Bir konserde dört şef, iki solist...
Reklam
  • Reklam
ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

Yansımalar

Bir konserde dört şef, iki solist...

13 Mayıs 2015 - 23:22

Orkestra Akademik Başkent, sezonu 13 Mayıs akşamı Bağlıca Yerleşkesi'ndeki konferans salonunda sürpriz bir programla kapattı. Orkestrayı dört eserde dört farklı şef yönetti. Konserin özelliği “Nesilden...Nesile” başlığı altında “Gürer Aykal Özel Konseri” olarak düzenlenmesiydi. Şeflerin dördü de değişik dönemlerde Gürer Aykal'ın şeflik öğrencisi olmuşlardı.

Konserin özelliğini dinleyiciye “idari yönetmen” Lütfü Erol açıkladı. Prof. Dr. Mehmet Haberal ile Başkent Üniversitesi rektörü Ali Haberal'ın yurtdışı seyahat nedeniyle konserde bulunamadıklarını belirtip Aykal'a hitaben “Hocamızın ellerinden öperiz” diyerek sahneden çekildi.

Konserdeki ilk eser Franz Schubert'in “Arpeggione” sonatının viyolonsel ve yaylı orkestra için düzenlemesiydi. Solist, CSO'nun çello grubu üyelerinden Yaz Irmak'tı. Orkestrayı ise dört şefin en kıdemlisi olan OAB'in müzik direktörü Ertuğ Korkmaz (d. 1960) yönetiyordu. CSO Çello Dörtlüsü'nün de üyesi olan Yaz Irmak, üç ton kaçırması, iki pis ses dışında eseri bellekten başarıyla çaldı.

Jules Massenet'nin Thais operasından çok duygulu bir intermezzo olan “Meditation”da orkestrayı kendini kanıtlamış şef Orhun Orhon (1977) yönetirken, eseri sürükleyen keman soloyu başkemancı Gönenç Sazer temiz bir biçimde seslendirdi.

Şef Murat Göktaş (d.1979) orkestrayı W. Amadeus Mozart'ın 138 Kv sayılı Divertimento'sunda yönetti. Uzunca süredir yönetirken izlemediğim Göktaş'ı, kendine güvenli, orkestrayı iyi kavrayan bir şef olarak gördüm. Orkestraların kendisinden daha çok yararlanmalarını dilerim.

Konserin son eseri Ulvi Cemal Erkin'in “Sinfonietta”sıydı. Şef Dağhan Doğu (d.1986), eserin hızlı bölümlerindeki Anadolu renklerini, dans ritmlerini orkestrayla birlikte başarıyla işledi.

Konserin sonunda dört şef birlikte sahneye çıktı ve Aykal davet edildi. Aykal öğrencilerini ve orkestrayı övdü, orkestranın oturmuş olduğunu belirterek Ertuğ Korkmaz'ı tebrik etti. Öğrencileri olan şefler için, “Ben babamdan ileriyim, öğrencilerim benden ileri” dedi. Nazım Hikmet'in “ Ben sadece ölen babamdan ileri, doğacak çocuğumdan geriyim, ve bir kavganın adsız neferiyim”.. dizelerini hatırlamış olmalıydı.

Bu yazı 2248 defa okunmuştur .

Son Yazılar