Fındıkkıran ve iyi - kötü üç büyücü...
Reklam
  • Reklam
PINAR AYDIN O'DWYER

PINAR AYDIN O'DWYER

Sahne Gözlemleri

Fındıkkıran ve iyi - kötü üç büyücü...

12 Şubat 2018 - 19:43

Ankara Devlet Opera ve Balesi (ADOB) P.İ. Çaykovski’nin Fındıkkıran adlı balesini sergilemeye tüm hızıyla ve başarısıyla devam ediyor. 10 Şubat 2018 tarihinde izleme fırsatı bulabildiğim temsil öylesine etkileyiciydi ki birkaç kelime yazmak istedim. Ancak “köşe komşum” sayın Doç. Dr. Necla Çıkıgıl’in mükemmel kalemiyle hem Fındıkkıran balesi hem de prömiyer temsili üzerine yazıya döktüğü tafsilatlı nefis yazısına ekleyecek tek bir kelime bulmak mümkün olmadı. Bunun üzerine Fındıkkıran öyküsü ve yazarı E. T. A. Hoffmann hakkında bir yazı yazayım istedim. Bir de baktım program kitapçığında Ünüşan Kuloğlu’nun “Fındıkkıran’ın Yazarı E. T. A. Hoffmann” başlıklı fevkalade ilginç bir yazısı var, ona da ekleyecek bir şey yok, aksine öğrenecek çok bilgi var. Pek çaresiz kaldım.

Oysa amacım illaki seyrettiğim temsildeki büyüleyici iki sanatçıdan söz etmekti (aslında eserde yer alan yaklaşık 80 sanatçının tümü de başarılıydı, hiçbirine diyecek bir şey yoktu). O zaman kendime bari Çaykovski’nin, adlarını bir türlü hafızamda tutamadığım üç büyücüsünden söz ederek konuya girmeyi deneneyim dedim…

Bunlardan birincisi Rus masallarına dayanan Kuğu Gölü balesindeki (1876) kötü büyücü Baron von Rothbart. Bazı kaynaklara göre asıl adı baron kılığına giren Friedrich Barbarossa, kızılsakal; Rothbart. Gotik Kuzey Avrupa masallarında kimi zaman baykuş, kimi zaman yarı insan yarı kuş biçiminde yer alan, siyah kuğu Odile’nin babası. Charles Perrault’nun kadınları esir eden Mavisakal’ı misali, güzel prenses Odette’i büyüleyerek kuğu halinde esir eden kötülük timsali yaratık. Bunları neden Odette’e reva gördüğü, Odette’nin anne babasının nerede olduğu bilinmez, öyküde söz edilmez.

İkincisi Uyuyan Güzel balesindeki (1890) kötü peri Carabosse, Prenses Aurora’yı 100 yıl uyutan cadı. Carabosse muhtemelen (Cara: Latince yüz, Bosse: İltihap) yaralı yüzlü, çopur anlamında. Uyuyan Güzel’in bilinen en eski kaynak Giambattista Basile’nin Pentamerone adlı eserindeki öykülerden biri. Sonra yine Charles Perrault’nun eli değince konu unutulmaz bir esere dönüşüyor (1697).

Hem erkek Rothbart hem de kadın Carabosse âdeta kadın düşmanı, genç kızlara büyü yaparak “beyaz atlı prens” gelip onları öpene kadar tutsak ediyor. Her ne kadar bu prens bazen bir kurbağa da olsa genç kızların kulağına küpe olmalı, tanınmayan yabancılara kanılmamalı.

Fındıkkıran balesindeki (1889) vaftiz baba Drosselmeier (anlamı ardıç kuşu yetiştiricisi?) ise neyse ki iyi bir adam, yılbaşında çocuklara hediyeler getiriyor. Onların kötüyle iyiyi ayırt etmeyi öğrenmesini sağlıyor. Kötülük yapmak yerine farelerden koruyan fındıkkıranı veriyor. Daha güzeli hayal kurmasını ve mutlu olmasını sağlıyor. Bunları da oyuncaklar ve müzik-dans ile sağlıyor. Bir tür iyilik büyüsü yapıyor. Yine de kabul edin ki hatırlanması zor bir adı var, Drosselmeier! Drosselmeier, Carabosse ve Rothbart üçlüsünün adlarını akılda tutmak zor, ama aksine kişiliklerinin unutulması da bir o kadar zor.

Yazımın başında bu satırları yazmak istememin nedeni temsildeki büyüleyici ve unutulmayacak iki sanatçıdan söz etmekti, demiştim. Şimdi artık oraya gelebilirim. Birincisi Prens rolünde Burak Kayıhan idi. Kayıhan’ın gerek teknik anlamda dansı, gerekse ifade anlamında oyunu tek kelimeyle mükemmel. Ne Bolşoy balesinde seyrettiğim ne Londra Covent Garden, Paris Opera Garnier, Helsinki, Kopenhag’da seyrettiğim bale dansçılarından en ufak bir eksiği yok. Aksine duygu aktarımı açısından onlardan kat kat üstün, büyüleyici bir dansçı. Tabi bu başarısında partneri Özge Başaran’ın sihirli etkisi olmadığını söylemek imkânsız. İkisi birlikte hârika bir ikili oluşturuyor.

İkinci büyüleyici sanatçı ise ister inanın ister inanmayın, bir çocuk dansçı Kerem Martlı. Martlı şimdiden bir sanatçı, temsil boyunca sahnede tam konsantrasyon ile dans etti ve rolünü dikkat çekici etkileyicilikte yorumladı. Tüm sahneye ve diğer dansçılara hâkim durumdaydı, en ufak bir hata yapmadı, seyirciye bakmadı. O sadece oyunun içinde yaşıyordu, o Fritz idi, o kadar. Adını kaydetmekte yarar var, yakın gelecekte onun nice başarılarını izleyeceğiz ve duyacağız, eminim.

Acaba ADOB konusu kışta geçen bu büyülü Fındıkkıran yorumunun ilkbahar, yaz ve sonbahar sürümlerini koreograf Mehmet Balkan’a sipariş edebilir mi, ne kadar mutlu olurduk!

Pınar Aydın O'Dwyer

12 Şubat 2018

Kaynaklar:

  1. Çıkıgil N: Fındıkkıran Yorumu Üzerine: http://www.sanattanyansimalar.com/yazarlar/necla-cikigil/mehmet-balkanin-findikkiran-yorumu-uzerine/1562/ Erişim 27 Aralık 2017

  2. Kuloğlu Ü: Fındıkkıran’ın Yazarı E.T.A. Hoffmann. ADOB Fındıkkıran program kitapçığı, 2017-2018

  3. Aydın O’Dwyer P, Gürcan B: Bale Kitabı, Akılçelen Kitaplar, Arkadaş Yayınevi, 2012


 


 

Bu yazı 1023 defa okunmuştur .

Son Yazılar