Bach'ın 25 Numaralı Kantatı ve Tıp...
Reklam
SAMİ EREN

SAMİ EREN

Çağrışımlar ve Yorumlar

Bach'ın 25 Numaralı Kantatı ve Tıp...

19 Ocak 2022 - 08:37 - Güncelleme: 19 Ocak 2022 - 12:24

Dünyada koronavirüs salgını (pandemisi) başlayalı iki yıl oldu… Yıllar boyu tıp ve tarih kitaplarında anlatılagelen küresel salgınların (Veba, Çiçek, Kolera, Grip, …) bir benzeriyle 20. ve 21. yy.’ın kuşakları da karşılaştı: Covid-19… Tarihte kitleler (yüzbinler, milyonlar) halinde ölümlere yol açan bu hastalıklar yanında, yine çağlar boyunca önemli sayıda ölümlere, hastalık komplikasyonlarına, sakatlıklara ve değişmez bir sonuç olarak da büyük “korku”ya neden olan başka bulaşıcı hastalıklar da vardı. Verem, Sıtma, Tifo, Tifüs, Trahom, Frengi ve Cüzzam gibi… İnsanlık tarihindeki tüm bu bulaşıcı hastalıklar, başta resim ve edebiyat olmak üzere, sanat eserlerinde de yer almış; insanlığın acıları, korkuları ve çaresizliği günümüze görsel/yazınsal olarak da aktarılmıştır.[1] Müzik alanında ise bulaşıcı hastalıklardan doğrudan ya da dolaylı bahseden yapıt göreceli olarak azdır.

 

 

Johann Sebastian Bach’ın (1685-1750), dinsel ve dindışı (dünyevi) kantatları tür olarak en fazla sayıda olan yapıtlarıdır ve müzikal zenginlik ile güzellikleri bakımından, diğer eserleri gibi hayranlık vericidir. Ama bu iki yüzden fazla kantatın arasından, bildiğim ve dinleyebildiklerimden elbette, bir tanesini yukarıdaki konu bağlamında, yani tıp ve tıp tarihiyle bağlantısı nedeniyle çok ilginç bulduğumu söyleyebilirim: J.S. Bach’ın Leipzig’de bestelediği ve ilk kez 29 Ağustos 1723’de bir ayinde seslendirilen 25 numaralı kantat (BWV 25, Es ist nichts Gesundes an meinem Leibe/Vücudumda sağlıklı [sağlam] hiçbir şey yok)… 

 

25 numaralı dinsel kantat, farklı dinsel metinlerden de alıntı yapılarak yazılan bir derleme metin üzerine bestelenmiştir. Kantat metni, farklı kaynaklarca; teolog Johann Jacob Rambach’ın (1693-1735) bir şiirine atfedilmekte,[2,3] ancak libretistin bilinmediği belirtilmektedir.[4,5]

 

El çanıyla bir lepralı, 14.yy

 

Sözler bir sağlık durumu, daha doğrusu bir hastalıkla ilgilidir. Kantatta bahsedilen patoloji, İlk ve Orta Çağların en ürkütücü, sakat bırakıcı, hastaları toplum dışına iten* (izole eden) hastalıklardan biri olan cüzzam (lepra) hastalığıdır: “Benim cüzzamımı, benim yaralarımı Belesan yağından/merheminden** başka hiçbir şifalı bitki ya da lapa iyileştiremez”. Hastalıktan ve vücuttaki bazı belirtilerden (yara/şişlik/çıban) bahseden bu sözler kantatın üçüncü bölümünde yer alır. Ayrıca iki ayrı bölümde daha “cüzzam” ismi geçmektedir.

