Bravo Prof. Fasold, Akustik Hârika
Reklam
  • Reklam
ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

Yansımalar

Bravo Prof. Fasold, Akustik Hârika

04 Aralık 2020 - 23:17 - Güncelleme: 05 Aralık 2020 - 00:16

Öyle iki kez konser dinlemekle bir salonun akustiği için hemen karar vermemek gerek ama CSO'nun 2023 koltuk kapasiteli yeni konser salonunda, doğal akustiğin hârika olduğunu söylemek, belki biraz erken fakat yanıltıcı olmayacaktır. Hayatta mıdır bilmiyorum, zamanında Semra ve Özcan Uygur'un yarışma birincisi projesi üzerine hesaplarını yaparak akustik projesini ekibiyle birlikte hazırlayan Münih'teki Alman Ulusal Akustik Enstitüsü'nden Prof. Fasold'a bravo...

3 Aralık'taki protokol galasını parter bölümünde 4. sıradan dinledim. 4 Aralık'taki kalabalık dinleyici kitlesinin de yer aldığı, Mezzo için canlı çekim yapılan gala konserini ise, o yumurta biçimindeki salonun yan balkonunun taa en tepesinde, âdeta kuşbakışı izleyip dinledim. Protokol galasında konuşmalar için ses sistemi kurulmuştu, sesler yankı yapıyor konuşmaların bazı yerleri anlaşılmıyordu. Aynı durum gösterilen TRT yapımı film için de söz konusuydu. Ama ne zaman ki konuşmalar bitmiş ve doğal akustik ortamda konser başlamıştı, biz de orkestranın nasıl tınladığı konusunda fikir sahibi olmaya başlamıştık. Sesler, berrak biçimde kulağa ulaşıyordu. Acaba piyano nasıl tınlayacaktı? İki piyanoda Güher-Süher Pekinel'in Mozart konçertosundaki kadansta ve bis olarak çaldıkları Paganini 24 Kapris Çeşitlemelerinde, üstün akustikli bir ortamda bulunduğumuzu anladık.

Acaba tınılar salonun diğer bölümlerinde kulaklara nasıl ulaşıyordu? 4 Aralık galasında bu kez yandaki balkonun en arkasında oturarak müziği dinledik. Müzik aynı berraklıkta işitiliyor, tınılar pırıl pırıl kulaklara ulaşıyordu. Ferit Tüzün Türk Kapriçyosu'nun yüksek volümlü, vurma ağırlıklı bölümlerinde, seslerin uzaması nedeniyle sanki küçük karışmalar oldu ama bu salonun genel akustiğindeki olumlu niteliği zedeleyecek bir durum değildi.

CSO'nun web sitesinde yayımlanmış programda gene bazı değişiklikler yapılmıştı. Dinleyiciye 4 Aralık gala konseri için sunulan herhangi bir program kitapçığı da yoktu. Konser, CSO 1. Şefi Cemi'i Can Deliorman yönetiminde Ulvi Cemal Erkin'in Köçekçe başlıklı dans rapsodisi ile başladı. Ardından iki Steinway piyano sahneye sürüldü ve ikiz piyanistler Güher-Süher Pekinel (d.1953), Wolfgang Amadeus Mozart'ın İki Piyano ve Orkestra için Konçerto'sunu seslendirdiler. İki bölümlük eserin arasında dinleyici hemen alkışı bastı. Bakalım Mezzo yayımlarken böylece mi yayımlayacak, o bölüm arasındaki alkışı da vererek Türk dinleyicinin durumunu ifşa mı edecek?

Piyanolar sahneden çekilirken, CSO sahne düzenleyicilerinin protokol galasındaki takım elbise yerine, bu kez sırtlarında CSO Teknik Ekip yazılı özel kazaklar giymiş olduklarını fark ettik. Ferit Tüzün'ün fevkalade renkli bir orkestrasyona sahip Türk Kapriçyosu'nun ardından sahneye, ünlü Romen soprano Angela Ghorghiu geldi. Protokol galasındaki göğüs dekolteli sahne giysisi yerine bu kez yeşil, kapalı bir giysiyle sahneye çıkan Ghorghiu'dan programa Handel'den Lascia ch’io pianga ile başlamasını bekliyorduk ama Francesco Cilea'nın Adriana Lecouvreur operasından Del sultano Amuratte …ecco, respiro appena reçitatif ve aryasını söyledi. O soluklanırken; CSO Georg Bizet'nin Carmen operası prelüdünü seslendirdi, ardından Ghorghiu bu kez Carmen'den ünlü Habanera'yı söyledi.

Web'deki programda Manuel de Falla'nın La Vida Breve'sinden 1 No'lu İspanyol Dansı görünüyordu ama bu kaldırılmış, yerine Camille Saint-Saens'ın Danse Macabre'si konulmuştu. Ardından Ghorghiu, Ernesto di Curtis'in Non ti scordar di me ve Agustin Lara'nın Granada'sıyla konseri tamamladı, dinleyicinin büyük alkışına öpücükler göndererek karşılık verdi, şef Deliorman'ın koluna girerek sahneyi terk etti. Bilmem sözleşmesinde, bir parça eksik söylemesi durumunda kaşesinden kesinti yapılmasına ilişkin bir madde var mıdır?

Salonda, balkonlar dahil, her koltuktan sahne görülebiliyor. Bunun sağlanabilmesi için hayli dik bir anfi sistemi kullanılmış. Basamakları tırmanıp inmek bir hayli zahmetli, sanırım bazı yerlere konulması gerekli korkuluklar da henüz monte edilmemiş. Aslında, 29 Ekim'den sonra hedeflenen 3-4-5 Aralık Galalarına salon konser verilebilecek şekilde yetiştirilmiş olsa da, pek çok eksik göze çarpıyor, açıkçası inşaat devam ediyor! Tahminim, buranın hem iç ve dış çevredeki eksiklerinin tamamlanması, hem de işletmenin tam oturması önümüzdeki sonbaharı bulur, yani 2021-22 sezonunun açılışını...

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

4 Aralık 2020, Ankara

Önceki İlgili Yazılar:

http://www.sanattanyansimalar.com/yazarlar/sefik-kahramankaptan/kadin-mimarin-adi-degerli-esleri-mi-olmali/2413/

http://www.sanattanyansimalar.com/yazarlar/sefik-kahramankaptan/sabreden-dervis-muradina-nasil-ermis/2412/

http://www.sanattanyansimalar.com/yazarlar/sefik-kahramankaptan/genclik-ruyamiz-sonunda-gercek-oluyor/2342/

http://www.sanattanyansimalar.com/yazarlar/huseyin-akbulut/cso-konser-salonuna-kavusabilmenin-sevinci/2364/

Bu yazı 3533 defa okunmuştur .

Son Yazılar