Afganistan ve Polonya Büyükelçilik Binaları
SAVAŞ SÖNMEZ

SAVAŞ SÖNMEZ

Geçmişe Özlem

Afganistan ve Polonya Büyükelçilik Binaları

30 Ağustos 2020 - 19:22 - Güncelleme: 30 Ağustos 2020 - 21:55

                            
“Değerli sınıf arkadaşlarımdan, 31 Mart 1994-17 Ekim 1996 tarihleri arasında Varşova Büyükelçiliği yapan, 14 Mayıs 2019’da yitirdiğimiz 240 Korkmaz Haktanır ile; 30 Ekim 1993-1 Mayıs 1995 arasında Kabil Büyükelçisi olarak görevlendirilen, 13 Eylül 2002’de yitirdiğimiz 307 Aykut Çetirge’nin ANILARINA…”

Cumhuriyet’in ilanından önce Ankara’daki ilk diplomatik temsilcilikleri Afganistan ve Sovyetler Birliği açarlar. Sultan Ahmet Han 1921’de Afganistan  Büyükelçisi olarak atanır (Türkiye’nin ilk büyükelçisi 26 Haziran 1922’de bu göreve getirilen Fahretttin Türkkan’dır) ve sonraki yıllarda “duayen” pozisyonuna geçer. Yakov Zaharoviç Souritz, Haziran 1923’te ilk Rus Büyükelçisi olarak Ankara’ya gelir. Yeni devleti,  Lozan Antlaşması’nın imzalanmasından bir gün önce tanıyacak olan Polonya ise, 25 Haziran 1924’te güven mektubunu sunacak olan Roman Knoll’u büyükelçi olarak gönderir (Türkiye’nin ilk Polonya Büyükelçisi  21 Haziran 1924’ten itibaren İbrahim Tali Öngören olmuştur). Aşağıda Ankara’nın bu ilk üç yabancı temsilciliğinin ikisinin “kuruluşlarından-binalarından-bana dokunuşlarından” söz edeceğim.

                                                         Afganistan Büyükelçiliği

Afgan Büyükelçiliği ilk olarak Boşnak Mahallesi olarak bilinen yerde, daha sonra Musiki Muallim Mektebi binasının (Ankara Devlet Konservatuvarı, günümüzde Mamak Belediyesi Kültür Merkezi) yapılacağı yerin hemen yanında bir eve yerleşir.

Hacıbayram Caddesi'ndeki Afganistan Büyükelçiliği'nin 1926 fotoğrafı

O dönemlerde buraları çamur deryası olduğundan bir süre sonra Hacıbayram Camisi’nin yakınlarında bir binaya taşınır (Yavuz İşçen, Kemal Bağlum’un bu belirlemesinin tersine, önce Cebeci’ye yerleşilip, sonra Hacıbayram’a  geçildiğini yazıyor).

O tarihlerde Ankara’ya taşınmama inadını sürdüren İngiltere Büyükelçisi R.Charles Lindsay’in , Chamberlain’a gönderdiği 1.1.1926 tarihli yıllık raporundaki, “Afganistan, güzel bir bina edinmiş ve büyükelçiliğini temelli buraya yerleştirmiştir” ifadesinde belirttiği yer, bu elçiliğin üçüncü yerleşim yeri olan ve günün koşullarına göre Ankara’nın en konforlu binalarından sayılan “Yedili Vakıf Evi”nden “5” no.lu bina olmalı (Belvü Palas’la birlikte bu 7 güzel yapının, 1973’te Merkez Bankası Ek Binası yapımı için yok edildiğini anımsatayım). Hacıbayram Camisi’ni gören sokaktaki düzgün görünüşlü elçilik binası fotoğrafı 1926 tarihli olduğuna göre raporda sözü edilen bina, burası da olabilir.

