AGSO bu kez Mehmet Başman için tınladı...
Reklam
  • Reklam
ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

Yansımalar

AGSO bu kez Mehmet Başman için tınladı...

01 Mayıs 2017 - 01:10

Türkiye'nin fırtınalı ikliminde, Mehmet Başman'sız yapılan ilk festival, 34. Uluslararası Ankara Müzik Festivali, 30 Nisan 2017 akşamı ona adanmış ve yaşamındaki hedeflerine uygun bir kapanış konseriyle tamamlandı. Kapanışın Mehmet Başman'a adanması, sahne üstünde de hem görsel, hem de Ali Başman'ın konuşmasıyla güzelce vurgulandı. Program el broşürüne de, sevecen ve muzip kişiliğini iyi yansıtan bir fotoğrafı ve biyografisi yerleştirilmiş, sahne üstüne de çerçevesi çiçeklerle oluşturulmuş büyük boy bir portresi konulmuştu. SCAMV'nın başkanı Ali Başman, nasıl açılışlar her yıl 4 Nisan'da vakfa adını veren Cenap And anısına yapılıyorsa, bundan böyle kapanışların da Mehmet Başman anısına düzenleneceğini ilan etti.

Herkes konserin başlamasını beklerken, sahneye AGSO'nun iki çello grup şefinden biri olan, halen solistlik çalışmalarını Salzburg Mozarteum'da sürdüren Deniz Tozar davet edildi. Tozar, Bach'ın 1. Çello Süiti'nin prelüdünü tekrarlardan arınmış biçimiyle kısa versiyon olarak sunarken, perdede Başman'ı çeşitli dönemlerden yansıtan bir diaporama gösterildi.

Konserin programını, Ankara Gençlik Senfoni Orkestrası'nın kurucusu ve genel müzik yönetmeni şef Orhun Orhon'un, daha Başman'ın sağlığında düzenlediği ve solistlerle de gerekli bağlantıyı yaptığının canlı tanığıyım. O zamanki hesaba göre açılışı da AGSO değişik bir programla yapacak, o konseri Orhun Orhon yönetecek, kapanışta ise batonu, kendisine “onursal şef” payesi verilmiş olan Gürer Aykal alacaktı. Başman'ın vefatından sonraki koşullar içersinde açılışa başka formül bulundu ama kapanış Orhun Orhon'un plandığı gibi yapıldı.

Kemancı Hande Küden ile çellist Nil Kocamangil, profesyonel müzik yaşamlarını Almanya'da sürdüren iki başarılı genç solist. Ayrı ayrı birer eser seslendirmeleri yerine, Brahms'ın Keman, Viyolonsel ve Orkestra için la minör Konçertosunu birlikte sunmaları baştan kararlaştırılmıştı. Hem solistler, hem de eşlik açısından iyi bir seslendirme oldu.

İlk yarı “Klasik Batı Müziğinin Türk solistler, şef ve orkestra tarafından icrası”ydı. İkinci yarı ise “yerli ve millî”ydi. Ulvi Cemal Erkin'in Anadolu yerel renklerinden yola çıkarak klasik senfoni formunda 1946'de bestelediği ve yurtdışında çalınan ilk Türk senfonisi ünvanını taşıyan eseri, AGSO tarafından ruhunu tam da yansıtır biçimde seslendirildi. İcranın yıldızları obua solisti Serkan Altınok ile koranglede Barkın Balık'dı. Tahta ve bakır üflemeliler, genel olarak iyi bir etkinlik gösterdi.

Gürer Aykal, seslendirmenin sonunda âdeti olduğu üzere dinleyiciye hitap etti. Seslendirmenin başarısını “Çocuklara Erkin'i, tuttuğu takıma varıncaya kadar anlatmasına” bağladı. Kurulmuş orkestraya destek veren Mehmet Başman'ı “Orkestranın kurucusu” ilan etti. Sonra kendine özgü espri anlayışı içinde olsa gerek, şef Orhun Orhon'u “kılıksızlığını” birkaç kez vurguladıktan sonra sahneye davet etti ve AGSO'nun Orhon'a yaptığı büyük tezahüratla bir bakıma gerçek durum anlaşılmış oldu. Orhun Orhon da, üzerinde renkli Havaî gömleği, altında spor pantolon ve pabuçlarıyla kürsüye çıkıp dinleyiciyi selamladı.

Davetlilerin yanısıra, çok sayıda müzik insanının da bulunduğu konserde, artık festivalin olumsuz anlamda genel özelliği haline gelen “her arada alkış” ne yazık ki tekrarlandı.

Dinleyicinin çoğu, genç solistleri tanımadıkları için boş yere el programını evirip çevirdiler ama tek satır bulamadılar. Bu konserin program notlarını yazan Hacettepe ADK Müzikoloji öğrencilerine söylediğimde, “Biz tüm biyografileri tamam biçimde teslim ettik, kullanmamışlar” dediler. Festivalde önceki klasik resital ve konserlerde de solistler, şef ve topluluklarla ilgili kısa bilgi el programlarında kullanılmadı. Hatta piyanist Julian Lieber için, ülkesinin büyükelçiliği ayrıntılı biyografiyi çoğalttırıp, el broşürüyle birlikte dağıtılmasını sağladı. Dinleyicinin, eğer almışsa festivalin genel kitabını yanında taşıyıp oradan biyografilere bakması bekleniyor.

Bu yıl bir geçiş dönemi yaşandı. Umuyoruz, önümüzdeki yıl 35. kez düzenlenecek festival için, gerekli yönetsel tedbirler alınır, planlama zamanında yapılır.

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

30 Nisan 2017

.

Reklam
Bu yazı 2712 defa okunmuştur .

Son Yazılar