 

Dr. G.H. Armauer Hansen         Dr. A. L. Sigesmund Neisser

 

Ancak, cüzzamın bir günah sonucu olduğu ya da günahla cüzzamın özdeşleştirilmesi gibi bir düşünce de tüm kantat metninden sezinleniyor. Çünkü cüzzam hastalığında “neden-sonuç” ilişkisinin kurulması, yani etkenin Mycobacterium leprae isimli bir bakteri olduğunun anlaşılması için insanlık, “bilimsel devrimi”, “modern bilimi”, “mikroskobun keşfini” ve Dr. G.H. Armauer Hansen (1841-1912) ile Dr. A. L. Sigesmund Neisser’in (1855-1916) ortak çalışmalarının sonucunu bekleyecekti…

 

Öte yandan, kantatın bestelenme yılını (1723) göz önüne aldığımızda, Avrupa’da yine o sıralarda ölümcül tarihi bir hastalık daha kol geziyordu: Veba… 1720-1722 yıllarında Fransa’daki (Marsilya) veba salgınından J.S. Bach ve/veya metin yazarı da haberdar ve tedirgindiler olasılıkla. Bu nedenle 25 numaralı kantat belki de bu salgın nedeniyle ya da çağrışımıyla yazılmış ve/veya bestelenmiş de olabilir. Nitekim ikinci bölümdeki bir mısrada “beşikteki çocuklar bile hasta yatıyor” denmektedir. Bu da, cüzzamdan daha çok, başka bir -bulaşıcı- hastalığı da akla getirmektedir.

 

Cüzzam ya da veba; ana tema hastalık ve sözler çaresizlik/karamsarlık dolu olsa da, özellikle korolu girişiyle tüm Bach yapıtları gibi dinleyeni hemen içine çeken bu güzel kantatın yine ikinci bölümündeki ilk tümce, günümüzdeki Covid-19 salgınının durumunu da betimliyor sanki: “Die ganze Welt ist nur ein Hospital / Tüm dünya sadece bir hastane[den ibaret]”…

SAMİ EREN

19 Ocak 2022, Ankara

 

(*) : XV. yy. sonlarına ait bir kitaptaki resimde -ve başka kaynaklarda da- tasvir edildiği üzere, Orta Çağ’da cüzzamlı olduğunu ve geldiğini belirtmek/uyarmak için, hastalar bir el çanı ya da şakşak (klaket) taşımak ve çalmak zorundaymışlar.[6,7]

(**) : Gilead balsamı/yağı/merhemi: Orta Doğu’da yetişen bazı ağaçların reçinesinden yapılan güzel kokulu, iyileştirici (ve muhtemelen antiseptik özelliğe de sahip) bir antik dönem merhemi (ilacı).

 

KAYNAKLAR:

  1. Eren, S. Edebiyatın sayfalarından pandemi notları. Cumhuriyet. 02.05.2021. s.2

  2. Wolff, C. On the first annual cycle of Bach’s cantatas for The Leipzig liturgy (1723-24) [II]. CD Kitapçığı. s.14-15 (J.S. Bach. Complete Cantatas Vol.7 The Amsterdam Baroque Orchestra, Soloists & Choir. Ton Koopman (Conductor). Erato Disques S.A., Paris, France, 1998)

  3. https://en.wikipedia.org/wiki/Es_ist_nichts_Gesundes_an_meinem_Leibe,_BWV_25 (Erişim tarihi: 17.01.2022)

  4. Büke, A. Bach. Yaşamı ve Eserleri. Kabalcı Yayınevi-İstanbul. Birinci Basım, 2001. s. 213.

  5. https://www.bach-cantatas.com/Texts/BWV25-Eng3.htm (Erişim Tarihi: 17.01.2022)

  6. https://commons.wikimedia.org/wiki/File:A_leper_shaking_his_rattle.jpg (Erişim Tarihi: 17.01.2022)

  7. Lyons, A.S., Petrucelli, R.J. (Eds.). Medicine. An Illustrated History. Harry N. Abrams, Inc., New York, 1987. s. 550-551.

 

 

Bu yazı 1305 defa okunmuştur .

Son Yazılar