Mustafa Necati Evi

1934 yılında Afgan Büyükelçiliği’ni, Mithatpaşa Caddesi’ndeki 1923-1933 yapılarından, “Bektimur Tipi”, Mustafa Necati Evi’nde (Hani adı, 15 Haziran 2020’de, “Yaşasın Şeriat” sloganları atan Nuri Pakdil’in adı ile değiştirilen bina) görüyoruz.
Bilal Şimşir, Ankara’da yabancı temsilciliklere yer tahsislerini anlatırken 29.3.1927 tarihli BKK.ya dayanarak, “Afganistan, Tayyare Cemiyeti Reisi Fuat Bulca beyin Yenişehir’deki hanesini beğenir.Hükumet bunu 60.000 liraya sahibinden satın alıp Afganistan Büyükelçiliği’ne devreder ve büyükelçilik Amanullah Hanın Türkiye gezisinden önce buraya yerleşir.” diyor. Emanullah Han, yeni devleti ziyarete gelen ilk yabancı devlet başkanıdır. 20-27 Mayıs 1928 arasında Ankara’da bulunmuş, tahttan ayrıldıktan sonra 25-26 Şubat 1930’da bir daha gelmiştir. Ernst Arnold Egli’nin tasarımı olan Fuat Bulca Evi 1936 yapımıdır ki o zaman büyükelçilik, kralın gelmesinden önce bu binaya taşınmış olamaz. Eğer büyükelçilik bu binada da hizmet verdiyse, buraya Mustafa Necati Evi’nden önce taşınmış olmalıdır.

Gazi Mustafa Kemal Bulvarı'ndaki Afganistan (bugün Onur Çarşısı ve İşhanı) ve Macaristan (bugün boş) büyükelçilikleri (Sağda aynı tip yapılardan Tapu Kadastro Meslek Lisesi, ileri sağda ise Emek İşhanı'nın öncesindeki Uybadin Köşkü görülüyor)
 

Cumhuriyet’in 1923-1933 döneminde Gazi Mustafa Kemal Bulvarı üzerinde, bugün halen ikisi yaşamakta olan, “Uybadin tipi”(2 katlı binaların, 3 katlı sekizgen biçimli kuleleri vardır) üç yapı inşa edilir (Bunlar adlarını, Emek İşhanının öncesinde orada yer alan, ilk İçişleri Bakanı Cemil Uybadin’in köşkünden alırlar). Mimarları bilinmemekle birlikte Vedat Tek’in ve Arif hikmet Koyunoğlu’nun mimarilerine benzetilirler. İzmir Caddesi’nin hemen bitişiğinde bugün için boş olan bina bir zamanların Macaristan Büyükelçiliği’dir. Caddenin karşı tarafındaki, daha büyücek, eski Tapu Kadastro Meslek Lisesi bugün için de Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü hizmet binasıdır. Bu gün yerinde Rahmi Bediz-Demirtaş Kamçıl ikilisinin 1974-1977 projeleri olan Onur İşhanı ve Çarşısı’nın yükseldiği  yerde ise, 1941 yılı Ankara Şehri Polis Rehberi ekindeki  3 no.lu paftada yeri burası olarak tariflenen, Afganistan Büyükelçiliği binası bulunmaktadır.
Bulvar üzerindeki bu binanın yıkımından önceki yıllara, belki de günlere denk düşmeli. Cumhuriyet Gazetesi’nde hafta sonlarında Şiar Yalçın tarafından hazırlanan büyük bulmacalara meraklanıyorum.
Zor ve uğraştırıcı olmalarının dışında bir o kadar da bilgilendirici olan bu bulmacaların birinde, “Afganistan’da kesilmiş hayvan başıyla, at üzerinde ve değneklerle oynanan bir tür cirit oyunu” şeklindeki soruda kilitleniyorum. 7 harfli bu sözcüğün, boş noktaya rastlayan 6. harfi dışındaki 6 harfini bulmama karşın, o günkü olanaklarla sözcüğe bir türlü ulaşamıyorum.  Soluğu bu binada alıyorum. Türkçeyi iyi konuşan bir görevli “BUZKAŞİ” diyor. Bulmacayı,benim dışımda belki de çözen olmayacağı düşüncesiyle postalıyorum. İki hafta sonrasında ilan edilen, “kura ile kitap kazanan 25 kişi” arasında adımı göremeyince de hayli şaşırıyorum.


Afgan Büyükelçiliği, bu bina yıkılmadan, şu anda Cinnah Caddesi 88 numaradaki yerine taşınmış olmalı.

