeo-Köyü
Reklam
  • Reklam
SAVAŞ SÖNMEZ

SAVAŞ SÖNMEZ

Geçmişe Özlem

Tevfikiye Arkeo-Köyü

25 Eylül 2019 - 11:34

Gelibolu Yarımadası’nda 2006’dan buyana OPET, “Tarihe Saygı Projesi” kapsamında değişiklikler yaratıyor. Bu cümleden olarak 2018 Troya Yılı çerçevesinde Truva Ören Yeri’ne en yakın yerleşim yeri olan Tevfikiye Köyü’nde yürüttüğü fiziksel ve sosyal değişim çalışmalarını tamamlamış. Çanakkale Valiliği ile 2017’de imzaladığı protokol ile Tevfikiye Köyü, Truva dönemini yaşatan “atmosferi-binaları-figürleri-tarihi ve mitolojik değerleri” ile Açık Hava Müzesi görünümünde bir Arkeo-Köy haline getirilmiş.

Köyün, Truva Antik Kenti’ne ve geçen yıl açılan Truva Müzesi’ne yapılan ziyaretler sırasında mola verilen, gezilen, organik sebze-meyve ile hediyelik eşya alışverişi yapılabilen ve Truva tarihinden izler taşıyan bir hale getirilmesi amaçlanmış. Çanakkale Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nün işbirliğiyle farklı konularda kurslar başlatılmış.

 

29 Ağustos günü köyü hızlıca gezerken saptayabildiğimiz kadarıyla eski Köy Kahvesi, Köy Camisi, Köy Konukevi elden geçirilmiş. Yeni bir yapı Troya Evi olarak tasarlanmış. Eski Sağlık Kabini Globi Cafe olarak dekore edilmiş. Tevfikiye Kültür ve Sanat Merkezi açılmış (Sorumlusunu bulamadığımız için içini görüp, ne gibi uğraşıları olduğunun öğrenemedik). Troya Meydanı yenilenerek, çevresine destanın ünlü kişilerinin büstleri yerleştirilmiş. 1995’te Truva VII katmanında bulunup. M.Ö. XII. yüzyıla tarihlenen, “Luvi dilindeki Hiyeroglif” ile yazılmış Luvi Mührü, köy içinde ayrı bir panoda tanıtılıyor. Keza köydeki yapıların eski ve yeni hallerinin karşılaştırmalı fotoğrafları da, köy sokaklarındaki panolarda sergileniyor.

Kimisinin dış yüzeyleri makyajlanan ya da resimlendirilen (“Troya Hatırası” duvarı gibi) köy evlerinin aralarına “Arkeo Sanat Tasarım Atölyesi-Boncukçu-Globi Cafe” gibi işyerleri serpiştirilmiş. Gelecek yıllarda bunların arkası gelir gibi görünüyor. Köyün hayli yakınındaki Truva Müzesi ile biraz daha ötedeki Truva Ören Yeri’nin “günübirlik dolaşım yerine, iki güne yayılan daha ayrıntılı gezilmeleri”nin teşvikiyle, köyde pansiyonculuk gelişebilir. Hatta bu evlerin arkeo-köyün dokusuna uygun olanları butik otellere dönüştürülebilir.

Tarihe Saygı Projesi’nin “Tarihe Saygı Parkı” olarak devamına ertesi gün Eceabat’ta rastlıyoruz. Eceabat Feribot İskelesi’nin hemen yanındaki parkta, 5.12.2007’de yitirdiğimiz Heykeltraş Prof. Tankut Öktem’in Haziran 2007’de projelendirdiği, ölümü nedeniyle kızları Oylum Öktem İşözen ve Pınar Öktem Doğan tarafından Tankut Öktem Atölyesi çalışanlarının katkıları ile Mart 2008’de tamamlanan heykel yükseliyor. Heykelin yüzlerinde Havranlı Seyit Onbaşı, yaralı Yeni Zelandalı’ya sarılmış ve kucağındaki Avustralyalıyı taşıyan Mehmetçikler, savaşın acılı annesi, İngiliz-Fransız-Hintli birer asker; en yukarıda ise Anafartalar’daki Atatürk yer alıyor. Parktaki camekanlı masalarda savaşın maketi, açık alanlarda ise kimi savaşanların büstleri var.

İki mekan da Çanakkale’ye yapılan gezilerde görülesi yerlerden.

SAVAŞ SÖNMEZ

25 Eylül 2019

 

Bu yazı 1646 defa okunmuştur .

Son Yazılar