Gülsün Karamustafa Ayvalık Sergisi
Reklam
  • Reklam
SAVAŞ SÖNMEZ

SAVAŞ SÖNMEZ

Geçmişe Özlem

Gülsün Karamustafa Ayvalık Sergisi

04 Ağustos 2018 - 12:31

Gülsün Karamustafa 1994’ün Ocak ayında “Kronografya” adı altında bir enstalasyon sergisi açmış. Bu sergide ana malzeme olarak, 1950-1953 yıları arasında yayımlanan radyo dergilerinde babası Hikmet Münir Ebcioğlu’nun yazıları arasına serpiştirilen o zamanların ünlü radyo sanatçılarından bazılarının (Zehra Bilir, Mualla Gökçay, Can Akşit, Suzan Güven, Azize Tözem, Necip Celal Antel, Safiye Ayla, Mefharet Yıldırım, Perihan Sözeri, Müzeyyen Senar, Lütfi Güneri) fotoğraflarını kullanmış. 60 tablodan oluşan serginin “Zamanlar Olduğu Gibi” baskı dizisindeki sanatçı fotoğrafları kendi anlatımıyla, “yaşadıkları dönemin davranış biçimlerini yansıtan oturuş, duruş, el-kol hareketleri, jestleri ve mimikleriyle” oldukları gibi duruyorlar.

Renklendirilmiş Zamanlar” dizisi ise litografi tekniğinin en gelişmiş biçimi olan ofset tekniğinin tüm olanakları kullanılıp, sanatsal müdahalelerle zenginleştirilmiş.

Karamustafa bir süre önce bu serginin Zamanlar Olduğu Gibi dizisinden 6 ve aynı tabloların Renklendirilmiş Zamanlar dizisinden karşılıklarından oluşan 6 olmak üzere, toplam 12 adedini AIMA’ya bağışlamış.

Ayvalık’taki evine yılda birkaç kez gelip topu topu 15 gün kadar kalabilen ve AIMA’ya büyük ilgi duyduğunu ifade eden Karamustafa, 25 Temmuz günü Ayvalık Gümrük Caddesi 2. Sokak No:21’deki Ma’adra Vineyards’ın restore ettirip satışa çıkardığı eski zeytinyağı işliğinde, bu 12 yapıtına 9 adet “serigraf baskı”sını da ekleyerek bir sergi açtı. 1986-1992 arasında üretilen ve “Alameti Farika I-II-III, Melek, Hançer, Üzüm, Osmanlı Bebek” gibi adları olan bu yapıtların satışlarından sağlanacak gelir de yine AIMA’ya bırakılmış. Bu 21 yapıt 12 Ağustos’a değin açık kalacak sergide, AIMA’ya katkıda bulunacak Ayvalıklı kişi ve kuruluşların ilgisini bekliyorlar.

Adını Madra dağları ve ana tanrıça Ma’dan alan Ma’adra şarapları bağları ve tesisleri, komşu ilçe Gömeç’in Kobaşlar Köyü yöresinde 300 dönüm arazi üzerine kurulmuş. Sergide rastlaştığımız kurucusu ve sahibi Fikret Özdemir, bu binayı önce tadım ve satış mağazası olarak düşünmüş. Daha sonra da ortağıyla birlikte iki ayrı mekana bölünmenin maliyetini ve zorluklarını dikkate alarak, bu projeden vazgeçip satışa çıkarmayı kararlaştırmışlar. Umarız bu bina satılması halinde yeni sahibince, satılmaması durumunda ise eski sahiplerince AVM’ye, “market”e ya da çarşıya dönüştürülmez. Şimdiki kaba restorasyonuna yapılacak nitelikli mimari katkılarla “kültür-sanat-eğitim” kurumu olarak kalıcı bir kişilik kazanır.

SAVAŞ SÖNMEZ

AYVALIK , 2 Ağustos 2018

 

Bu yazı 1055 defa okunmuştur .

Son Yazılar