                                                          Polonya Büyükelçiliği

Kuğulu Park’a inen merdivenler dışında başkaca bir yan çıktısı olmayan 50-60 metrelik bir yoldur Polonya Caddesi. Bir yanında büyükelçiliğin bahçesinin, diğer yanında Kuğulu Park’ın (bakalım parkın geçtiğimiz yıllarda gaddarca budanan kavakları, yeni “Gezi” toplaşmalarına ne zaman gölgelik edecekler ?)  uzandığı, herhangi bir kapı numarası barındırmayan, bildiğim kadarıyla Ankara’nın en kısa caddesidir.
Polonya, Türkiye Cumhuriyeti’ni tanıyan ilk üç ülkeden biridir. Kurtuluş Savaşı içinde Ankara’da açılan Afganistan ve Sovyetler Birliği temsilciliklerini bir yana ayırırsak, başkent Ankara’da ilk büyükelçilik binası Polonya’nındır. Hatta, biri şehirde kışlık, diğeri şehir dışında yazlık olmak üzere iki elçilik binası bulunmaktadır.  1924 yılı Haziran ayında İstanbul’da “Polonya Sanayi Sergisi” açılmış, 24 Haziran’da ise Roman Knoll, ilk büyükelçi olarak güven mektubunu Atatürk’e sunmuştur.  Elçiliğin, yerini saptayamadığım ilk yerleşimi, o günün Ankarası’nda kiralanabilecek evlerden biri olmalı.

Yavuz İşçen'in düzenlemesiyle, İstiklal Caddesi'ndeki Vakıf Evleri'nden "5" no.lu Afganistan ve "8" no.lu Polonya büyükelçilikleri

Bildiğimiz ilk bina ise, İstiklal Caddesi’nde 1925’lerden başlanarak inşa edilen Vakıf Evleri’nden “8” no.lu olanı(Aynı bina Polonya’dan sonra, sonraki yıllarda Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’nda da komşu olacak, Macaristan’ın da elçilik binası oluyor).
Genç Cumhuriyet, yabancı temsilcilikleri Ankara’ya çekmek için, onlara ücretsiz arsa tahsisine  ve gümrüksüz inşaat malzemesi ithallerine olanak veren 18 Ocak 1925 tarihli BKK.yi yasa tasarısına dönüştürüp, 1925 yılı Bütçe Yasası’na yetiştirir.

Atatürk Bulvarı No:241, Polonya Büyükelçiliği, 1989

Polonya devleti, kendisine önerilen arsalardan, bugün Atatürk Bulvarı No:241’de işgal ettiği arsayı beğenir.  Bina yapımının serüvenini, İngiltere Büyükelçisi Lindsay’in Londra’yı bilgilendirdiği 1 Ocak 1926 tarihli mektubundaki “…Polonya da yakında büyük bir elçilik binası yapımına başlayacaktır…”,  sonraki büyükelçi Clerk’in 21 Ocak 1927 tarihli mektubundaki “…Polonya da yeni bir elçilik binası yapma hazırlığı içindedir…” ve yine Clerk’in 15 Şubat 1928 tarihli mektubundaki “…Polonya Elçiliği binası yavaş yavaş tamamlanıyor…”  şeklindeki ifadelerden izleyebiliyoruz.  Polonyalı Mimar Bohdan Pniewski’nin Polonya mimari geleneğini yansıtan tasarımının tamamlandığını ise, yine Clerk’in 22 Ocak 1930 tarihinde Londra’ya yolladığı “…Birinci Aleksandr döneminin Rus ve Leh malikaneleri stilindeki büyük Polonya Elçiliği binasının yapımı bitmiş durumdadır. Bu ay sonunda izinden dönecek Polonya Elçisinin binaya taşınması bekleniyor…” şeklindeki  yazışmasından anlıyoruz.

