Verda Erman'a burnumun direği sızladı...


İbrahim Yazıcı'nın mesajını görünce gözlerime inanamadım. “Harika Çocuklar Yasası” çerçevesinde Paris'te eğitim görmüş Uluslararası piyanistlerimizden Verda Erman'ın ölümünü bildiriyordu. İyi yetişmiş bir müzisyen kuşağından yeni bir kayıp daha... Daha 69 yaşındaydı. Burnumun direği sızladı, kimi anılar gözümün önünde canlandı.

Son zamanlarda sıkça hastalanıyordu. Talihsizlikler de birbirini kovalamıştı. Paris'te oturdukları evde yangın çıkmış, söndürme çalışmaları sırasında evdeki büyük konser piyanosu da berbat olmuştu.

Geçen sezon CSO'da vereceği konsere rahatsızlık nedeniyle gelememiş, yanılmıyorsan her daim hazır gençlerden Gökhan Aybulus çalmıştı.

Bakın 2009'da CSO'da verdiği konser ve resmî emekliği konusunda ne yazmışım Cumhuriyet Ankara'da:

"Sanatçının emeklisi olur mu?" diye sorarsanız, "Olmaz" derim. Ama "memur" statüsündeyseniz, zorunlu olarak 65 yaşına gelince sizi emekli ediyorlar. Değerli piyanistimiz, "devlet sanatçısı" Verda Erman (d.1944) memuriyetten emekli oldu, ama bu piyanosundan ve sahnelerden uzak duracağı anlamına gelmiyor. Tıpkı diri kemancımız Suna Kan (d.1936) ve anıtsal piyanist İdil Biret (d.1941) gibi...

1950 öncesinin sanatçı yetiştirme politikasının önemli aracı "Hârika Çocuklar Yasası"ndan yararlanmış ilk üç isim de artık CSO'nun kadrosunda değil, SGK'nun listesinde yeralıyor. Erman'ın emekliliği ilginç bir konsere rastladı. "Harika Çocuklar Yasası"nı çıkarttıran ikinci Cumhurbaşkanı, gelmiş geçmiş en sadık müziksever, eski başbakanlardan, ulusal kurtuluş savaşı kahramanı, Atatürk'ün en yakın silah arkadaşı İsmet İnönü anısına CSO'da verilen konserin solisti Verda Erman'dı. 17 Aralık günü CSO solisti olarak çaldı, ertesi sabah ise SGK'da emeklilik işlemleri yapılmıştı ama akşam gene sahnedeydi! Erman, Rengim Gökmen yönetimindeki CSO eşliğinde Brahms'ın 1. Piyano Konçertosunu, her zamanki vakur, ciddî havasıyla, özenle, aslına uygun biçimde seslendirdi. Ne denli yumuşak bir tuşeye ve parmak cambazlık yeteneğine sahip olduğunu da yaptığı bislerde sergiledi. Orkestra Müdürü Çağatay Akyol, bir plaketle CSO'nun şükranlarını sundu Verda Erman'a... Değerli piyanistimiz de, konçerto çalmayı ilk kez 15 yaşında konçerto seslendirdiği orkestrayla öğrendiğini belirterek, "Emekliye ayrılıyorum ama gene burada olacağım" mesajını verdi. Bu mesaj, tıpkı Suna Kan ve İdil Biret gibi konserlerini sürdüreceğinin muştusuydu.” (Aralık 2009)

Dört yıl önce bu satırlarla emekliliğini duyurduğum Verda Erman, müzik öğrenimine İstanbul Belediye Konservatuvarında başlamış, Rana Erksan ve Ferdi Statzer'in öğrencisi olmuştu. Kısa zamanda üstün yeteneği anlaşıldı ve olağanüstü yetenekli çocuklar için çıkartılmış olan 6660 sayılı yasa gereğince 1957 yılında Paris'e gönderildi. Paris Konservatuvarında Lucette Descaves'in öğrencisi oldu. Okulunu birincilikle bitirdi. Kariyerini geliştirmek amacıyla ayrıca ünlü piyanist ve pedagog Lazare-Levy ile çalıştı. Noel Gallon'dan armoni ve kontrpuan dersleri aldı. Paris'te bulunduğu süre içinde başarılı konserler verdi. Yurda döndükten sonra Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası eşliğinde birçok piyano konçertosunu seslendirdi, bazılarının Türkiye'de ilk seslendirilişini yaptı. 1963 Kasım ayında Marguerite Long-Jacques Thibaud Uluslararası Piyano Konkuru'nda Paris Kenti ödülünü, 1965'de Kanada Uluslararası Piyano Yarışması'nda ikincilik kazandı. 1971'den sonra, dünyanın önemli müzik merkezlerine konuk sanatçı olarak davet edildi ve konserler verdi. Rudolf Serkin tarafından Marlboro (Vermont) Festivaline çağrıldı., Belgrad, Paris, Montreal ve Bükreş'te başarılar kazandı. 1971 yılında Devlet Sanatçısı unvanı verildi. Çeşitli bestecilerden 7 CD kaydeden Verda Erman, Şilili diplomat Zapata ile evli ve iki kız annesiydi. Kısa süre önce hücrebozan hastalığına yakalanmış olduğunu öğrendik.

Ve bu sezon yok artık Verda Erman... Suna Kan da artık etkin sahne yaşamından çekildi. İlk harika çocuklardan sadece anıtsal piyanistimiz idil Biret etkinliğini sürdürüyor, son gidenlerden de Hüseyin Sermet'le Gülsin Onay...

Verda Erman'ın geniş öyküsü, genişletilmiş ikinci baskısını hazırlamakta olduğum “İsmet İnönü ve Harika Çocuklar” kitabımda yer alacak.