Miroslaw Palasz'ın 7 Temmuz 1998'de bana verdiği kartviziti

İnönü Vakfı’nda 1998-2003 arasındaki çalışmalarım sırasında, 2 Temmuz 1998 günü telefonla randevulaştığım Büyükelçi “MİROSLAW PALASZ” ile 7 Temmuz tarihinde makam odasında tanışıyorum. Tam olarak anımsayamamakla birlikte, o günlerde açılacak bir sergi konusunu görüşmek ya da vereceği bir belgeyi almak üzere gitmiş olabilirim (1939’da Almanya’nın Polonya’yı işgali üzerine Alman Büyükelçisi Von Papen’in, daha önce işgal ettikleri Çekoslavakya örneğinde olduğu gibi, Polonya Büyükelçiliği binasının da kendilerine verilmesini istediğini, bu istemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü tarafından geri çevrildiğini Palasz’ın bir demecinden okumuştum. Palasz İnönü Vakfı’na belki de bu konuya ilişkin bir belge vermiştir). En çok bir saat süren görüşmemizden cana yakın, sıcacık, içten görünüşlü, güleç yüzlü olarak anımsadığım Türkolog Palasz ile “Wyborowa” shotlaması (ya da şutlaması) eşliğinde Türkçe konuşuyoruz. Dış görevlerinde en uzun süreyle kaldığı Türkiye’ye, daha düşük bir görevle daha önce de geldiğini belirtiyor.
Palasz’ın Chopin’i çok sevdiğini, Ankara’da Chopin’i Sevenler Derneği kurulmasına öncülük ettiğini, elçilikte pek çok edebiyat ve sanat faaliyeti ile müzik etkinliğine ev sahipliği yaptığını daha sonra öğreniyorum. Ne yazıktır ki 1936 doğumlu bu sevimli diplomat, Varşova’da kanser sağaltımı gören eşi Halina’nın çektiği acıları kaldıramıyor. 20 Mart 2000’de önce ilaç içerek canına kıyma girişiminde bulunuyor. Hastaneye kaldırılıp depresyon tedavisi görüyor. 8 Nisan 2000’de (ki bu tarih 4,5 yaşındaki kardeşim Selçuk’un, 1961’de bizi terk etmesinin de yıldönümüdür) Bayındır Hastanesi’nin 9. Katından atlayarak yaşamını sonlandırıyor.

(Rusya Federasyonu Büyükelçiliği’nin internet sayfalarında ,  o zamanki ünvanıyla SSCB İnşaat ve Mimarlık Akademisi Muhabir Üyesi Mimarlık Enstitüsü Rektörü Genrich Ludwig’in, Ankara’da 1922-1927 yılları arasında inşa edilen büyükelçilik binasının yanı sıra, hem Afganistan hem de Polonya Büyükelçiliklerini de tasarlayan mimar olduğuna ilişkin bilgilere rastladım. Ancak bu bilgiyi şimdilik, başka kaynaklarla doğrulayamadığım için, sadece not etmekle yetiniyorum.)

AYRINTILARLA İLGİLENENLERE KAYNAKÇA:
-Kemal Bağlum, Beşbin Yılda Ankara Nereden Nereye, Ankara, 1992
-Bilal N. Şimşir, Ankara Ankara Bir Başkentin Doğuşu, Bilgi, Ankara, Haziran 1998
-Dr. M. Nazmi Özalp (Haz. Orçun İmga), Bir Başkentin Anatomisi 1950’lerde Ankara, İdealkent, Ankara, Ocak 2016
-Ali Cengizkan-N. Müge Cengizkan, Bir Şehir Kurmak 1923-1933, VEKAM, Ankara, Kasım 2019
-Yavuz İşçen, “Vakıflardan Kiralık: İstiklal Caddesi’nde Villa Tipi Dubleks”, Solfasol Gazetesi, Temmuz 2020, sayı:90
-Mustafa Haluk Zelef, “Ankara’da Elçiliklerin İnşa Sürecinde Az Bilinen Bir Aktör: Jacques Aggiman”, VEKAM-AAD, cilt:5, sayı:2, Aralık 2017
-Ankara’da İz Bırakan Mimarlar Paneli: Rahmi Bediz-Demirtaş Kamçıl, VEKAM Ankara Bağevi, 2017
-“Polonya Büyükelçiliği Gösterişli”, Cumhuriyet Gazetesi, 2 Nisan 1989
-Ankara Şehri Polis Rehberi, Ankara Emniyet Müdürlüğü, 1941
-Atila Cangır, Cumhuriyetin Başkenti,  cilt:III, Ankara Üniversitesi Yayını, 2007
-İsmail Aktaş, “Afgan Kralı Emanullah Han’ın Türkiye Gezisi”, ÇTTAD, VII/16-17, 2008/Bahar-Güz

SAVAŞ SÖNMEZ

                                                                                           30 Ağustos 2020, Çayyolu / Ankara

 

 

Reklam
Bu yazı 10317 defa okunmuştur .

Son Yazılar